Pera Film’den Dünya AIDS Günü Programı: Buradayım!

KÜLTÜR SANAT

Pera Film’in, Dünya AIDS Günü kapsamında düzenlediği Buradayım! adlı film programının beşincisi 15 Aralık tarihine dek sürecek. Kısa film, belgesel ve animasyon gibi farklı türlerin yer aldığı film programı karşılıklı yardım ve dayanışma hikâyelerine odaklanıyor, HIV salgını konusunda toplum destekli çalışmaların önemini vurguluyor.

Pera Müzesi Film ve Video Programları, Dünya AIDS Günü çerçevesinde düzenlediği Buradayım! adlı film programında bu yıl çağdaş sanat organizasyonu Visual AIDS’in kısa filmlerden oluşan Sabırlı Bakım seçkisini izleyicilerle buluşturuyor. Bu seçki, HIV’li bireylerin bakımına ilişkin stratejilere vurgu yapıyor. Buradayım! programında, kısa filmlerin yanı sıra, siyah gey hayatını ele alan ve çığır açan bir belgesel, Çözülen Diller, HIV ile yaşayan bir bireyin samimi itirafını aktaran animasyon Kanıyorum ve 1980’lerin sonlarında Arjantin’de AIDS’e ve polis şiddetine karşı mücadelenin nasıl kol kola ilerlediğini anlatan belgesel Pleybek de yer alıyor.

AIDS politikalarına karşı

AIDS/HIV konularında farkındalığı artırmayı amaçlayan Visual AIDS’in videolardan oluşan Sabırlı Bakım isimli program HIV salgınındaki toplum destekli bakım stratejilerine ışık tutuyor. Programa verilen isim, HIV taşıyıcılarına destek veren bakıcıların özverili çalışmalarını onurlandırırken aynı zamanda ilaçlardan ve sağlık hizmeti sağlayıcılardan kaynaklanabilecek potansiyel zararlara da vurgu yapıyor. Hükümetlerin ve sivil toplum kuruluşlarının yanlış ve yetersiz politikalarına da dikkat çeken film programı karşılıklı yardım ve dayanışma hikâyelerine odaklanıyor. Sabırlı Bakım, kalıcı çözüm için meseleyi yalnızca ilaçlara bırakmak yerine toplum destekli çalışmalara da önem vermeyi öneriyor.

Siyah gey hayatı üzerine çığır açan 1989 yapımı Çözülen Diller, belgeselin Emmy ödüllü yönetmeni Marlon T. Riggs’in deyişiyle “Ulusun cinsel ve ırksal farklılıklar konusundaki gaddar sessizliğini kırmak” amacıyla yapılmış. Sessizliği kırarak siyah eşcinselliğinin damgalanmasına meydan okuyan bu yapım müzik ve dans sahneleri ile belgesel ve performansı bir arada sunuyor. Essex Hemphill, Joseph Beam gibi çığır açan yazarların sözleri ve şiirlerinin de bulunduğu belgesel Afrikalı Amerikalı erkeklerle hem samimi ve güldüren hem de hüzünlendiren röportajlardan oluşuyor. Çözülen Diller, “Utanç hüküm sürdüğü müddetçe kurtuluş mümkün değildir” fikrinden yola çıkarak homofobinin yaygın olduğu siyah bir toplumda beyazlara ait görülen eşcinsel alt kültüründe bir yabancı olarak var olmanın ne demek olduğunu gözler önüne seriyor.

Güney Amerika’dan hikâyeler 

Gerçek bir hayat hikâyesinden esinlenilen Kanıyorum, Brezilya’da HIV ile yaşayan bir kişinin itiraflarını animasyon türünde beyaz perdeye taşıyor. Toplumun virüse dair gerçek olmayan fikirlerini işleyen kısa animasyon HIV’e dair doğru bilinen yanlışları açıklığa kavuşturuyor.

VHS anılardan derlenen bir veda mektubu niteliğindeki Pleybek ise Arjantin’de 1980’lerin sonlarında katolik, muhafazakar ve askeri diktatörlük altında yaşamış La Delpi’nin anılarına odaklanıyor. Bir grup trans kadın ve drag queen’den hayatta kalan tek kişi olan La Delpi ruj, pleybek performansları ve sahne kıyafetleriyle yaralarını nasıl sardıklarını ve ölmek üzere olanlar için nasıl mutlu sonlar kurguladıklarını anlatıyor. Playbek, bodrum katındaki tiyatrolarda gerçekleştirilen bu performansların toplumu nasıl harekete geçirdiğini vurgularken, trans ve drag queenlerin AIDS ve polis şiddetine karşı mücadelelerinde onlara nasıl yardımcı olduklarını da ortaya koyuyor. 

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.