"Kübra'nın çatlatlık seviyesi Sıcak Kafa’dan geri kalmıyor"

ÖZEL HABER

Netflix Türkiye kitap uyarlamalarını bir bir izleyiciyle buluşturmaya devam ederken, bir yandan da yeni dizilerin çekimleri devam ediyor. Bunlardan biri de Taylan Kardeşler imzası taşıyan ve başrolünde Çağatay Ulusoy’a yer veren Kübra. Kübra, Sıcak Kafa'nın yazarı Afşin Kum’un aynı isimli ikinci romanından uyarlanıyor. Dizinin senaryosunu Murat Uyurkulak, Rana Mamatlıoğlu ve Bekir Baran Sıtkı kaleme aldı.

Kübra raflarda okuyucuyla buluşmuş ve aynı günlerde Sıcak Kafa'nın Netflix tarafından diziye uyarlanacağı haberi alınmışken, Afşin Kum'la röportaj yapmıştım. Sıcak Kafa, Kübra'dan biraz rol çalmıştı. Tam da pandeminin ortasında olduğumuz, maskesiz sokağa çıkamadığımız, birbirimizden kaçtığımız, evlere kapandığımız bir dönemdi ve Afşin Kum'a sormuştum: "Bu günleri o zamanlar gördünüz mü? Baksanıza tüm dünyada bir salgın var, dokunarak ve yakınlaşarak bulaşıyor. En büyük salgın ise bu çaresizliği konuşurken herkesin delirmesi. Bu taraftan bakınca dünya Sıcak Kafa’yı yaşıyor sanki. Siz bir kahin misiniz?" (Sıcak Kafa, 2016 yılında basılan bir kitap, dolayısıyla pandemi sonrası olmadığının ve hatta 2017 yılında Gio Ödülleri'nde En İyi Roman Ödülü aldığının altını çizmekte de yarar var.)

Sıcak Kafa, umduğu karşılığı bulamadı ve tek sezonluk bir dizi olarak kaldı. Kitabı okuyan birinin diziye coşkulu bir alkış tutması pek olası değildi açıkçası. Afşin Kum'un okuyucuya sunduğu dünya ve onun derinliği dizide yer bulmamıştı maalesef. Fakat klişeye boğulmazsa ölecek hastalığına yakalanmış onlarca dizi birkaç sezon sürebiliyorken, kitaptan bağımsız olarak kendi türünde iyi şeyler de sunabilmiş Sıcak Kafa'ya 2. sezon şansı verilmemesi şaşırtıcıydı açıkçası.

Kübra, Sıcak Kafa'nın devamı niteliğinde yazılmış bir kitap değil. İlla arada bir bağ bulmak istenirse, Kübra ile Sıcak Kafa arasında dil teması üzerinden bir bağlantı kurulabilir. Birinde konuşarak bulaşan bir salgının temeli söz konusuyken diğerinde ise dil teması mesajlar üzerinden kendini gösteriyor. Ancak bunun dışında iki hikaye arasında bir bağ kurmak mümkün değil.

Kübra'da dinden, topluma, yapay zekadan, güç kavramlarına kadar birçok farklı rengi görmek mümkün. Roman ilerledikçe ana karakter Gökhan Şahinoğlu'nun şaşırtıcı değişimine tanıklık ediyoruz.

Peki kimdir bu Gökhan Şahinoğlu diye sorduğumda; yaratıcısı Afşin Kum şöyle anlatmıştı Gökhan'ı: "Gökhan meslek lisesi mezunu bir torna teknisyeni, halktan biri olarak tanımlanabilir. Zeki, çalışkan, inançlı, çevresinde saygı uyandıran ve sözü dinlenen biri. Çalıştığı atölyede de önemli bir konuma gelmiş, hatta orayı devralmayı planlıyor. Kübra’yla hiç karşılaşmasaydı onu bekleyen hayat, muhtemelen işinde biraz daha yükselmesi veya iş sahibi olması, çoluğa çocuğa karışması gibi görünüyor. Kübra’nın “Sen farklısın” mesajıyla başlayan süreçte, giderek kitleleri peşinden sürükleyen bir lidere dönüştüğünü görüyoruz. Bir yandan da, içinde bu potansiyelin başından beri olduğunu anlıyoruz, hem toplumdaki konumuyla, hem de hayatın anlamıyla ilgili kafasını kurcalayan sorular yüzünden. Kübra tarafından tam da bu özellikleri yüzünden seçiliyor. Gökhan’ın hikayesi okuyucuyu inanç ve iktidar üzerine düşünmeye davet ediyor."

Kübra’nın Sıcak Kafa’ya göre daha sade, aynı zamanda incelikli bir anlatım tarzı var. Aforizma tadında süslü cümleler bulmak pek mümkün değil. Mizahı az olsa da, yazarın kendi deyimiyle çatlatlık seviyesi açısından Sıcak Kafa’dan geri kalmıyor.

Sıcak Kafa geçti, gitti. Kübra için endişeliyim. Umarım Sıcak Kafa'nın makus talihi onu da bulmaz. Şayet kitabın akıcı ve sıkı kurgulanmış olay örgüsü dizide de aynı lezzette izleyiciye aktarılabilinirse Netflix kütüphanesine izlenilesi bir dizi eklenmiş olacaktır. Bekleyelim, görelim!

Afşin Kum röportajı için tıkla!

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.