Çukur Alman devlet televizyonunda

DİZİ

Alman devlet televizyonu Das Erste Türk dizilerinin Güney Amerika’ya ihracatıyla ilgili geniş bir habere imza attı. Çukur’un setine giren ekip Türk dizilerinin Güney Amerika’ya ihraç edilmesini ve iki toplum arasındaki benzerlikleri mercek alına aldı. Haberde; “Hollywood ve Bollywood'a alternatif var: Türk dizileri. Türkiye şu anda dünyaya en çok dizi ihraç eden ikinci ülke. Üstelik Osmanlı döneminin anlatıldığı dönem dizilerinin dışında bugünün, kentsel orta sınıfın anlatıldığı işleri de ilgi görüyor. Fakat Türk dizilerinde her zaman muhafazakar değerlere ve geleneksel aile yapısına önem veriliyor. Bu dünya görüşü de Güney Amerika’da karşılık buluyor. Uzun zamandır günlük televizyon alışkanlıkları Türk dizileri izlemek oldu. Şili’de başlayan bu ritüel tüm Güney Amerika’ya yayılıyor” ifadelerine yer verildi.

“Bazı şeyleri göstermiyoruz”

Çukur’un setinde konuşan idari yapımcı Yamaç Okur, bir haftada bir bölüm çekildiğini, bunun inanılmaz gibi görünmesine rağmen yüksek kalitede çekim yapılabildiğinin altını çiziyor. Türkiye’deki kontrol sistemi olan RTÜK nedeniyle dizilerde seks, ağır suç, alkolün gösterilemediğine değinen Okur, “Eğer kurallara uymazsan çok yüksek cezalar alıyorsun. O nedenle biz bazı şeyleri göstermiyoruz ya da daha yumuşak bir şekilde gösteriyoruz” diyor ve ekliyor: “Türk dizileri dünyada yumuşak güç. Diziler sayesinde dilimizi, kültürümüzü ve ürünlerimizi gösterebiliyoruz.”

Çukur’un yönetmeni Sinan Öztürk ise Balat’ı neden seçtiğini anlatıyor: “Önemli olan bizim için mahalle kültürünü anlatabilmekti. Yardımlaşma ve dayanışmayı göstermek. Mahallenin kaldığı gerçekçi bir yeri seçmek istedik. Balat’taki esnafa da yaradı Çukur. Herkes gelip seti görüyor. Buralarda da vakit geçiriyor.”

“Türkiye’ye gelmek istiyoruz”

Alman devlet televizyonu Das Erste Güney Amerika’da Kuruluş Osman dizisini ve Çukur’u izleyen bir çiftle de görüştü. Patricia Cisternas Türk dizilerinde sevdiği şeyin aile bağları olduğunu söyledi. Cisternas, “Aileyi sevgi ve saygı içinde gösteriyorlar. Çıplaklık, seks daha az. Bu nedenle aile yapısını ve o bağları daha net anlatıyorlar. Büyüklere saygıyı, sevgiyi izliyoruz.” Şili’li bir izleyici olan Hector Arayas, Türk dizilerini izlemeden önce Türkiye’yi güvenli bir ülke bulmadığını ve aklının ucundan bile Türkiye’ye gelmenin geçmediğini söyledi ve ekledi. “En kısa zamanda Türkiye’ye gelip o dizilerin çekildiği yerleri görmek istiyoruz.”

“2023’e kadar 1 milyar doları bulacak”

Güney Amerika’ya ilk Türk dizisini alan ve bu geleneği başlatan kişi Mega TV Direktörü Juan Vicente. 7 sene önce bu kararı vermesinde onu tetikleyen duygunun Türk ve Güney Amerika aile yapısının birbirine çok benzetmesi olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bizde de aileyi babalar, büyükbabalar yönetir. Türkiye’de de öyle. Bu benzerlik dizileri almak istemimi sağladı.”

Das Erste Türkiye’deki kaynaklarının belirttiğine göre; Türk dizi ihracatı 2023’e kadar 1 milyar doları bulacak. Türkiye’nin yeni hedefi de İtalya ve İspanya’yı fethetmek olacak.

https://www.daserste.de/information/politik-weltgeschehen/europamagazin/videos/tuerkei-chile-exportschlager-seifenopern-video-100.html

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.