Binnur Kaya: "Kırmızı Oda şifalı bir iş"

DİZİ

Yapımını OGM Pictures’ın gerçekleştirdiği, Gülseren Budayıcıoğlu’nun gerçek karakterlerin gerçek yaşam öykülerini barındıran eserlerinden uyarlanan ‘Kırmızı Oda’, sezonun flaş dizisi olarak ses getirmeye devam ediyor. ‘Kırmızı Oda’nın Doktor Hanım rolüyle başrolünü üstlenen Binnur Kaya, Episode Dergi’nin eylül-ekim sayısına kapak oldu.

Kırmızı Od’ ve karakteri hakkında konuşan ve dizinin başarısını yorumlayan Binnur Kaya, “Kırmızı Oda şifalı bir iş. Biz şifa niyetine girdik bu işe” derken, farklı bir karakterle seyirci karşısına çıkması hakkında ise “Daha önce oynamadığım bir rol. Farklı bir kurgu. Başka bir ekip. Başka bir kanal. Bunların hepsi yeni deneyimler” şeklinde konuştu.

Kaya "Kırmızı Oda, nasıl bir iş sizce, tür ve içerik olarak nasıl özetlersiniz diziyi?" sorusuna "Kırmızı Oda… Şifalı bir iş… Tabii, nereden ve nasıl baktığınızla ilgili… Biz “şifa niyetiyle” girdik bu işe… Yönetmen Cem Karcı da, projenin sahibi Gülseren Budayıcıoğlu da, yapımcı Onur Güvenatam da…

Bu işle ilgili, bu işin içinde yer almakla ve beraber olmakla ilgili buluştuğumuz yer aynıydı; “şifa”. İşin bir televizyon dizisi olduğunu, sektörün ticari bakışını, sektör gerçeklerini unutmadan söylüyorum. Evet, bunları biliyoruz ve içine de bir niyet koyuyoruz… Ayrıca dünyada başarılı örnekleri olan da bir tür, bizde ilk." yanıtını verdi. 

Projeler konusunda çok seçici olan oyuncu, Kırmızı Oda’nın kendisini cezbeden yanları için şunları söyledi; "Projelerde seçici olabilmek önemli bir lüks… Ülkemde lüks yani… “Mesleğinizin haklarının korunduğu” yerlerde, bizim lüks dediğimiz, olağan akış… Zaten olması gereken… “ Güzel Sanatlar” başlığı altında eğitim aldıysan, işinin içinde “sanat” ya da “zanaat” varsa, lütfen seçelim; mecbur olmayalım… Benim bu lüksü nasıl kullandığım tartışılır gerçi; bazen uzun soluklu olmayacağını tahmin ettiğim işleri sırf yapımcıyı sevdiğim için, senaryoya rağmen tek bir oyuncuyla çalışmak istediğim için kabul etmişliğim çoktur. Kırmızı Oda, bu türün bizdeki ilk örneği.

Bir odada iki kişi konuşuyor, aralıksız yarım saat, kırk dakika konuşuyor. Psikiyatrist olarak seyircinin daha çok komedide gördüğü ve çoğunluğun öyle de görmek istediği bir oyuncu oynuyor. Bunlar hep risk. Sırf bu riskler için bile kabul ederdim bu işi… Yaşanmış hikâyeler olması, projenin başında psikiyatrist doktor Gülseren Budayıcıoğlu’nun bulunması, TV8’in işlerinin arkasında duran bir kanal olması… Ve başlı başına bir sayfa açıp konuşmamız gereken yönetmen Cem Karcı… Bu dünyayı kuran, her şeyle tek tek ilgilenen harika insan Cem Karcı… Daha önce oynamadığım bir rol. Farklı bir kurgu. Başka bir ekip. Başka bir kanal. Bunların hepsi yeni deneyimler…

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.