Zümre Meğreli: “Elif inadına seviyor hayatı"

DİZİ

TRT 1 izleyicileriyle buluştuğu ilk günden bu yana ilgi odağı olan ve her geçen gün seyirci sayısını artıran Gönül Dağı, her hafta Anadolu insanının sıcak, samimi hikâyelerini ekranlara getirerek büyük beğeni topluyor.

Dizide izleyicileri derinden etkileyen yaşam öykülerinden biri de Gedelli hastanesinde çalışan, kasaba sakinlerinin gözbebeği, altın kalpli hemşiresi Elif’e ait...

Sanat dünyasının genç yeteneklerinden Zümre Meğreli’nin başarıyla canlandırdığı Elif karakterini geçtiğimiz haftaki bölümlerde, sonu hüsranla biten platonik aşkların kahramanı olarak izlemiştik. O her hüzünden sıyrılmayı, her terk edişi atlatmayı, hayata yine sevgiyle bakabilmeyi başardı. Hayalleri, umutları, yüreğinde hiç tükenmeyen sevgisiyle gönüllerde kalp kurdu. Hatta yıllar önce kardeşiyle kendisini ninesine bırakarak giden ve bir daha dönmeyen babasını bile affetti.

Böbreğini verdiği babası tarafından ameliyat sonrası bir veda mektubuyla terk edildi…

Kardeşiyle kendisini terk eden, babasına döndüğünde kendi böbreğini vererek kalbinin güzelliğini ve fedakârlığını bir kez daha ispatlayan Elif, en büyük darbeyi de en yakınından gördü. Babası, hayatını kurtaran kızını, ameliyat sonrası bir veda mektubu ve para dolu zarf bırakarak terk etti. Bu büyük şok sonrası acısını bile yaşayamayan, gözyaşlarını içine akıtan genç kızın, bu travmayı nasıl atlatacağını, hemşire Elif karakteriyle büyük bir performans sergileyen Zümre Meğreli’ye sorduk. Meğreli, Elif’in bu büyük darbe sonrası hayata nasıl tutunacağı konusunda şunları söyledi.

“Atlatması kolay olmayacak elbette, ilk defa isyan edecek, yeter diyecek ama o çok güçlü…”

“Elif ilk bakışta ağırbaşlı naif bir kız olsa da bence onun en belirgin özelliği güçlü olması. Çocukluğunun en büyük yaraları travmaları, onda insanlara karşı belki sevgisizlik güvensizlik yaratabilirdi. Ama onun gücü burada ortaya çıkıyor. Olması en çok beklenen sonuç, onun mücadeleci, kaderine razı olmayan yanıyla engelleniyor. İnadına seviyor hayatı ve insanları, inadına güveniyor talihini değiştirmek isteyerek. Babasının gidişi büyük bir yıkım tabii onca uyarıya rağmen inandı ve çok büyük bir fedakarlık yaptı. Sadece bir kalp ağrısı değil bu ihanetten arta kalan, hayatı boyunca hep fiziksel bir hassasiyetle yaşamak, kendine hep iyi bakmak zorunda olmak. Bu da büyük bir bedel. Atlatması kolay olmayacak elbette hatta ilk defa isyan edecek, yeter diyecek ama o çok güçlü.”

“Her zaman gidilecek bir yol vardır sen yeter ki yürümekten vazgeçme…”

Zümre Meğreli, “Hemşire Elif’le Doktor Kenan (Serkan Kuru) arasında bir aşk doğabilir mi?” sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Elif’in gönül işlerinde de yüzü hiç gülmedi. Hep bir kalp kırıklığı kaldı elinde. Elif’in gizli gücü o süreçte de ortadaydı. Onu büyüten ninesinin sözüne tutundu: ‘Her zaman gidilecek bir yol vardır sen yeter ki yürümekten vazgeçme.’ Belki en zoru bu defa yeniden inanmak, güvenmek olacak ama kim bilir Kenan yeterince sabırlı olursa kazanırsa hem kalbini, hem güvenini bu defa yalnız kalmaz yürüdüğü yolda.”

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.