"Sanki Her Şey Biraz Felaket" 22 Aralık’ta MUBI’de

TV

Umut Subaşı’nın yirmili yaşlarındaki bir grup gencin Türkiye’de yaşadığı sıkışmışlık ve güvensizlik hislerini anlattığı bol ödüllü filmi SANKİ HER ŞEY BİRAZ FELAKET, yeni neslin kaygılarını özgün bir mizahla keşfe çıkıyor.

Dünya prömiyerini Rotterdam Film Festivali’nde yapan, 30. Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo, SİYAD Cüneyt Cebenoyan En İyi Film ödüllerinin sahibi olan SANKİ HER ŞEY BİRAZ FELAKET, Umut Subaşı’nın ilk uzun metrajlı filmi. Geçtiğimiz aylarda, Ayvalık Film Festivali’nin her yıl yalnızca bir sinemacıyı layık gördüğü “Yeni Bir…” ödülünün de sahibi olan Umut Subaşı, filmin ardındaki en büyük motivasyonunun, kendi kuşağının bugünkü durumu ve kolektif psikolojisi hakkında söylemek istedikleri olduğunu vurguluyor.

Yeni neslin kaygılarını mizahi bir bakışla keşfe çıkan bu özgün öykü, taze bir sinema diliyle Türkiye’de özellikle gençlerin yaşadığı köksüzlük, sıkışmışlık ve güvensizlik hislerine tercüman oluyor. İşsizlik, gelecek kaygısı, kültürlerarası sıkışmışlık, adaletsizlik, beyin göçü gibi alt temalarla beslenen hikaye örgüsü; samimi diyaloglar, tuhaf sessizlikler ve gündelik hayatın sıradan absürtlükleriyle zengin bir anlatıya dönüşüyor. 

Beethoven’ın “Türk Marşı” eşliğinde hikayelerine tanık olduğumuz üniversite öğrencisi Zeynep, ev arkadaşı Ayşe, evli bir mühendis olan Mehmet ve onun işsiz ilkokul arkadaşı Ali’nin birbirinden çok başka ancak bir o kadar da ortak kaygıları onları beklenmedik şekilde bir araya getiriyor. 

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.