“Mucit gençler dizimizde kendilerini buldu"

DİZİ

TRT 1 ekranlarının en çok ilgi gören ve izlenen dizilerinden Gönül Dağı, dram ve mizahın iç içe geçtiği gerçek yaşam öykülerinden oluşan senaryosu ve usta oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor.

Her hafta cumartesi akşamları TRT 1’de ilgi odağı olan dizide, Taner adlı genci canlandıran Berk Atan, “Ülkemizde henüz keşfedilmemiş mucit gençlerimiz var. Onlar dizimizde kendilerini buldu. Taner ve kuzenleri, yaptıkları uçakla gizli kalmış yeteneklerimize de örnek oldu” dedi.

“Dizimiz, gençlerimizdeki yaratıcı ruhu kamçılayacak”

Eskişehir Sivrihisar’da çekilen Gönül Dağı’nın Anadolu insanının sıcaklığını, samimiyetini, misafirperverliğini gözler önüne serdiğini belirten Atan şunları söyledi: “Gönül Dağı, çocukluğundan bu yana sürekli icadlar yapmaya çalışan mucit bir karakter Taner üzerine kurulu. Anadolu’da bu tür zeki, yaratıcı ve idealist birçok gencimiz var. Dizimiz, özellikle bu gençlerimizdeki yaratıcı ruhu kamçılayacak.

Anadolu’da, Doğu’da, İç Anadolu’da, Batı’da, Ege’de; kısacası her yerde pırıl pırıl, çok zeki çocuklarımız, kardeşlerimiz yetişiyor ve aslında hepsi keşfedilebilir. Aslında önemli olan bu noktada onları keşfetmekten çok onlara hayallerine, hedeflerine ulaşabilecekleri imkanları sağlamak. Bunu yaparsak o hayaller, hedefler büyür ve sınırlar da aslında ortadan kalkar. Dünyada bu sayede adını duyduğumuz nice başarılı isim var. Keşke 7’den 70’e bu insanları görebilsek… Ama bazen hayat mücadelesi böyle beyinlerin, mucit olabilecek kardeşlerimizin önüne geçebiliyor. Bu noktada önemli olan ülke geleceği adına da böyle kişilere alan açmak. ‘Gönül Dağı’ da böyle arkadaşlarımız için bence ciddi bir kamçı niteliğinde olacak. Kendilerinden çok şey görecekler…”

“Gönül Dağı’nda oynarken çocukluğum aklıma geldi”

Dizide mahalle kültürünün, gelenek ve göreneklerin, aile içi ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunacak öykülerin yer aldığını vurguluyan Berk Atan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben de mahalle kültürüyle büyümüş biriyim. Gönül Dağı’nda oynarken çocukluğum aklıma geldi. Benim ailemde de gelenek ve görenekler uygulanırdı. Kendimi şanslı hissediyorum bu yönden. Çünkü böyle olduğunuzda sosyal yaşantınız, insanlarla iletişiminiz de daha güçlü oluyor. Ama dizideki ağıtçıları ben de ilk defa dizide duydum. Fakat benim seyyar dişçim mesela rahmetli babaannemdi.

Aile apartmanında büyüdüm zaten. Karşı dairemizde dedemle babaannem otururdu, alt katımızda da amcamlar. Hangimizin süt dişleri sallansa babaannem dibine ip bağlardı ve çekerdi. Düğün kültürü anneannemlerin mahallesinde epey güçlüydü; çok meşhurdu. Bu dizide gördüğümüz şeyler benim aslında yabancısı olmadığım şeyler. Bazı sahnelerde duygulanıyorum da çünkü aslında geçmişime yolculuk yapmışım gibi oluyor…”

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.