<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dizi Doktoru</title>
    <link>https://www.dizidoktoru.com</link>
    <description>Türkiye'nin televizyon, dizi, sinema, kültür ve sanat portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dizidoktoru.com/rss/iliskiler" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 06 May 2026 13:18:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/rss/iliskiler"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA["Yakışıklı Mısırcı" gündemi ve ilişkiler!]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/yakisikli-misirci-gundemi-ve-iliskiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/yakisikli-misirci-gundemi-ve-iliskiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sosyal medyada hızla yayılan “yakışıklı mısırcı” akımı, modern dünyada çekicilik algısının ve ilişki dinamiklerinin nasıl dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bireylerin partnerlerini gerçek kişiler yerine dijital dünyanın idealize ettiği figürlerle kıyasladığına dikkat çekiyor ve çekim ile bağ arasındaki farkın daha görünür hale geldiğini vurguluyor.</strong></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 17 At 08.34.18" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-17-at-083418.jpeg" width="1280" /></p>

<p></p>

<p>Son günlerde yerli ve yabancı turistlerin fotoğraf çektirmek için sıraya girdiği “yakışıklı mısırcı” fenomeni, kısa sürede geniş kitlelerin ilgisini çekerek gündemin öne çıkan başlıklarından biri haline geldi. Yüzeyde eğlenceli bir akım gibi görünen bu ilgi, aslında modern ilişkilerin geçirdiği dönüşüme dair önemli ipuçları sunuyor. Özellikle TikTok ve Instagram gibi platformlarda dolaşıma giren içerikler, bir kişiyi yalnızca görünümüyle değil, sunuluş biçimi ve etrafında kurulan hikâye ile öne çıkarıyor. <strong>Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, </strong>bu tür viral örneklerin insan psikolojisi açısından güçlü bir okuma alanı sunduğunu belirtiyor. <strong>Abudaram’a</strong> göre bireyler çoğu zaman karşılarındaki kişiye doğrudan bir bağ kurarak yaklaşmıyor. Bunun yerine o kişi etrafında oluşan etkiye, enerjiye ve temsil ettiği duyguya yöneliyor. Bu durum çekimin hızlı oluşmasını sağlarken aynı hızla sönümlenmesine de zemin hazırlıyor.</p>

<p><img alt="Qqqz" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/uploads/2026/04/qqqz.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>Algoritmaların Gölgesinde Kıyaslama Döngüsü</strong></p>

<p></p>

<p>Bu noktada dijital dünyanın işleyişi devreye giriyor. Kullanıcı davranışlarını analiz eden platformlar, benzer içerikleri tekrar tekrar sunarak belirli yüzleri ve anlatıları daha görünür hale getiriyor. Zamanla bu tekrar, tanıdıklık hissi yaratıyor ve ilgiye dönüşüyor. Kısa videoların sunduğu anlık ifadeler, jestler ve bakışlar güçlü bir etki bırakıyor. İzleyici sınırlı bir kesiti bütün olarak algıladığında, gerçeklik ile algı arasındaki mesafe giderek açılıyor. Bu akışın bir sonraki adımında ise fark edilmeden gelişen bir kıyaslama süreci başlıyor. Sürekli olarak daha dikkat çekici ve daha etkileyici içeriklere maruz kalmak, bireylerin partnerlerine yönelik algısını dönüştürebiliyor. Bu durum çoğu zaman bilinçli bir karşılaştırma şeklinde ilerlemiyor. Daha çok içsel bir memnuniyetsizlik hissi olarak ortaya çıkıyor. Sosyal medyada karşılaşılan figürler bir ilişkinin içindeki gerçek halleriyle görünmüyor. Yalnızca en dikkat çekici anlar öne çıkıyor. Zihin bu kesitleri bütün olarak algıladığında, mevcut ilişki bu imgeler üzerinden değerlendirilmeye başlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Çekim ve Bağ Arasındaki Fark Daha Görünür Hale Geliyor</strong></p>

<p></p>

<p>Tam da bu noktada çekim ile bağ arasındaki fark daha belirgin hale geliyor. Anlık çekim hızlı ve yoğun bir etki yaratıyor. Bağ ise zaman içinde gelişiyor ve tekrar eden deneyimlerle güçleniyor. Birlikte geçirilen zaman, paylaşılan deneyimler ve kurulan iletişim bu sürecin temelini oluşturuyor. Sosyal medyada karşılaşılan yüzeysel etki ile gerçek ilişkilerin derinliği arasındaki fark, bu karşılaştırma döngüsü içinde daha görünür hale geliyor. <strong>Abudaram’a</strong> göre ilişkilerde kalıcılığı belirleyen unsur, ilk anda hissedilen etki olmuyor. Süreklilik, güven ve duygusal yatırım ön plana çıkıyor. Bu nedenle bireylerin hissettikleri anlık çekim ile kurdukları gerçek bağ arasındaki farkı ayırt edebilmesi büyük önem taşıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>“İlişkilerde Belirleyici Olan, Birlikte Kurulan Bağdır”</strong></p>

<p></p>

<p>Günümüzde insanların çoğu zaman bir kişiden çok o kişinin yarattığı etkiye tepki verdiklerini vurgulayan <strong>Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram,</strong> “Gündem sürekli değişiyor, viral figürler hızla ortaya çıkıyor ve aynı hızla gündemden düşüyor. Buna rağmen ilişkilerin temel dinamikleri aynı kalıyor. Güven, iletişim ve birlikte kurulan bağ, her dönemde ilişkilerin merkezinde yer alıyor. Anlık çekimler etkisini kısa sürede kaybediyor, birlikte inşa edilen bağ ise kalıcılığını koruyor. Bu nedenle dijital dünyanın sunduğu imgeler karşısında, gerçek ilişki deneyimlerine odaklanmak her zamankinden daha fazla önem taşıyor. Unutmamalıyız ki çekim anlık bir deneyim sunarken, bağ zamanla kurulur ve emek ister. İlişkilerde her zaman belirleyici olan, iki kişinin birlikte kurduğu duygusal alan ve sürdürebildiği yaşamdır.” açıklamasında bulundu.</p>

<p></p>

<hr /></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İLİŞKİLER</category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/yakisikli-misirci-gundemi-ve-iliskiler</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 08:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-17-at-083330.jpeg" type="image/jpeg" length="73216"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adil Yıldırım 2026 için mesaj verdi!]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/adil-yildirim-2026-icin-mesaj-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/adil-yildirim-2026-icin-mesaj-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adil Yıldırım, toplumsal kalıplar ve ilişkilerde değişim baskısını anlattığı yazısını MAG okurlarıyla buluşturdu. Yıldırım, insanların hem sosyal medyada hem de özel ilişkilerinde birbirlerine şekil verme eğilimiyle hareket ettiğini vurgulayarak, bu tutumun ilişkilerin doğasını yıprattığını ifade ediyor.</p>

<p>Yıldırım, özellikle sosyal medyada yapılan müdahaleci yorumların, bireylerin zihinlerinde taşıdıkları kalıpları başkalarına empoze etme arzusundan kaynaklandığını belirtiyor. Bu durumun yalnızca dijital ortamla sınırlı kalmadığını söyleyen Yıldırım, özel hayatta da insanların partnerlerini değiştirmeye, yönlendirmeye ve kendi doğrularına göre şekillendirmeye çalıştığını dile getiriyor.</p>

<p>İlişkilerdeki memnuniyetsizliklerin çoğu zaman “sevilme, onaylanma ve takdir edilme” ihtiyacından beslendiğini ifade eden Yıldırım, partneri sürekli onaylayan bir yapının dahi ideal bir ilişki getirmediğini vurguluyor. Yıldırım’a göre insanlar, bir ilişkiyi karşı tarafı olduğu gibi kabul etmek yerine, kendi eksiklerini tamamlayacak bir yapı gibi görmeye başlıyor.</p>

<p>Uyumlu bir partner bulunduğunda bile zamanla memnuniyetsizlik oluştuğunu belirten Yıldırım, insanların partnerlerini “yeniden tasarlamaya” çalışmasının hem gerçek dışı hem de zaman kaybı olduğunu ifade ediyor. “İnsanın özü, yılların deneyimleriyle oluşur. Birini kendi kalıplarımıza göre şekillendirmeye çalışmak kabul edilemez,” diyen Yıldırım, bu çabanın flörtlerden evliliklere kadar tüm ilişkileri yorduğunu söylüyor.</p>

<p>Yıldırım, yeni yıla dair mesajını ise şöyle özetliyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“İnsanı olduğu gibi kabul edip hiçbir şekil vermediğimiz bir 2026 diliyorum. Partnerimizde her şey dört dörtlük olamaz; kabul geçmek şifadır.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İLİŞKİLER</category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/adil-yildirim-2026-icin-mesaj-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Dec 2025 08:25:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2025/12/adil_yildirim_2026_icin_mesaj_verdi_h47859_fa611.jpg" type="image/jpeg" length="29662"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Günümüzde arkadaşlıklar çıkar üzerinden kuruluyor!]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/gunumuzde-arkadasliklar-cikar-uzerinden-kuruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/gunumuzde-arkadasliklar-cikar-uzerinden-kuruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde, dünya ölçeğinde yalnızlığa itilen ya da kendisini çevresinden tecrit eden gençler olduğu gibi, yalnızlığı ya da çevresiyle birlikte yaşamayı bilinçli olarak tercih eden gençlerin de olduğunu dile getiren uzmanlar, gençlerin derinlikli ve bütünlüklü toplumsal ilişkiler kurmasının önemi üzerinde durmanın daha yerinde olduğunu söylüyor.</p>

<p>Son elli yıllık süreçte, toplumların hem tanım hem de uygulama açısından çok çeşitli arkadaşlık biçimlerine sahne olduğunu anlatan Sosyolog Dr. Berat Dağ, “Günümüzde ortaya çıkan aşırı bireyci yapı ve etkileşim biçimleri, toplumlar açısından ciddi bir risk halini almıştır. Nitekim bu yeni süreçte, arkadaşlık ilişkilerinin çıkarcılık mefhumu çerçevesinde şekillenmeye başlaması oldukça dikkat çekicidir.” dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/IMG_1731.jpeg" /><br />
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümünden Arş.  Gör. Dr. Berat Dağ, günümüz arkadaşlık ilişkilerini değerlendirdi.</p>

<p><b>Bir yandan yoldaşlık geleneği sürüyor</b></p>

<p>Toplumların tarihî ve coğrafî farklılıklara göre, inşa ettiği arkadaşlık ilişkilerinde süreklileşen ve değişen nitelikleri olduğunu ifade eden Dr. Berat Dağ, “Bu bağlamda, toplumsal ilişkilerin giderek para, statü ve siyasî güç ekseninde temellenmeye başlamasının, arkadaşlık anlayışını etkilediği savunulabilir. Buna rağmen, günümüzde hâlâ Doğulu toplumlara özgü sınanmış dayanışmacı ilişkilere dayanan arkadaşlık örneklerine rastlamak mümkündür. Dolayısıyla, toplumların mevcut arkadaşlık ilişkilerinde bir yandan yoldaşlık geleneğini sürdürürken, diğer yandan da çıkar ilişkileri üzerinden şekillenen değişimleri deneyimledikleri ileri sürülebilir.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b>Teknolojideki değişim arkadaşlık ilişkilerini farklılaştırdı</b></p>

<p>Dijitalleşme ve sosyal medyanın, arkadaşlık ilişkileriyle karşılıklı bir etkileşim içerisinde olduğunu anlatan Dr. Berat Dağ, şöyle devam etti:</p>

<p>“Bu çerçevede, arkadaşlık ilişkilerindeki dönüşüm, teknolojinin niteliğini belirleyen unsurlardan biri olarak değerlendirilebilir. Ancak teknolojideki değişim de eşzamanlı olarak arkadaşlık ilişkilerinin farklılaşmasında etkili bir süreçtir. Bu bağlamda, arkadaşlık ilişkileri bireycilik temelinde inşa edildiği sürece, teknoloji de bu inşa üzerinden şekillenecektir. Aynı şekilde, bireyciliğe odaklı bir teknolojiyle etkileşime giren bireylerin, kendi arkadaşlık ilişkilerini bu etkileşime göre düzenlemeleri de son derece olasıdır. Öte yandan, bu karşılıklı etkileşimi hem dijitalleşme ve sosyal medya hem de arkadaşlık ilişkileri açısından eşitlikçi, özgürlükçü ve dayanışmacı değerlerle temellendirmek de her zaman mümkündür."</p>

<p><b>Günümüzde arkadaşlık ilişkileri yüzeysel bir hâl aldı</b></p>

<p>Z kuşağının arkadaşlık kurma biçimleri ile X veya Baby Boomer kuşaklarının arkadaşlık anlayışları arasındaki fark olup olmadığına da değinen Dr. Berat Dağ, “Aslında kuşak kavramı oldukça muğlak anlamlar içermektedir. Zira bireylerin, toplulukların ve toplumların ekonomik, siyasî ve zihinsel farklılıklarına dayanarak net çizgilerle bir kuşak tanımı yapmak oldukça zordur. Bu nedenle, toplumların coğrafi ve tarihsel bağlamda ortaya koyduğu süreklilik ve değişimleri dikkate alarak, arkadaşlık ilişkilerinin benzer ve farklı yönlerini somutlaştırmak daha anlamlı bir yaklaşım olacaktır. Bu tür bir somutlaştırma sonucunda, geçmişteki ve günümüzdeki arkadaşlık ilişkilerinin birbirine eklemlenen karmaşık bir toplumsal yapı oluşturduğu görülebilir. Başka bir deyişle, günümüzde arkadaşlık ilişkilerinin giderek daha temelsiz ve yüzeysel bir hâl aldığı yönünde bir eğilim gözlemlenmektedir. Ancak buna rağmen, toplumlarda hâlâ derinlikli ve bütünlüklü arkadaşlık biçimlerinin varlığını sürdürdüğünü fark etmek de mümkündür.” diye konuştu.</p>

<p><b>Son elli yıllık süreçte bireyin dönüşümü nasıl oldu? </b></p>

<p>Arkadaşlık ilişkilerinin, her zaman ve mekânda hem uzun ömürlü hem de kısa süreli örnekler ortaya koyduğunu ifade eden Dr. Berat Dağ, “Özellikle son elli yıllık süreçte birey, toplum ve devletin kaygan, değişken, sanal ve parçalı bir düzlemde birbiriyle etkileşime girdiği açıkça görülmektedir. Bu noktada, iktisat, siyaset ve zihniyet kurumlarıyla bireysel duygu, düşünce ve eylem biçimlerinin, aşırı bir öznelleşme ve nesnelleşme bağlamında inşa edildiği belirtilmelidir. Zira, son dönemde dünyada sürekli değişen ve farklılaşan hazların peşine düşerek varlık kazanmaya çalışan, fakat içinde bulunduğu toplumu fark edemeyen bir kitle oluşmuştur. Herkesin yalnızca kendi çıkarlarını gözeterek birbirine dönüştüğü mekân ve zamanlarda, sahici ve dengeli yapılar ile etkileşimler üretmek son derece güç hâle gelmiştir.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><b>Yalnızlığı bilinçli tercih edenler de var</b></p>

<p>Günümüzde, dünya ölçeğinde yalnızlığa itilen ya da kendisini çevresinden tecrit eden gençler olduğu gibi, yalnızlığı ya da çevresiyle birlikte yaşamayı bilinçli olarak tercih eden gençlerin de olduğunu dile getiren Dr. Berat Dağ, “Dolayısıyla, bu çeşitlilik içinde gençlerin derinlikli ve bütünlüklü toplumsal ilişkiler kurmasının önemi üzerinde durmak daha yerinde olacaktır. Zira bu önem doğrultusunda hareket edildiğinde ister yalnızlığı ister çevresiyle birlikte yaşamayı tercih etsin, gençlerin tutumu temel bir farklılık oluşturmayacaktır. Asıl belirleyici olan, gençlerin toplumsal bir varlık olmayı hedefleyerek yapacakları tercihlerdir. Bu yaklaşım, gelecekte birbirinden tamamen kopmuş bireylerden oluşan bir kalabalığın dünya çapında hâkimiyet kurmasını engelleyebilir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><b>Son elli yılda çok çeşitli arkadaşlık biçimleri oldu</b></p>

<p>Son elli yıllık süreçte, toplumların hem tanım hem de uygulama açısından çok çeşitli arkadaşlık biçimlerine sahne olduğunu anlatan Dr. Berat Dağ, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Bu bağlamda, günümüzde dahi her yaş grubunda, cinsiyette, meslek alanında ve toplumsal sınıfta; emek ve güven temelinde değer kazanan sağlam arkadaşlık örneklerine rastlamak mümkündür. Öte yandan, aynı dönemde ortaya çıkan aşırı bireyci yapı ve etkileşim biçimleri, toplumlar açısından ciddi bir risk halini almıştır. Nitekim bu yeni süreçte, arkadaşlık ilişkilerinin çıkarcılık mefhumu çerçevesinde şekillenmeye başlaması oldukça dikkat çekicidir. Bu nedenle, her toplumun kendi özgün nitelikleri doğrultusunda bireyselliği koruyan bir toplumsallığın imkânlarını tartışması büyük önem taşımaktadır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İLİŞKİLER</category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/gunumuzde-arkadasliklar-cikar-uzerinden-kuruluyor</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Jun 2025 09:32:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2025/06/gunumuzde_arkadasliklar_cikar_uzerinden_kuruluyor_h46740_47c28.jpeg" type="image/jpeg" length="12565"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doktor tavsiyesiyle oryantal kursu arıyorum]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/doktor-tavsiyesiyle-oryantal-kursu-ariyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/doktor-tavsiyesiyle-oryantal-kursu-ariyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl spiritüel dünyadan bir terim popüler hale geliyor. Bu yıl muhabbetleri <strong>eril-dişil</strong> enerji meselesi süslüyor. Nereye gitsem, kiminle konuşsam herkes birbirine eriline dişiline göre puan verip, ahkam kesiyor. <strong>Allah sizi inandırsın, geçen gün doktora gittim bana “Eril-dişil enerjinizi dengeliyor musunuz?” diye sordu. </strong>Reçeteme “Oryantal kursuna yazılsın” diye yazdı. Abartıyorsam taş olayım. Fazlası var, eksiği yok yazdığımın… Zaten bu yazıyı yazmaya da kendimi oryantal kursu araştırırken bulunca karar verdim.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GÜÇLÜ KADIN ZOR KADINDIR</strong></p>

<p>İlişki uzmanı değilim ama anladığım kadarıyla bu eril-dişil meselesinde <strong>güçlü kadın olmak kadını erilleştiriyor.</strong> Eğer kendi ayaklarının üzerinde durabiliyorsan, evine bakabiliyorsan, <strong>şikayet etmeden işlerini halledebiliyorsan, başına gelen olaylar karşısında hakkını sonuna kadar arıyorsan ve ses çıkarıyorsan, hesap ödemekten çekinmiyorsan</strong>, içebildiğin suyun kapağını kendin açabiliyorsan önce hakkında <strong>“Güçlü kadın zor kadındır” </strong>dedikodusu çıkarılıyor. Ardından senin eril enerjide olduğun söyleniyor. Sen kendi kendine benim nerem eril diye düşünürken, bu defa özel hayatın masaya yatırılıp uzmanlar tarafından başarısız ilan ediliyorsun ve özgüveninin üstünde tepiniyorlar.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/ss_9.jpg" /></p>

<p><strong>"OTUR SIFIR: SEN BİR ERİLSİN"</strong></p>

<p>Her önüne gelenin uzman olduğu canım Türkiye’de hesabı ödediğin, ihtiyaç halinde etrafındaki erkeklere yardım ettiğin için herkes karşına geçip “<strong>Otur sıfır. Sen bir erilsin” </strong>diyor. İş dünyasında rekabet ettiğin için suçlanıyorsun. Hal böyle olunca, denize düşen yılana sarılıyor. Sen panikle “Peki, ne yapmam lazım” diye soruyorsun. İşte berrak suya düşen bir mürekkep lekesi gibi herkes konuşmaya başlıyor ve su bulanıyor. Çünkü <strong>güçlü kadının dişil olması için uyanık ve yalancı olması bekleniyor. </strong>Mesela erkeğe su şişesinin kapağını açamadığını söylediğinde ona eril hissettireceğinden bahsediliyor. Bu konuda verilen <strong>en meşhur örnek bu!</strong></p>

<p><strong>KADIN SUYUNU AÇAMAYINCA ERKEK ERİL Mİ OLUYOR?</strong></p>

<p>Tamam arkadaşım ama ben su şişesinin kapağını açınca eril mi oluyorum? Onu da bırak, <strong>yapabildiğim bir şeyi yapamazmış gibi davranınca karşımdaki kişiyi aptal yerine koymuyor muyum? </strong>Yüksek sesle bir “hayır” cevabı geliyor uzmanlardan. “Hayır, erkeğe eril hissettiriyorsun.” Yani bu kadar basit mi? Kadın suyunu açamayınca erkek eril mi oluyor? Tüm uzmanlar kafasını sallıyor. İnanmayıp deneme yapıyorum. <strong>Su şişemi karşımda oturan erkeğe uzatıyorum. Omuzları dikleşiyor ve tavrı değişiyor. </strong>Ben şaşkınca “Teşekkür ederim ve tebrikler, su şişemi açarak eril oldunuz” dediğimde de gülümsüyor.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/zzza.jpg" /></p>

<p><strong>BİLİMSEL OLARAK ELE ALINMALI</strong></p>

<p>Olayı basite indirgeyerek anlattığımın farkındayım ama bu önemli meseleyi artık <strong>bilimsel olarak ele almanın vakti geldi bence</strong>… Yoksa ağzı olan konuşuyor ve insanlar bu enerji tuzaklarına düşüyor. <strong>Ama bakın ben öyle miyim? Doktor tavsiyesiyle oryantal kursu arıyorum... :) </strong>Görürsünüz dişil puanımı zirveye taşıyacağım… Meseleyi yine hiç anlamamışım, hal</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İLİŞKİLER</category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/doktor-tavsiyesiyle-oryantal-kursu-ariyorum</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jul 2024 22:20:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2024/07/doktor_tavsiyesiyle_oryantal_kursu_ariyorum_h43993_017cb.jpg" type="image/jpeg" length="99059"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
