<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dizi Doktoru</title>
    <link>https://www.dizidoktoru.com</link>
    <description>Türkiye'nin televizyon, dizi, sinema, kültür ve sanat portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dizidoktoru.com/rss/kitap" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 15 May 2026 13:44:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/rss/kitap"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[“İtalyan Ulusal Sineması” raflardaki yerini aldı]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/italyan-ulusal-sinemasi-raflardaki-yerini-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/italyan-ulusal-sinemasi-raflardaki-yerini-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalyan sineması ve ulusal kimliğine dair ayrıntılı bir inceleme: “İtalyan Ulusal Sineması”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Pierre Sorlin’in kaleme aldığı, Deniz Arslan’ın dilimize çevirdiği <i>“İtalyan Ulusal Sineması”</i> adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Bu kapsamlı çalışma, sinemayı yalnızca toplumu yansıtan pasif bir ayna olarak değil, ulusal kimliğin inşasında etkin rol oynayan kurucu bir pratik olarak ele alıyor ve modern İtalya’nın dönüşümünde beyazperdenin üstlendiği kritik rolü gözler önüne seriyor.</strong></p>

   <p></p>

   <p>VBKY’nin sanat kitaplığı, Pierre Sorlin imzasını taşıyan <i>“İtalyan Ulusal Sineması”</i> ile genişlemeye devam ediyor. Sorlin’in bu değerli çalışması, sunduğu derinlikli sosyolojik perspektifle “Sanat Sineması” ile “Popüler Sinema” arasındaki gerilimi çok katmanlı bir biçimde inceliyor. Sinemayı yalnızca estetik bir ifade alanı olarak değil, aynı zamanda toplumsal yapılarla sürekli etkileşim hâlinde olan bir kültürel üretim biçimi olarak ele alan kitap, bu iki yaklaşım arasındaki sınırların nasıl çizildiğini ve zaman içinde nasıl dönüştüğünü ortaya koyuyor. Sinemanın ulusal kimliğin oluşumundaki belirleyici rolünü merkeze alan eser, İtalyan ulusal sineması üzerinden modern İtalya’nın geçirdiği kültürel ve toplumsal dönüşümü tarihsel bir bağlam içinde değerlendiriyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca İtalya’ya odaklanmakla kalmayıp benzer süreçlerden geçen diğer ulusal sinemalar için de karşılaştırmalı bir okuma imkânı sunuyor. Özellikle Türk sinemasının geçirdiği dönüşümleri ve kendi iç çelişkilerini anlamlandırmak isteyen okurlar için önemli bir düşünsel çerçeve ve tarihsel perspektif sağlıyor. Ayrıca kitapta, İtalyan sinemasına ilişkin kapsamlı bir filmografinin yanı sıra zengin bir kaynakçaya da yer verilerek, konuyla ilgilenen araştırmacılar ve sinema meraklıları için başvurulabilecek nitelikli bir referans kaynağı oluşturuluyor.</p>

   <p><strong>Kitaptan:</strong></p>

   <p><i>“Pierre Sorlin’in elinizdeki bu eseri, İtalyan Ulusal Sineması, bir sanat dalı ve kültür pratiğinin tarihsel bir çözümlemesi olması­nın yanı sıra İtalyan toplumunun son yüzyılda geçirdiği köklü dönüşümlerin sinema alanı odağında sosyolojik bir okumasıdır. Bir sosyolog olan Sorlin, sinemayı sadece toplumu yansıtıp kay­deden pasif bir ayna olarak görmez. Aksine, sinemanın İtalyan ulusunun bizzat “kurucusu” ve “şekillendiricisi” olan hayati bir kültürel pratik olduğunu savunur. İtalyan sinemasını gelişim ve dönüşüm içerisindeki İtalyan toplumunun önemli bir boyutu olarak ele alır.</i></p>

   <p><i>Kitabın merkezindeki temel tez, modern öncesi dönemde dilsel, coğrafi ve kültürel olarak son derece parçalı bir yapı arz eden İtalya’nın, bugün bildiğimiz anlamda bir “ulus”a dönüş­me sürecinin büyük oranda filmler aracılığıyla gerçekleştiğidir. Özellikle sesli sinemanın gelişiyle birlikte, lehçelerin ve yerel kimliklerin ötesinde ortak bir “İtalyanlık” tahayyülü, perdedeki görüntüler ve sesler üzerinden inşa edilmiştir. Sosyolojinin en te­mel meselelerinden biri olan ve genellikle 1980 sonrası literatürde sıkça tartışılan “ulus inşası” süreci, Sorlin’e göre İtalya özelinde en somut karşılığını sinema salonlarında bulmuştur.”</i></p>

   <p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

   <p><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>

   <p>Fransız tarihçi ve sinema sosyoloğu. Vefatına kadar Paris-Sorbonne Nouvelle Üniversitesinde (Paris III) Emeritus Profesör olarak görev yapmıştır. Akademik kariyerine Lyon Üniversitesinde sosyal tarih alanında başlayan Sorlin, daha sonra Paris 8-Vincennes Üniversitesinde sinema ve tarih ilişkisi üzerine yoğunlaşmıştır. Çalışmalarında sinemayı sadece estetik bir obje olarak değil, toplumsal temsillerin ve ulusal kimliklerin inşa edildiği tarihsel bir mecra olarak ele almıştır. İtalya ile güçlü akademik bağları bulunan yazar, Bologna’daki Istituto Ferruccio Parri ve Oxford’daki Maison Française gibi kurumlarda araştırmalar yürütmüştür. Sinema sosyolojisi disiplininin kurucu isimlerinden kabul edilen Sorlin’in başlıca eserleri arasında <i>Sociologie du cinéma </i>(1977), <i>The Film in History </i>(1980), <i>European Cinemas, European Societies 1939-1990 </i>(1991) ve <i>Italian National Cinema </i>(1996) yer almaktadır.</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/italyan-ulusal-sinemasi-raflardaki-yerini-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 07:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/uploads/2026/05/er60.jpg" type="image/jpeg" length="85594"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazeteci Suat Kavukluoğlu'ndan şarkılı kitap!]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/gazeteci-suat-kavukluoglundan-sarkili-kitap</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/gazeteci-suat-kavukluoglundan-sarkili-kitap" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kavukluoğlu, ilk romanı “Son Güzel İstanbul” için yazdığı şarkıları yapay zeka desteğiyle dinleyiciyle buluşturdu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şarkılar Yayında Sırada Kitap Var</strong></p>

<p>Gazeteci ve editör Suat Kavukluoğlu, kültür-sanat dünyasındaki yıllara yayılan üretimini bu kez alışılmışın dışında bir projeyle genişletiyor. “Gece Gündüz”, “Söz ve Müzik” ve “B Yüzü Şarkıları” gibi programlarla tanınan Kavukluoğlu, ilk romanı “Son Güzel İstanbul” için yazdığı şarkıları yapay zeka desteğiyle dinleyiciyle buluşturdu.</p>

<p></p>

<p><strong>ŞARKILAR BİR ROMANIN PARÇASI</strong></p>

<p></p>

<p>Henüz okurla buluşmamış bir romanın içinden doğan şarkılar, ilk kez bir projenin çıkış noktası oldu. “Son Güzel İstanbul”un soundtrack albümü, dinleyiciyi kitabın dünyasına davet eden ilk kapı niteliği taşıyor.</p>

<p></p>

<p>Albümde yer alan “Fotoğraf”, “Benim İçin Bana Gel” ve “Sonsuz Denizlerde”, sadece birer şarkı değil; yakında yayımlanacak romanın karakterlerine, duygularına ve hikâyesine açılan ipuçları sunuyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/AgfQpzeQ2p4?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>GÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİ: FUAD</strong></p>

<p></p>

<p>Sözleri Suat Kavukluoğlu tarafından yazılan şarkılar, Türkiye’de Ajda Pekkan, MFÖ, Murathan Mungan ve Nükhet Duru gibi önemli isimlerle yaptığı çalışmalarıyla tanınan Türk asıllı Amerikalı müzisyen Fuad imzası taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>YENİ NESİL ÜRETİM: YAPAY ZEKA DESTEKLİ MÜZİK</strong></p>

<p></p>

<p>Pandemi döneminde yazılıp bestelenen şarkılar, bir orkestrasyon sürecinin ardından hayata geçirildi. Projede, düzenlemelere son dokunuşlar ve vokal kayıtları yapay zeka desteğiyle yapılarak, geleneksel müzik üretimi ile yeni teknolojiler bir araya getirildi.</p>

<p></p>

<p><strong>BİR HİKÂYE BAŞLIYOR… DEVAMI KİTAPTA</strong></p>

<p></p>

<p>“Son Güzel İstanbul”, genç bir gazeteci ile arkadaşlarının, bir döneme iz bırakan şarkıcı Alev’le yollarının kesişmesini ve müzikle örülü bir yolculuğu anlatıyor. Albümde yer alan şarkılar, bu hikâyenin duygusal omurgasını oluşturuyor. Dinleyici, bugün bu şarkılarla tanışıyor. Okur ise çok yakında, bu şarkıların arkasındaki hikâyeyi keşfedecek.</p>

<p></p>

<p>“Son Güzel İstanbul” sadece bir albüm ya da roman değil; adım adım açılan bir hikâye deneyimi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/gazeteci-suat-kavukluoglundan-sarkili-kitap</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/uploads/2026/04/as211.jpg" type="image/jpeg" length="81987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Murat Aygen'den kitap müjdesi!]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/murat-aygenden-kitap-mujdesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/murat-aygenden-kitap-mujdesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekranların sevilen oyuncusu Murat Aygen, ilk kitabı <i>“Sesten Az Önce”</i> ile bu kez okurlarla buluşuyor.</p>

<p>Kitap lansmanı kapsamında 18 Nisan saat 14:00’te, bu kez yazar kimliğiyle kitapseverlerle bir araya gelecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlik, Murat Aygen’in kitabın yazım sürecini ve yazarlık yolculuğunu anlatacağı özel bir söyleşiyle başlayacak, ardından imza etkinliğiyle devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/murat-aygenden-kitap-mujdesi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 07:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/uploads/2026/04/qwwgg.jpg" type="image/jpeg" length="43051"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Didem Balçın, Yakın Dostu Yazar Zeynep Kesler Özdoğan’ı Yalnız Bırakmadı]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/didem-balcin-yakin-dostu-yazar-zeynep-kesler-ozdogani-yalniz-birakmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/didem-balcin-yakin-dostu-yazar-zeynep-kesler-ozdogani-yalniz-birakmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, Büyük Kulüp Sergi Alanı’nda düzenlenen imza gününde yeni romanı Anemonlar için okurlarıyla bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte kitaplarını imzalayan Özdoğan’ı, ünlü oyuncu Didem Balçın da yalnız bırakmadı. Okurların uzun kuyruklar oluşturduğu imza gününde roman üzerine sohbetler edilirken Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, “Bu kitabı aslında hepimizin içinde duyduğu ama çoğu zaman susturduğu o sesi hatırlatmak için yazdım” dedi.</p>

<p>Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, Ceres Yayınları’ndan çıkan ve "İçindeki sesi dinlemeye cesareti olanlara" ithaf ettiği yeni romanı Anemonlar için düzenlenen imza gününde okurlarıyla buluştu. Edebiyatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği Büyük Kulüp’teki etkinlikte, ünlü oyuncu Didem Balçın da yakın dostu Özdoğan’ı yalnız bırakmadı.</p>

<p><strong>“Bazen Hayatımızı Değiştiren Karar, İçimizdeki Sesi Dinlemekten Geçer”</strong></p>

<p>Hayatın içinde bazen korkuların, alışkanlıkların ya da başkalarının beklentilerinin iç sesi bastırabildiğinin altını çizen Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, “Anemonlaraslında hepimizin hayatında verdiği o kritik kararı anlatıyor. Bazen içimizde bir ses bize ‘şimdi çık, şimdi konuş, şimdi değiş’ der ama korkularımız yüzünden toprağın altında kalmayı tercih ederiz. Bu romanda anemon çiçeğini bir metafor olarak kullandım. Kış boyunca toprağın altında bekleyen anemonlar güneşin ilk sıcaklığını hissedince açmaya karar verir. Kimileri için bu bir cesaret, kimileri için ise büyük bir risk olur. Ama insanın kendi hayatını gerçekten yaşayabilmesi için bazen o riski alması gerekir. Eğer okurlar kitabı kapattıklarında kendi hayatlarına dair küçük de olsa bir şeyleri yeniden düşünmeye başlarsa, benim için en büyük mutluluk bu olur” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/İmzaagünüü_142412317.jpeg" /></p>

<p><strong>Anemonların Hikâyesinden İnsan Ruhuna Yolculuk</strong></p>

<p>Roman, kış boyu toprağın altında bekleyen ancak güneşin ilk sıcaklığıyla vaktinden önce açma riskini alan anemonların masalıyla başlıyor. Özdoğan, modern insanın da tıpkı bu çiçekler gibi, dış dünyanın ayazından korkup kendi gerçek sesini toprağın altına gömdüğünü savunuyor. Çocukluk travmaları, yalnızlık ve bireyin kendi kimliğini inşa etme sürecini Serap, Engin, Hayal karakterleri üzerinden işleyen eser, okuru derin bir psikolojik yüzleşmeye çıkarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Zeynep Kesler Özdoğan Kimdir?</strong></p>

<p>1975 yılında İstanbul’da doğan Zeynep Kesler Özdoğan, eğitim hayatını diller ve yönetim bilimleri üzerine kurgulamış çok yönlü bir isimdir. İstanbul Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra eğitimine yurt dışında devam eden Özdoğan, Amerika’da İşletme eğitimi almış ve İngiltere’deki Oxford Brookes Üniversitesi’nde Uluslararası Yöneticilik üzerine yüksek lisansını tamamlamıştır.</p>

<p>İş dünyasında aktif bir rol üstlenen Özdoğan, sanatın farklı dallarıyla yakından ilgileniyor. 2014 yılında vizyona giren ve 51. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü ile Dr. Avni Tolunay Ödülü’ne layık görülen “O.H.A: Oflu Hoca’yı Aramak” filminin yapımcıları arasında yer almış, senaryo ve içerik süreçlerine katkı sunmuştur.</p>

<p>Edebiyat dünyasına 2023 yılında yayımlanan ilk romanı “Beyaz Atlı Prenses” ile adım atan Zeynep Kesler Özdoğan, ikinci romanı “Anemonlar” ile yazarlık serüvenini sürdürmektedir. Yazar, eserlerinde genellikle aile, geçmiş travmalar, hafıza ve bireyin toplumsal kalıplar arasındaki sıkışmışlığını ele alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/didem-balcin-yakin-dostu-yazar-zeynep-kesler-ozdogani-yalniz-birakmadi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 06:40:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2026/03/didem_balcin_yakin_dostu_yazar_zeynep_kesler_ozdogani_yalniz_birakmadi_h48485_15eb2.jpg" type="image/jpeg" length="78313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü” tüm kitapçılarda!]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/tv-ve-sinemada-kemal-sunal-guldurusu-tum-kitapcilarda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/tv-ve-sinemada-kemal-sunal-guldurusu-tum-kitapcilarda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü”, Kemal Sunal’ın kendi sinema serüvenini akademik bir bakışla değerlendirdiği yüksek lisans tezine dayanan önemli bir çalışma olarak okurla buluşuyor.</p>

<p>TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü, usta oyuncunun yalnızca beyazperdedeki kimliğini değil, Türk sinemasına dair düşünsel birikimine, üretim sürecine ve güldürü anlayışına birinci elden tanıklık sunması bakımından ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Bu yönüyle kitap, Kemal Sunal’ı, sinemaya bakışını yalnızca bir oyuncu olarak değil, aynı zamanda düşünen ve sorgulayan bir sinema insanı olarak ortaya koyar.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/1773042997_Kemal_Sunal_G_ld_r_s_n_kapak.jpg" style="width: 629px; height: 986px;" /></p>

<p>Danışmanlığını Doç. Dr. Şükran Esen’in yaptığı çalışmada, “Güldürü Nedir?”, “Kemal Sunal Güldürüsü” ve “Kemal Sunal’ın Yaşamı, Sanatçı Kişiliği ve Medyadaki Durumu” başlıkları altında Sunal’ın 1972–1999 yılları arasında yer aldığı 82 film ile 4 televizyon dizisi ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Sunal, filmlerinin dayandığı toplumsal zemini 1970’ler, 1980’ler ve 1990’lar bağlamında değerlendirirken; eleştirmen, gazeteci ve sosyolog görüşlerine de yer vererek kapsamlı bir çerçeve sunuyor.</p>

<p>TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü, Türk sinemasının yapısal sorunlarını, televizyonun yükselişini, değişen kültürel iklimi ve iktidar erkinin sanat üzerindeki etkisini de tartışmaya açarken hem Türk sineması üzerine çalışanlar hem de Kemal Sunal’ı daha yakından tanımak isteyen okurlar için kalıcı bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Arka kapak</strong></p>

<p>Kemal Sunal’ın yüksek lisans tezi olan “TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü”, yalnızca bir sanatçının kendi serüvenini anlattığı bir kitap değil; Türkiye’nin toplumsal değişimini, Yeşilçam’ın dönüşümünü ve güldürünün aydınlatıcı gücünü derinlemesine inceleyen akademik bir çalışma.</p>

<p>Sunal, sinemaya adadığı yirmi beş yılın birikimini bu tezde güldürü türlerinin tarihsel gelişiminden, Türk toplumunun 1970’lerden 1990’lara uzanan sosyo-ekonomik dönüşümüne; kendi filmlerinin ortaya çıkış koşullarından, televizyon çağında şekillenen komedi anlayışına kadar geniş bir alanı titizlikle ele alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçı filmlerini; eleştirmenler, akademisyenler, gazeteciler ve meslektaşlarının görüşleriyle birlikte inceleyerek, güldürünün toplumsal işlevi üzerine çok yönlü bir perspektif sunuyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca Kemal Sunal sinemasına değil, Türkiye’de güldürünün toplumsal hafızadaki yerine dair kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/tv-ve-sinemada-kemal-sunal-guldurusu-tum-kitapcilarda</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 19:52:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2026/03/tv_ve_sinemada_kemal_sunal_guldurusu_tum_kitapcilarda_h48431_42e88.jpg" type="image/jpeg" length="48072"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin gençlik gerçeği: Görülmüyorlar, duyulmuyorlar!]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/turkiyenin-genclik-gercegi-gorulmuyorlar-duyulmuyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/turkiyenin-genclik-gercegi-gorulmuyorlar-duyulmuyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gençler Nereye adlı yeni kitabında Türkiye’nin bugününe ve yarınına gençlerin gözünden bakan Tuğçe Tatari, bu ülkede genç olmanın gerçek yüzünü; umutla umutsuzluk, hayalle baskı arasında sıkışmış gerçek hayat hikâyeleri üzerinden gözler önüne seriyor. Birbirinden farklı hayatlar yaşayan gençlerle görüşmeler yapan Tatari, “Gençlerin sorunları temelde aynı: Sosyo ekonomik düzey ne olursa olsun temel sorun görülmemek ve duyulmamak,” diyor ve ekliyor: “Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor, ailede başlayan bu durum devlet düzeyinde de devam ediyor. Adeta ülke, kendi geleceğini oluşturacak bu insanları yok saymaya yemin etmiş gibi.”</p>

<p></p>

<p>Tuğçe Tatari, ülkenin en önemli sorularından birini merkeze aldığı Gençler Nereye adlı çarpıcı çalışmasında gençlerin omuzlarına yüklenen ağır koşulları görünür kılarak, ülkenin geleceğine dair ertelenmiş ama kaçınılmaz bir yüzleşmeye çağırıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>“Gençliğin Ekonomik Buhranı Görülmüyor, Duyulmuyor”</strong></p>

<p></p>

<p>“Bu çalışmayı geçen senelerde yapsak, ortaya çıkan sonuç gençlerin adalete, ifade özgürlüğüne ve demokrasiye duydukları ihtiyaç üzerinden duyulmamaları ve görülmemeleri üzerine şekillenecekti büyük ihtimalle,” diyen Tuğçe Tatari, bugünse en öne çıkan konunun ekonomi olduğunu söylüyor. “Barınamıyorlar, beslenemiyorlar, ulaşıma erişemiyorlar. Gelecek kaygıları da ekonomi üzerinden, kurulan hayaller ‘kamuya kapak atma’ düzeyine sabitlenmiş,” sözleriyle devam eden Tatari“Haliyle bugünün gençlerinin çoğu ekonomik buhran içinde ve bu alanda yaşadıklarının görülmediğini ve duyulmadığını düşünüyorlar,” diye anlatıyor.</p>

<p></p>

<p>Literatür Hayat etiketiyle yayımlanan Gençler Nereye, raflarda ve internet satış sitelerinde okurları bekliyor.</p>

<p></p>

<p><strong>GENÇLER NEREYE HAKKINDA</strong></p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin en büyük sorusu artık açıkça ortada: Gençlik nereye gidiyor, daha doğrusu gitmek zorunda bırakılıyor?</p>

<p></p>

<p>Tuğçe Tatari’nin birbirinden farklı hayatlar yaşayan gençlerle yaptığı görüşmeler umutsuzlukla direnç, güvensizlikle hayal, baskıyla özgürlük arayışı arasında sıkışmış gerçek hikâyeleri gözler önüne seriyor. İki üniversite bitirip kuryelik yapanlardan ortaokul sıralarında çocuk işçiye dönüştürülenlere, bağımlılıkla mücadele edenlerden kimliğini savunmak zorunda kalanlara, mülteci gençlerden bavulunu kapı aralığında hazır tutanlara kadar bu görüşmeler, Türkiye’de genç olmanın romantikleştirilmiş klişelerini sert bir gerçeklikle kırıyor. Gençlerin omuzlarına yüklenen ekonomik, sosyal ve duygusal ağırlık çarpıcı bir tabloya dönüşüyor. Gençler Nereye yalnızca bir saha çalışması değil, ülkenin geleceğini kendi evlatlarının gözünden görme cesareti. Bu kitap gençleri duymak, anlamak ve artık kaybetmemek için gecikmiş bir çağrı niteliğinde. Çünkü bir ülkenin kaderi, gençlerinin ufkuyla sınırlıdır.</p>

<p></p>

<p><strong>TUĞÇE TATARİ HAKKINDA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tuğçe Tatari, 1980 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Akademi Radyo Televizyon mezunu. Anadolu Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde ikinci sınıf öğrencisi. Gazeteciliğe 2000 yılında Habertürk’te muhabir olarak başladı. 2004 yılında Vatan gazetesine geçti ve dört yıl muhabirlik yaptı. 2009-2013 yılları arasında Akşam gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Güncel konular, sosyal hayat, popüler kültür ve siyaset üzerine yazılar yazdı. 2013 yılından beri T24’te düzenli olarak yazan Tatari’nin Anneanne Ben Aslında Diyarbakır’da Değildim (2015, Doğan Kitap) ve Gerçekten Eşit miyiz?, Biri ve Diğeri, Nedir Birbirimizden Farkımız?, Savaşın Barış Hali ve Benim Yeşil Gezegenim isimli 5 kitaplık, “Politik Çocuk” serisi (2024, Literatür Çocuk) bulunmaktadır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/turkiyenin-genclik-gercegi-gorulmuyorlar-duyulmuyorlar</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 07:37:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2026/02/turkiye_nin_genclik_gercegi_gorulmuyorlar_duyulmuyorlar_h48380_e1f44.jpg" type="image/jpeg" length="86429"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2025 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi László Krasznahorkai  Can Yayınları’nda!]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/2025-nobel-edebiyat-odulu-sahibi-lszl-krasznahorkai-can-yayinlarinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/2025-nobel-edebiyat-odulu-sahibi-lszl-krasznahorkai-can-yayinlarinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Macar edebiyatının önde gelen yazarlarından László Krasznahorkai imzalı Yeşaya Geldi şubat ayında raflarda. Krasznahorkai’nin Savaş ve Savaş’tan bir yıl önce yazdığı bu uzun öykü, bireysel çözülüşle toplumsal çöküşü tek bir ânın içine sığdıran yoğun bir ön anlatı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeşaya Geldi, László Krasznahorkai’nin insanlığın hiç bitmeyen savaşını ve yıkımı Savaş ve Savaş’ın başkahramanı György Korin’in iç sesiyle birleştirerek sarsıcı bir bekleyiş duygusuyla anlattığı karanlık bir eşik. Korin’in kaderinin henüz mühürlenmediği, kendi kendini yok etmeye en yatkın halinde, henüz yola çıkmadan yakalanmış bir portresi.</p>

<p>Kıyamet gelmeden önce!</p>

<p>“Apokaliptik terörün ortasında sanatın gücünü yeniden teyit eden çarpıcı ve vizyoner yapıtları” nedeniyle 2025 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan László Krasznahorkai, Yeşaya Geldi’de sarsıcı bir bekleyiş halini, açıklanamayan bir tehdidi ve yavaşça çözülen bir dünyayı iç içe geçiriyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/2025-nobel-edebiyat-odulu-sahibi-lszl-krasznahorkai-can-yayinlarinda</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 07:23:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2026/02/2025_nobel_edebiyat_odulu_sahibi_lszl_krasznahorkai_can_yayinlarinda_h48361_910d6.jpg" type="image/jpeg" length="37569"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sayılar ve renkler davranışlarımızı nasıl yönlendiriyor?]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/sayilar-ve-renkler-davranislarimizi-nasil-yonlendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/sayilar-ve-renkler-davranislarimizi-nasil-yonlendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük hayattaki iletişimin büyük ölçüde kelimelerle kurulduğu düşünülüyor. Ancak günümüz dünyası incelendiğinde, sayıların ve renklerin belirleyici rolü açıkça görülüyor. Öyle ki kimlikler numaralarla tanımlanıyor, gün saatle planlanıyor, başarı puanla ölçülüyor, performans verilerle değerlendiriliyor, mavi renk güveni, kırmızı ise dinamizmi ve dikkati simgeliyor. Tüm bunları fark edebilmek, hem bireysel tercihlerimizin ardındaki dinamikleri sorgulamamızı hem de içinde yaşadığımız toplumun yönelimlerini daha derinlikli okumamızı sağlıyor. Sayıların ve renklerin kültürel ve psikolojik arka planını Sayıların ve Renklerin Sırlı Dili kitabında kaleme alan Şebnem Ekşib de yaşamın içindeki görünmez kodları okuyucular için görünür hâle getiriyor.</p>

<p>Gündelik yaşamın sıradan unsurları gibi görünen sayılar ve renkler, aslında insanlık tarihi boyunca bireysel psikolojiden toplumsal normlara, ticaretten sanata kadar pek çok alanda belirleyici bir rol üstleniyor. Çoğu zaman fark edilmese de bir ürünün ambalajındaki renk tercihinden bina kat numaralarına, yas törenlerindeki kıyafet seçiminden kurumsal logolara kadar uzanan birçok detay, bu görünmez dilin etkisiyle şekilleniyor.</p>

<p>Sayıların ve renklerin bu güçlü etkisi geçmişten bugüne uzanırken, dijital çağda daha da görünür hâle geliyor. Sosyal medya simgelerinden veri odaklı sistemlere kadar uzanan geniş bir alanda etkisini sürdüren bu sembolik dili doğru okumak hem bireysel tercihleri anlamlandırmak hem de toplumsal dinamikleri kavramak açısından önem taşıyor. Bu kapsamda Şebnem Ekşib, Ceres Yayınları etiketiyle çıkan Sayıların ve Renklerin Sırlı Dili kitabıyla okuyuculara bu kadim bilgilerin kapılarını aralıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Sayılar Kimlik ve Anlam Üretiyor, Renkler Algımızı Şekillendiriyor"</strong></p>

<p>Sayıların yalnızca matematiksel değerler olmadığını her birinin bir anlam taşıdığını belirten Yazar Ekşib, “Evren, bizimle dolaylı şekilde konuşuyor. En çok da sayılar ve rakamlar üzerinden haber ya da bilgi alıyoruz. Sayıların size ne demek istediğini anlarsanız, size iletilmeye çalışılanı daha iyi kavrayabilirsiniz. Örneğin Tesla, sürekli 3,6,9 sayıları üzerine durmuştur. "Sayılarının ihtişamını bilseydiniz evrenin kapılarını açacak önemli bir anahtarınız olurdu" sözü ona atfedilmiştir. Burada 3 enerjiyi; 6 frekansı ve 9 ise titreşimi temsil ediyor. Yani enerji, frekans ve titreşim evrenin kendisidir.</p>

<p>Aynı şekilde renkler de yalnızca görsel tercihler değil, bilinçaltımıza işleyen güçlü kodlardır. Kırmızı harekete geçirir, mavi güven oluşturur, beyaz saflık ve başlangıç duygusu uyandırır. Altın rengi de son günlerde sıkça gündeme geliyor. Çünkü insanlar ekonomik belirsizlik dönemlerinde altına yöneliyor. Bu metalin rengi yüzyıllardır güvenin, gücün ve kalıcılığın simgesi olarak kabul ediliyor. Anadolu'daki 'yastık altı altın' geleneği bunun en somut örneklerinden biridir. İnsanlar birikimlerini bankalardan önce altınla sakladı. Bu değerli metal tarih boyunca değerini koruyan ve nesiller arası aktarılan bir güven sembolü olarak görüldü. Bu yalnızca ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda kültürel bir bilinçtir.</p>

<p>Dijital çağda bu sembolik sistem ortadan kalkmadı; aksine daha görünür hâle geldi. Sosyal medyadaki mavi tik onayı, kırmızı bildirim noktası aciliyet hissini temsil ediyor. Sayılar kararlarımızı çerçevelerken, renkler algımızı şekillendiriyor. Bu dili fark etmek hem bireysel tercihlerimizi hem de toplumsal yönelimleri daha bilinçli okumamızı sağlar” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/sayilar-ve-renkler-davranislarimizi-nasil-yonlendiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 07:49:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2026/02/sayilar_ve_renkler_davranislarimizi_nasil_yonlendiriyor_h48357_49e6c.jpg" type="image/jpeg" length="40578"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[72. Sait Faik Hikâye Armağanı başvuruları için son günler]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/72-sait-faik-hikye-armaganibasvurulari-icin-son-gunler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/72-sait-faik-hikye-armaganibasvurulari-icin-son-gunler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Darüşşafaka Cemiyeti, Türkiye İş Bankası ve Kültür Yayınları iş birliğiyle her yıl bir öykü yazarına verilen Sait Faik Hikâye Armağanı için başvurular, 27 Şubat Cuma gününe dek sürüyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Usta yazar Sait Faik Abasıyanık’ın anısını yaşatmak adına her yıl bir öykücüye verilen Sait Faik Hikâye Armağanı’nın 72.sine başvurular devam ediyor.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/wrtt3.jpg" /></p>

<p>Yarışmaya katılacak yazarların, başvuru yapacakları hikâye kitabından on beş (15) nüshayı, 27 Şubat 2026 Cuma günü saat 17.00’ye kadar Darüşşafaka Cemiyeti’ne elden ya da posta yoluyla ulaştırması gerekiyor. Yarışmaya daha önce Armağan’ı kazanmamış yazarların 2025 yılında yayımlanmış ve herhangi bir ödül almamış olan hikâye kitapları katılabiliyor.</p>

<p>Ön jüri ve jürinin titiz değerlendirme süreçlerinin ardından kısa liste nisanda, yarışmanın kazananı ise mayıs ayı içinde açıklanacak. Armağan ile birlikte ilk kez geçen sene verilmeye başlanan Doğan Hızlan Özel Ödülü de sahibini bulacak.</p>

<p>72. Sait Faik Hikâye Armağanı ve Doğan Hızlan Özel Ödülü’nün ön jürisi, Emrah Kolukısa’nın koordinatörlüğünde toplanacak. Ön jüride Seray Şahinler Demir, Eray Ak ve Ali Bulunmaz yer alıyor.</p>

<p>Jüri ise İhsan Yılmaz, Faruk Duman, Cemil Kavukçu, Nazan Aksoy, Seval Şahin, Darüşşafaka Cemiyeti eski Başkan Vekili Beşir Özmen ve Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali’den oluşuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/72-sait-faik-hikye-armaganibasvurulari-icin-son-gunler</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 07:11:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2026/02/72_sait_faik_hikye_armaganibasvurulari_icin_son_gunler_h48329_9371c.jpg" type="image/jpeg" length="85704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdal Öz Edebiyat Ödülü yenileniyor]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/erdal-oz-edebiyat-odulu-yenileniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/erdal-oz-edebiyat-odulu-yenileniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlk kez 2008 yılında verilen Erdal Öz Edebiyat Ödülü, 18. yılında yenileniyor. Bugüne dek pek çok değerli yazar, şair ve denemeciye sunulan ödül, 2026’dan itibaren üç ayrı kategoride düzenlenecek.<br />
 </p>

<p><strong>1. Erdal Öz Edebiyat Ödülü:</strong></p>

<p>Erdal Öz Edebiyat Ödülü, tüm yapıtları ve emekleriyle edebiyatımızı onurlandıran sanatçılarımıza sunulmaya devam edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçmiş Kazananlar: Ödül daha önce Gülten Akın, İhsan Oktay Anar, Nurdan Gürbilek, Şavkar Altınel, Murathan Mungan, Cemil Kavukçu, küçük İskender, Orhan Pamuk, Orhan Koçak, Cevat Çapan, Adalet Ağaoğlu, Latife Tekin, Jale Parla, Selim İleri, Mehmet Eroğlu, Füruzan ve Necati Tosuner’e verilmişti.</p>

<p>Ödül: Kazanan sanatçıya, Handan Börüteçene’nin tasarladığı ödül heykeli ile birlikte 250.000 TL armağan edilecek.</p>

<p><strong>Seçici Kurul: </strong>Metin Celâl, Turgay Fişekçi, Ayşe Sarısayın</p>

<p><strong>2. Erdal Öz Roman Ödülü:</strong></p>

<p>Bu yıl ilk kez düzenlenecek olan Erdal Öz Roman Ödülü, bir önceki yıl yayımlanmış ve ödüle başvuran yapıtlar arasından seçici kurul tarafından belirlenecek.</p>

<p>Başvuru: Ödüle başvurmak isteyen yazarlar ya da yayınevleri, başvuru bilgilerini içeren formlara www.erdalozedebiyatodulu.com sitesinden ulaşabilecekler. Başvuru tarihleri  17 Şubat – 30 Nisan 2026 tarihleri arasındadır.</p>

<p>Ödül: Kazanan sanatçıya Erdal Öz Roman ödül heykeli ile birlikte 250.000 TL armağan edilecek.</p>

<p><strong>Seçici Kurul:</strong> Oğuz Demiralp, Nedret Öztokat Kılıçeri, Levent Yılmaz </p>

<p><strong>3. Erdal Öz İlk Öykü Kitabı Ödülü:</strong></p>

<p>Bu yıl ilk kez düzenlenen bir diğer ödül ise genç öykü yazarlarını teşvik etmek ve Erdal Öz’ün öykü mirasını anımsatmak amacını taşıyor. Bu kategoriye, ilk öykü kitabını yayımlayan yazarlar katılabiliyor.</p>

<p>Başvuru: Bu kategori için başvurmak isteyen yazarlar ve yayıncılar, başvuru formlarına <strong><a href="http://www.erdalozedebiyatodulu.com " rel="nofollow">www.erdalozedebiyatodulu.com </a></strong>sitesinden ulaşabilirler. Başvuru tarihleri  17 Şubat – 30 Nisan 2026 tarihleri arasındadır.</p>

<p>Ödül: Kazanan sanatçıya Erdal Öz İlk Öykü Kitabı ödül heykeli ile birlikte 250.000 TL armağan edilecek.</p>

<p><strong>Seçici Kurul:</strong> Jale Özata Dirlikyapan, Murat Yalçın, Müge İplikçi </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/erdal-oz-edebiyat-odulu-yenileniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 08:01:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2026/02/erdal_oz_edebiyat_odulu_yenileniyor_h48321_5913e.jpg" type="image/jpeg" length="28332"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adil Yıldırım’dan Aşk Tüyoları]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/adil-yildirimdan-ask-tuyolari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/adil-yildirimdan-ask-tuyolari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>D&R “Gece Yarısı Kütüphanesi”, sevgililer gününe özel, yazar Adil Yıldırım’ın konukluğunda ‘’Aşkın Kütüphanesi’’ne dönüştü. İlişkilere dair ezber bozan yorumlarıyla tanınan Adil Yıldırım, aşkın tüm halleri samimi bir sohbetle masaya yatırdı, konuklardan gelen soruları yanıtladı ve aşk üzerine çarpıcı tüyolar verdi.</p>

<p>14 Şubat Sevgililer Gününü hafta boyunca farklı etkinliklerle kutlayan D&R, bu kez yazar Adil Yıldırım ile özel bir “aşk buluşması”na imza attı. D&R Cafe’de kahve eşliğinde gerçekleşen özel buluşmada, aşk ve ilişkiler üzerine konuşuldu. Geç saatlere kadar süren sohbetin ardından Yıldırım, sevilen kitaplarını okurları için imzaladı. İşte geceye damgasını vuran aşk tüyoları;</p>

<p><strong>"Unutmayın, erkek beyni basit, kadın beyni donanımlıdır"</strong></p>

<p>İlişkilerde yaşanan iletişim sorunlarının temelinde biyolojik farklılıkların yattığını belirten Adil Yıldırım, "Erkek beyni daha basit çalışır; sol yarım küredeki nöronlar daha dağınıktır. Bir erkek konuşurken veya bir şey dinlerken aynı anda başka bir şeye konsantre olamaz. Kadın beyni ise muazzam bir donanıma sahiptir; nöronlar daha bir arada ve sağ yarım kürededir. Bu sayede bir kadın aynı anda pek çok işi bir arada yürütebilir. Erkeklerin çoğu zaman partnerlerini anlamamasının sebebi, bu donanımlı varlığı çözecek kapasiteye sahip olmamalarıdır" dedi.</p>

<p><strong>"İlahi mesajlara karşı savaşmayın, kaybedersiniz"</strong></p>

<p>İlişkilerde ısrarcı olmanın ve sinyalleri görmezden gelmenin büyük bir hata olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Hayatta ait olmadığınız ve sizin seviyenizde olmayan bir yerde asla duramazsınız; hayat buna izin vermez. Kainat size mesajlarını karşınıza çıkardığı olaylar ve insanlar aracılığıyla verir. Örneğin, nişanlı bir çift tatilde yüzüklerini kaybediyorsa bu evrenin bir uyarısıdır. İlahi mesajlara karşı verilen savaşı insanlar her zaman kaybeder. Eğer biri sizin için doğru kişi değilse, hayat sizi ondan uzaklaştıracak sinyalleri mutlaka gönderir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Emek verdiğiniz ilişkide 'Next' tuşuna basmayı bilin"</strong></p>

<p>“Kadınlar ilişkilerde daha "hırslı" davranıyor ve emek verdikleri kişiden kopmakta zorlanıyorlar. Erkeklerde bir 'Next' tuşu vardır; bir ilişki bittiğinde işine, gücüne veya hayatına bakıp yoluna devam edebilir. Ancak kadınlar 'Ya gider başkasıyla mutlu olursa?' korkusu ve hırsıyla toksik ilişkilere dört elle sarılır. Bir adama iki-üç sene boyunca aşırı yüklenmek ve onu dönüştürmeye çalışmak büyük bir zaman kaybıdır. Kendi otantik yapınızı bozarak başkası gibi davranmayın; çünkü o zaman o adam sizi değil, yarattığınız o 'başkası'nı sever."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Dikkat! Gizemini kaybeden ilişki, heyecanını da kaybeder"</strong></p>

<p>İlişkilerde tarafların birbirine karşı aşırı açık olmasının bazen büyüyü bozduğunu ifade eden Yıldırım, "Bir ilişkide her şeyi en ince ayrıntısına kadar anlatmak, sürekli ulaşılabilir olmak ve gizemli hiçbir alan bırakmamak aslında o ilişkiyi monotonluğa sürükler. Özellikle kadınların 'her şeyi paylaşmalıyız' yanılgısı, erkeğin avcı ruhunu köreltiyor. Oysa aşk, biraz da keşfedilmemiş alanlara ihtiyaç duyar. Kendinize ait bir dünyanız, hobileriniz ve kimsenin müdahale edemediği bir bireysel alanınız olmalı. Siz kendinizi merkeze koyduğunuzda, karşınızdaki kişinin size olan merakı ve ilgisi de taze kalır" dedi.</p>

<p><strong>"Dijital dünya aşkı tüketen bir illüzyon sunuyor, kanmayın"</strong></p>

<p>Günümüzdeki tanışma uygulamaları ve sosyal medyanın ilişkiler üzerindeki etkisine de değinen Adil Yıldırım şunları söyledi: "Şu anki flört dünyası maalesef çok hızlı ve yüzeysel. İnsanlar birer 'seçenek' haline geldi. Özellikle dijital platformlardan tanışılan kişilere karşı çok dikkatli olunmalı. Güvenin inşa edilmediği, sadece dış görünüşe dayalı bu başlangıçlar çoğunlukla hayal kırıklığıyla sonuçlanıyor. Bir insanın evine gitmeden veya hayatına dahil etmeden önce onu gerçek dünyada, sosyal ortamlarda gözlemlemek şart. Unutmayın, hızlı başlayan her şey aynı hızla tükenir; kalıcı olan emek ve zamandır."</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/adil-yildirimdan-ask-tuyolari</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 08:29:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2026/02/adil_yildirimdan_ask_tuyolari_h48311_ce63b.jpg" type="image/jpeg" length="17741"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Masumiyet Müzesi Dizisi Yayına Girdi  Kitap Stokları Tükendi]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/masumiyet-muzesi-dizisi-yayina-girdi-kitap-stoklari-tukendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/masumiyet-muzesi-dizisi-yayina-girdi-kitap-stoklari-tukendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Masumiyet Müzesi’nin dizi uyarlamasının izleyiciyle buluşması, e-ticaret verilerine doğrudan yansıdı. Orhan Pamuk imzalı esere yönelik ilgi, Hepsiburada verilerine göre, dizinin yayın tarihinin açıklanmasının ardından hızla yükseldi.</p>

<p>Dizinin yayın tarihinin açıklanmasının ardından geçen beş haftalık süreçte kitap aramaları %641, satışlar ise %406 arttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dizinin yayına girdiği 13 Şubat günü talep zirveye ulaştı. Kitap satışları bir önceki haftaya kıyasla %885 artarken, aynı gün “Masumiyet Müzesi” aramalarında haftalık bazda %1528’lik artış kaydedildi. Yaşanan yoğun ilgi nedeniyle platformdaki mevcut kitap stokları kısa sürede tükendi.</p>

<p>Coğrafi dağılıma bakıldığında en yüksek ilgi, üç büyük ilin ardından Kocaeli, Bursa ve Tekirdağ’dan geldi. Kitaba ilgi gösteren kitlenin %70’ini kadınlar, %30’unu ise erkek kullanıcılar oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/masumiyet-muzesi-dizisi-yayina-girdi-kitap-stoklari-tukendi</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 07:45:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2026/02/masumiyet_muzesi_dizisi_yayina_girdi_kitap_stoklari_tukendi_h48306_aa55c.jpg" type="image/jpeg" length="82284"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halden Anlayan Lider: İyi İşler, Önce İyi İlişkilerle Başlar]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/halden-anlayan-lider-iyi-isler-once-iyi-iliskilerle-baslar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/halden-anlayan-lider-iyi-isler-once-iyi-iliskilerle-baslar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Penti’de 10 yılı aşkın süredir CEO olarak görev yapan Mert Karaibrahimoğlu, ilk kitabı “Halden Anlayan Lider” ile liderliğin bugün neden dönüşmek zorunda olduğunu ve insanı gerçekten anlayan bir yönetim yaklaşımını “gerçek” hikayelerle ele alıyor.</p>

<p></p>

<p>Halden Anlayan Lider: İyi İşler, Önce İyi İlişkilerle Başlar</p>

<p></p>

<p>“Halden Anlayan Lider”, yalnızca bir liderlik kitabı değil; insan odaklı yönetimin, empatiyle kurulan ilişkilerin ve birlikte çalışma kültürünün nasıl sürdürülebileceğine dair ilham verici bir yolculuk sunuyor. </p>

<p></p>

<p>Mona Kitap yayınevinden çıkan ve Burcu Kandemir Uğurlu tarafından yayına hazırlanan Halden Anlayan Lider; Mert Karaibrahimoğlu’nun çıraklıktan liderliğe uzanan yolculuğunu, farklı kültürlerle çalışma deneyimlerini, İngiltere’de girişimci olarak geçirdiği yılları ve çok uluslu organizasyonlarda edinilen liderlik pratiklerini harmanlayarak iş ve iletişim yaklaşımını akıcı diliyle okuyucuya aktarıyor. </p>

<p></p>

<p>Her bölümde iletişimi derinleştiren, ilişkileri güçlendiren ve ekiplerle bağ kurmanın önemini hatırlatan ve adeta bir yol haritası olan Halden Anlayan Lider; günümüz dünyasında liderliğin en temel görevinin yalnızca sonuç almak değil insanı anlamak, dinlemek ve birlikte üretme hâlini koruyabilmekten geçtiğini aktarırken “İyi işler, önce iyi ilişkilerle başlıyor. İyi ilişkiler ise empatiyle…” ana mesajını veriyor. </p>

<p></p>

<p>Halden Anlayan Lider, iş dünyası için bir yol haritası olurken kitabın tüm geliri Pınar Karaibrahimoğlu’nun anısına meme kanserinde farkındalığı artırmak ve erken tanıyı desteklemek amacıyla Memeder Meme Sağlığı Derneği’ne bağışlanarak toplumsal bir faydaya da katkı sağlıyor. Ayrıca kitap üzerinde yer alan QR kod ile tüm okuyucular bağış yaparak Memeder Meme Sağlığı Derneği’ne destek sağlayabiliyor.  </p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karaibrahimoğlu kitabı hakkında görüşlerini “Halden Anlayan Lider, “ben oldum” demediğim, olmak için özen gösterdiğim ve faydalarını anlatarak daha çok insana yaymayı hedeflediğim bir yol gösterici. Birlikte çalışma hâlini koruyabilmemiz için liderliğin dönüşmesi gerektiğine inanıyorum. Bu kitapta deneyimlere ışık tutarak dönüşümün nasıl mümkün olabileceğini gösteriyor. Aynı zamanda satış gelirinin tamamı Meme Sağlığı Derneği’ne (MEMEDER) bağışlanarak, meme kanserinde farkındalığın artmasına ve erken tanının desteklenmesine katkı sunacak. Kitabın böyle bir amaçla okuyucu ile buluşması benim için en az içeriği kadar değerli…” diyerek belirtiyor.<br />
 </p>

<p>“Halden Anlayan Lider”, yöneticilerden genç profesyonellere, girişimcilerden ekip içinde çalışan herkese daha güçlü ilişkiler kurarak daha sürdürülebilir başarılar elde etmenin mümkün olduğunu hatırlatıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/halden-anlayan-lider-iyi-isler-once-iyi-iliskilerle-baslar</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Feb 2026 08:07:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2026/02/halden_anlayan_lider_iyi_isler_once_iyi_iliskilerle_baslar_h48237_4fcdc.jpg" type="image/jpeg" length="79518"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bige Güven Kızılay, yeni romanı "Saklı Zaman Bahçeleri" çıktı!]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/bige-guven-kizilay-yeni-romani-sakli-zaman-bahceleri-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/bige-guven-kizilay-yeni-romani-sakli-zaman-bahceleri-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bige Güven Kızılay, yeni romanı Saklı Zaman Bahçeleri ile okurları İskenderiye Kütüphanesi’nden 16. yüzyıl İstanbul’una, oradan pandemi günlerine uzanan çok katmanlı bir yolculuğa çıkarıyor.</p>

<p>Bige Güven Kızılay, yeni romanı Saklı Zaman Bahçeleri ile okuru zamanın farklı katmanları arasında bir yolculuğa davet ediyor. İskenderiye Kütüphanesi’nin küllerinden 16. yüzyıl İstanbul’una, oradan pandemi günlerinin İstanbul’una uzanan roman; geçmiş, bugün ve insan hafızası arasındaki görünmez bağları sorguluyor. Üç ayrı zaman diliminde geçen bu üç hikâye, ilk bakışta birbirinden uzak gibi görünse de ortak bir merkezde buluşuyor.</p>

<p>Roman, “Geçmiş, sandığımızdan daha mı fazla bugüne dokunur?” sorusunu merkezine alırken; aceleye kapılmadan, okuru kendi sorularıyla baş başa bırakan; zamanı doğrusal değil döngüsel bir deneyim olarak ele alıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Arka kapak</strong></p>

<p>“Ben bir kenar mahallede büyümüş asırlık çınar ağacının gölgesi, o boğaz kenarında yetişmiş eflatun erguvan dalı... Vuslat bize mümkün değildi ki...”</p>

<p><strong>***</strong></p>

<p>Yüzyıllar boyunca birbirine görünmez bağlarla bağlanan üç hayat... Birinde yanan bir kütüphanenin küllerinden doğan umut, diğerinde bir çınarın gövdesine saklanan dileklerin gerçekleşme arzusu, sonuncusunda ise pandemi günlerinde filizlenen bir aşk…</p>

<p>Saklı Zaman Bahçeleri, asırlar boyunca birbirinden uzak görünen hikâyelerin aslında aynı merkezde buluştuğu bir dünya... Kaybolmuş bilginin, dileklerin ve aşkın izinde; insanlık tarihinin farklı duraklarından geçerek tek bir soruya yöneliyor: Geçmiş, sandığımızdan daha mı fazla bugüne dokunur?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akıp giden binlerce yıl içinde neler tekrar eder, neler kaybolur gider?</p>

<p>Aşk sahiden bir tek çoraplar çekmecesi midir, ve ayrılığın adabından mıdır susmak?</p>

<p>Saklamadıklarımız da bir yerlerde saklanır mı? Bir insanın ağzından çıkan bir söz, bir kalemin ucundan kâğıda süzülen bir kelime, bir keşif, bir buluş…Dürüstlüğün alçak sesi midir iyi insanlar? Kayıp bir dil gibi mi hissederler kendilerini? Onların sustuklarını duyan var mıdır?</p>

<p>Günün birinde hepsini öğreneceğiz. Hepsini…</p>

<p>Zamanın saklı bahçelerinde dinlenmeye gittiğimizde.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/bige-guven-kizilay-yeni-romani-sakli-zaman-bahceleri-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 07:24:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2026/01/bige_guven_kizilay_yeni_romani_sakli_zaman_bahceleri_cikti_h48171_7ce2f.jpg" type="image/jpeg" length="76565"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[VBKY “Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil”i yayımladı]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/vbkyosmanli-arabistaninda-kiyam-ve-tenkiliyayimladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/vbkyosmanli-arabistaninda-kiyam-ve-tenkiliyayimladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Selda Güner Özden’in kaleme aldığı “Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil” adlı çalışmayı okurla buluşturuyor. Eser, sıklıkla “çöl fanatizmi”nin bir tezahürü ya da “İslami fundamentalizm”in erken bir örneği olarak nitelendirilen ‘Vehhabi-Suûdi’ kıyamını, ilk elden kaynaklar ve kapsamlı bir literatür eşliğinde ele alıyor. Kitap, basmakalıp yaklaşımları aşarak 18. yüzyıl Osmanlı Arabistanı’nı merkez-çevre ilişkileri, kabile sosyolojisi ve dinî söylemin dönüşümü çerçevesinde yeniden değerlendiriyor.</p>

<p>VBKY’nin tarih kitaplığı, Selda Güner Özden’in kaleme aldığı “Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil” adlı eserle genişlemeye devam ediyor. Çalışma, ilk elden kaynaklar ve kapsamlı bir literatürden hareketle 18. yüzyıl Osmanlı Arabistanı’nı merkez-çevre ilişkileri, kabile yapıları ve dinî düşüncedeki dönüşümler ekseninde ele alıyor. Vehhabi-Suûdi kıyamına dair sıklıkla dile getirilen “çöl fanatizmi” ya da “İslami fundamentalizmin erken bir örneği” gibi klişeleri aşan kitap, olayları yalnızca merkezî otoritenin zayıflaması ya da merkeze yönelmiş bir isyan olarak yorumlamıyor. Bunun yerine meşruiyetin nasıl yeniden kurulduğunu ve gücün farklı aktörler arasında nasıl biçimlendiğini inceliyor. Vehhabi-Suûdi hareketi, benzer Selefi-ihyacı akımlarla karşılaştırılarak daha geniş bir tarihsel bağlama yerleştiriliyor. Suûdi hanedanı ile dinî söylem arasındaki karşılıklı ilişkiyi görünür kılan “Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil”, Arabistan’ın Suûdileşme sürecini ve din–iktidar–toplum ilişkilerini anlamak isteyenler için temel bir başvuru eseri niteliği taşıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Kitaptan:</strong></p>

<p>“18. yüzyıl ortalarında Osmanlı İmparatorluğu’nda merkeze karşı bir hareket olarak ortaya çıkan Vehhabilik ve Suûd kıyamları, din, siyaset ve bedevi Arap toplumunun sosyolojisi ekseninde in­celenmeye çalışılacaktır. Bu çalışmada, literatürde yaygın biçimde kullanılan “Vehhabi isyanı” ifadesi yerine “Vehhabi kıyamı” terimi tercih edilmiştir. Arapçada kıyam, temel olarak “ayağa kalkmak” veya “bir harekete girişmek” anlamına gelir ve tarihsel bir olguyu mahiyetine dair hüküm içermeden betimleyebilir. Buna karşılık Osmanlı hukuk ve siyaset terminolojisinde isyan ve özellikle ‘bağy’ kavramları, meşru otoriteye yönelen silahlı başkaldırıları tanımla­yan normatif terimlerdir; bu sebeple ahlaki ve hukuki bir değerlen­dirme içerirler. Bu bağlamda kıyam kelimesi, söz konusu hareketi tarihsel-sosyolojik bir olgu olarak daha nötr biçimde ifade etme im­kânı sunduğu için tercih edilmiştir. Ayrıca bu terminolojik seçim, Osmanlı merkez kaynaklarında yer alan normatif dilin aynen yeni­den üretilmesi yerine, tarihsel malzemeyi analitik bir mesafeyle ele alma yönündeki metodolojik kaygıyı da yansıtmaktadır. Diğer taraftan, Vehhabi kıyamının neden ortaya çıktığı sorusuna cevap aramakla birlikte, nasıl ortaya çıktığı ve niçin si­yasi bir harekete dönüştüğü üzerinde durulacaktır. Bunun için ilk olarak Vehhabi-Suûdi kıyamının Selefi karakteri izah edilecek ve 18. yüzyılda İslam dünyasının farklı coğrafyalarında meyda­na gelen diğer Selefi hareketlerle bir karşılaştırma yapılacaktır. Örneğin, Muhammed b. Abdülvehhab’ın ihya/tecdid fikirlerinin, İngiliz işgali öncesinde Hindistan’da ortaya çıkan Dihlevî ve Sir­hindî hareketiyle gösterdiği benzerlikler ve farklılıklar meselenin anlaşılması için açıklayıcıdır.”</p>

<p></p>

<p><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>

<p>Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde öğretim üyesidir. Hacettepe Üniversitesi Tarih Bölümünden mezun olmuş (2001); Ocak 2002’de aynı bölümde göreve başlamış; 2005’te yüksek lisans, 2012’de doktora öğrenimini tamamlamıştır. Doktora tez aşamasında University of London School of Oriental and African Studies (SOAS), Center of Islamic Studies ve İngiliz Ulusal Arşivleri’nde (2009); doktora sonrasında ise London School of Economics and Political Science’ta (2014-2015) çalışmalar yapmıştır. V. Murad: Yeni Osmanlı, Melankolik ve Mason Birader (1840-1904) adlı eserinin (2018) yanı sıra Mehmed Memduh Paşa’nın Esvât-ı Sudûr’unu (2019) yayına hazırlamıştır. Yakın dönem Osmanlı tarihi, 19. yüzyıl Osmanlı-Ortadoğu tarihi, kolonyal tarih alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir. Araştırmaları Osmanlı-İngiliz ilişkileri, idari dönüşümler ve modern devletin oluşumu konularında yoğunlaşmaktadır.</p>

<p></p>

<p><strong>KÜNYE</strong></p>

<p>Yayınevi: VBKY</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kategori: Tarih           </p>

<p>Yazan: Selda Güner Özden</p>

<p>Kitabın adı: Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil Vehhabi-Suûdiler</p>

<p>Proje Editörü ve Son Okuma: Ali Adem Yörük</p>

<p>Kitap Editörü: Mahmud Esad Kalıpçı</p>

<p>Sayfa Uygulama: Yümna Sarıkaya</p>

<p>Kapak: Faruk Özcan    </p>

<p>Sayfa sayısı: 424</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/vbkyosmanli-arabistaninda-kiyam-ve-tenkiliyayimladi</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 06:58:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2026/01/vbkyosmanli_arabistaninda_kiyam_ve_tenkiliyayimladi_h48166_dd317.jpg" type="image/jpeg" length="29235"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuğçe Tatari'nin "Gençler Nereye" kitabı raflarda]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/tugce-tatarinin-gencler-nereye-kitabi-raflarda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/tugce-tatarinin-gencler-nereye-kitabi-raflarda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tuğçe Tatari, yeni çalışmasında ülkenin en önemli sorularından birini merkeze alıyor: Gençler Nereye, Türkiye’nin bugününü ve yarınını gençlerin gözünden okumaya davet ediyor. Birbirinden farklı hayatlar yaşayan gençlerle görüşmeler yapan Tatari, bu çarpıcı kitapta Türkiye’de genç olmanın gerçek yüzünü; umutla umutsuzluk, hayalle baskı arasında sıkışmış hayat hikâyeleri üzerinden gözler önüne seriyor. Gençler Nereye, gençlerin omuzlarına yüklenen ağır koşulları görünür kılarak, ülkenin geleceğine dair ertelenmiş ama kaçınılmaz bir yüzleşmeye çağırıyor.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin en büyük sorusu artık açıkça ortada: Gençlik nereye gidiyor, daha doğrusu gitmek zorunda bırakılıyor?</p>

<p></p>

<p>Tuğçe Tatari’nin birbirinden farklı hayatlar yaşayan gençlerle yaptığı görüşmeler umutsuzlukla direnç, güvensizlikle hayal, baskıyla özgürlük arayışı arasında sıkışmış gerçek hikâyeleri gözler önüne seriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>İki üniversite bitirip kuryelik yapanlardan ortaokul sıralarında çocuk işçiye dönüştürülenlere, bağımlılıkla mücadele edenlerden kimliğini savunmak zorunda kalanlara, mülteci gençlerden bavulunu kapı aralığında hazır tutanlara kadar bu görüşmeler, Türkiye’de genç olmanın romantikleştirilmiş klişelerini sert bir gerçeklikle kırıyor. Gençlerin omuzlarına yüklenen ekonomik, sosyal ve duygusal ağırlık çarpıcı bir tabloya dönüşüyor.</p>

<p></p>

<p>Gençler Nereye yalnızca bir saha çalışması değil, ülkenin geleceğini kendi evlatlarının gözünden görme cesareti. Bu kitap gençleri duymak, anlamak ve artık kaybetmemek için gecikmiş bir çağrı niteliğinde. Çünkü bir ülkenin kaderi, gençlerinin ufkuyla sınırlıdır.</p>

<p></p>

<p>Literatür Hayat etiketiyle yayımlanan Gençler Nereye, raflarda ve internet satış sitelerinde!</p>

<p></p>

<p><strong>TUĞÇE TATARİ HAKKINDA</strong></p>

<p>Tuğçe Tatari, 1980 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Akademi Radyo Televizyon mezunu. Anadolu Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde ikinci sınıf öğrencisi. Gazeteciliğe 2000 yılında Habertürk’te muhabir olarak başladı. 2004 yılında Vatan gazetesine geçti ve dört yıl muhabirlik yaptı. 2009-2013 yılları arasında Akşam gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Güncel konular, sosyal hayat, popüler kültür ve siyaset üzerine yazılar yazdı. 2013 yılından beri T24’te düzenli olarak yazan Tatari’nin Anneanne Ben Aslında Diyarbakır’da Değildim (2015, Doğan Kitap) ve Gerçekten Eşit miyiz?, Biri ve Diğeri, Nedir Birbirimizden Farkımız?, Savaşın Barış Hali ve Benim Yeşil Gezegenim isimli 5 kitaplık, “Politik Çocuk” serisi (2024, Literatür Çocuk) bulunmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/tugce-tatarinin-gencler-nereye-kitabi-raflarda</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Jan 2026 07:38:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2026/01/tugce_tatari_nin_gencler_nereye_kitabi_raflarda_h48055_eb2bc.jpg" type="image/jpeg" length="86902"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Ödülü başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/ahmet-hamdi-tanpinar-roman-odulu-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/ahmet-hamdi-tanpinar-roman-odulu-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edebiyatımızın ölümsüz isimlerinden Tanpınar’ın düşünce ve estetik dünyasından ilham alan eserlerin değerlendirileceği Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Ödülü için başvurular başladı! Edebiyat dünyasına yeni ve nitelikli eserler kazandırmayı hedefleyen Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Ödülü, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından “Bursa Tanpınar Yılı” kapsamında düzenleniyor. 1 Mart 2026 tarihine kadar devam eden başvurunun koşullarına ve ödülle ilgili ayrıntılı bilgilere bursakultursanat.com adresinden ulaşılabilir.</p>

<p></p>

<p>Türk edebiyatının en özgün ve etkileyici yazarlarından Ahmet Hamdi Tanpınar’ın adını taşıyan Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Ödülü, Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı (Bursa Kültür) tarafından düzenleniyor. Bursa Kültür’ün kültür ve edebiyat alanındaki üretimi desteklemeye yönelik çalışmalarının önemli bir parçası olan ödül, yeni sesleri Tanpınar’ın izinde buluşturmayı amaçlıyor. Zaman, bellek, şehir, birey ve kültür gibi Tanpınar edebiyatının temel temalarını farklı bakış açılarıyla ele alan romanların değerlendirileceği Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Ödülü, çağdaş Türk edebiyatına yeni ve nitelikli eserler kazandırmayı hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Seçici kurulunda Hakan Akdoğan, Murat Cankara, Sibel Irzık, Nuri Sağlam ve Seval Şahin’in yer aldığı Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Ödülü kapsamında başvurular, 1 Mart 2026 tarihine kadar yapılabilecek. Süreç sonunda seçici kurul tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenecek eserin sahibine 50 bin TL para ödülü verilecek.</p>

<p></p>

<p>Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Ödülü’yle ilgili detaylı bilgilere ve başvuru koşullarına bursakultursanat.com adresinden erişilebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/ahmet-hamdi-tanpinar-roman-odulu-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Jan 2026 07:35:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2026/01/ahmet_hamdi_tanpinar_roman_odulu_basvurulari_basladi_h48054_10434.jpg" type="image/jpeg" length="44375"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Scarlett Johansen'e benzeyen Zaya Blaze'den distopik bir yüzleşme: Elian]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/scarlett-johansene-benzeyen-zaya-blazeden-distopik-bir-yuzlesme-elian</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/scarlett-johansene-benzeyen-zaya-blazeden-distopik-bir-yuzlesme-elian" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan’da uzun yıllar dedektiflik yapan Zaya Blaze, edebiyat sahnesine güçlü bir giriş yaptı. Destek Yayınları’ndan çıkan ilk kitabı Elian, raflardaki yerini alırken yalnızca bir roman değil, aynı zamanda zihinsel ve duygusal bir yüzleşme vadediyor.</p>

<p>Yunanistan’da yayımlanan kitabıyla dikkatleri üzerine çeken Blaze, Elian’ın Türkiye’de gördüğü yoğun ilgiden oldukça memnun. Discopatik ve distopik temaları cesur bir anlatıyla harmanlayan yazar, okurunu konfor alanından çıkaran sarsıcı bir edebi yolculuğa davet ediyor.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/qqw88.jpg" /></p>

<p>Fiziksel görünümüyle de sıkça gündeme gelen Blaze, Hollywood’un yıldız ismi Scarlett Johansson’a olan çarpıcı benzerliğiyle dikkat çekiyor. Zarafeti ve güçlü duruşuyla ilgi odağı olan yazarın, Elian’ın sinema uyarlaması için görüşmelere de başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okurunu yalnızca bir kurgu evrenine değil, kendi iç dünyasının en derin katmanlarına da sürükleyen Elian, dokunduğu duyguları birer güç kaynağına dönüştürmeyi başarıyor. Roman, değişimin kaçınılmazlığını hissettirirken, bu değişime direnmek yerine onu sahiplenmenin mümkün olduğunu da fısıldıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/scarlett-johansene-benzeyen-zaya-blazeden-distopik-bir-yuzlesme-elian</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Dec 2025 08:14:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2025/12/cate_blanchette_benzeyen_zaya_blaze_den_distopik_bir_yuzlesme_elian_h47986_246c9.jpg" type="image/jpeg" length="34624"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnkılâp Kitabevi 42. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluştu]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/inkilp-kitabevi-42-uluslararasi-istanbul-kitap-fuarinda-okurlariyla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/inkilp-kitabevi-42-uluslararasi-istanbul-kitap-fuarinda-okurlariyla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnkılâp Kitabevi, 13-21 Aralık tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen 42. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda, seçkin yazarları okurlarla bir araya getirdi.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin en köklü yayınevlerinden İnkılâp Kitabevi, 42. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda kitapseverlerle buluştu. İnkılâp Kitabevi, imza günlerinin yanı sıra 13 Aralık’ta gerçekleşen Zeliha Bürtek & Gülşen İşeri ve 14 Aralık’ta gerçekleşen Naim Babüroğlu söyleşileri kitapseverler tarafından yoğun ilgi ile karşılandı.</p>

<p></p>

<p><strong>Yazarlar İmza Gününde Okurları Karşıladı</strong></p>

<p></p>

<p>İnkılâp Kitabevi, 42. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı kapsamında okurları imza günlerinde yazarlarla buluşturdu. 13 Aralık Cumartesi günü, kitapseverler Filiz Dağ, Ömür Sabuncuoğlu, Akasya Asıltürkmen ve Zeliha Bürtek & Gülşen İşeri ile buluşarak kitaplarını imzalatma fırsatı yakaladı.</p>

<p></p>

<p>14 Aralık Pazar günü, Cihat E. Çiçek, Zümra Atalay, Aret Vartanyan, Demet Cengiz, Sevda Ceren Mutlu, Aygül Aydın, Feyza Altun, Onur Alp Yılmaz ve Naim Babüroğlu imza gününde okurlarla bir araya geldi. Naim Babüroğlu’nun imza gününe binlerce kişi katılım sağladı. </p>

<p></p>

<p><strong>Yazarlar İmza Gününde Okurları Karşılamaya Devam Edecek</strong></p>

<p></p>

<p>İnkılâp Kitabevi, yoğun fuar programında okurları yazarlarla buluşturmaya devam edecek. 18 Aralık Perşembe günü kitapseverler Meri Çevik Simyonidis ve Damla Girgin 19 Aralık Cuma günü ise Oya Hancıoğlu ve Saime Özge Keskin ile buluşarak kitaplarını imzalatma fırsatı yakalayacak. </p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/zxss_3.jpg" /></p>

<p>20 Aralık Cumartesi günü, Özge Özberk, Ali Deniz Uslu, Bige Güven Kızılay, Melis Bozkurt, Can Yılmaz, Zafer Algöz, Serhan Kurşun, Elif Soykan, Filiz Dağ ve Ayşen Oy kitapseverlerle bir araya gelecek.</p>

<p>21 Aralık Pazar günü, Can Yılmaz, Zafer Algöz, Yılmaz Vural, Aslı T. Kızmaz, Sinan Meydan, Cem Arslan, Hande Çiğdemoğlu ve Tuba Taşangil Baybaş imza gününde okurlarla bir araya gelecek. Her bir gün, farklı yazarlar ve farklı eserlerle dolu bu etkinlikler, edebiyatseverler için kaçırılmayacak fırsatlar sunacak.</p>

<p></p>

<p><strong>FUAR TAKVİMİ</strong></p>

<p>18 ARALIK- PERŞEMBE</p>

<p>7.Salon/ No:739</p>

<p>Saat 13.00-15.00      Meri Çevik Simyonidis</p>

<p>8. Salon/ No:851</p>

<p>Saat 13.00-15.00     Damla Girgin</p>

<p>19 ARALIK- CUMA</p>

<p>8. Salon/ No:851</p>

<p>Saat 11.00-13.00      Oya Hancıoğlu</p>

<p>Saat 13.00-15.00      Saime Özge Keskin</p>

<p>20 ARALIK- CUMARTESİ</p>

<p>İmza Salonu- 13.00-18.00- Osman Pamukoğlu</p>

<p>7.Salon/ No:739</p>

<p>Saat 13.00-15.00     Özge Özberk</p>

<p>Saat 14.00-16.00     Ali Deniz Uslu</p>

<p>Saat 15.00-17.00     Bige Güven Kızılay     </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saat 13.00-15.00     Melis Bozkurt</p>

<p>Saat 13.00-18.00     Can Yılmaz</p>

<p>Saat 13.00-18.00     Zafer Algöz</p>

<p>8. Salon/ No:851</p>

<p>Saat 13.00-15.00     Serhan Kurşun</p>

<p>Saat 14.00-16.00     Elif Soykan</p>

<p>Saat 14.00-16.00     Filiz Dağ</p>

<p>Saat 15.00-17.00     Ayşen Oy</p>

<p>21 ARALIK- PAZAR</p>

<p>İmza Salonu- 13.00-18.00- Osman Pamukoğlu</p>

<p>7.Salon/ No:739</p>

<p>Saat 13.00-18.00     Can Yılmaz</p>

<p>Saat 13.00-18.00     Zafer Algöz</p>

<p>Saat 13.00- 18.00    Yılmaz Vural</p>

<p>Saat 14.00-16.00     Aslı T. Kızmaz</p>

<p>Saat 15.00-17.00     Sinan Meydan</p>

<p>8. Salon/ No:851</p>

<p>Saat 13.00-18.00     Cem Arslan</p>

<p>Saat 14.00-16.00     Hande Çiğdemoğlu</p>

<p>Saat 14.00-16.00     Tuba Taşangil Baybaş</p>

<p>SÖYLEŞİ PROGRAMI</p>

<p>21 Aralık 14.00- Sinan Meydan</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/inkilp-kitabevi-42-uluslararasi-istanbul-kitap-fuarinda-okurlariyla-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 07:58:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2025/12/inkilp_kitabevi_42_uluslararasi_istanbul_kitap_fuarinda_okurlariyla_bulustu_h47939_df49b.jpg" type="image/jpeg" length="11328"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Köklerden Gelen Güzellik raflardaki yerini aldı]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/koklerden-gelen-guzellik-raflardaki-yerini-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/koklerden-gelen-guzellik-raflardaki-yerini-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Köklerden Gelen Güzellik adlı ilk kitabıyla Selda Özkök, 325 yıllık aile mirasından süzülen Mardin kültürünü modern beslenme, doğal bakım ve bilimsel güzellik bilgisiyle birleştirerek okura “içeriden dışarıya” uzanan benzersiz bir ışıltı yolculuğu sunuyor.</p>

<p>Köklerden Gelen Güzellik, Mezopotamya’nın binlerce yıllık bilgeliğini modern beslenme, dermatoloji ve doğal bakım ritüelleriyle birleştiren bütüncül bir yaşam rehberi sunuyor. Mardin’in taş avlularından gelen aile mir asını; anatomi, kozmetoloji ve fitoterapi eğitimleriyle harmanlayan Özkök, okuru renklerin, vitaminlerin, doğal yağların ve şifalı tariflerin dünyasına davet ediyor. Antioksidanlarla dolu kırmızılar, detoks eden yeşiller, gençlik veren turuncular ve mor sebzeler hem sofrayı hem cildi güzelleştiren temel unsurlar olarak kitapta bilimsel bir çerçeveyle açıklanıyor.</p>

<p>Destek Yayınlarından çıkan kitapta Mardin mutfağının modern yorumları, sağlıklı tabaklar, kolajen destekli tarifler, cilt tiplerine uygun doğal maskeler ve kuşaklar boyunca aktarılan bıttım sabunu, kişniş, yoğurt gibi geleneksel bakım sırları da yer alıyor. Köklerden Gelen Güzellik, yalnızca bir yemek veya bakım kitabı değil; bir kültürün, bir ailenin ve bir kadının “ışıldayan yaşam” anlayışını okura sunan ilham verici bir kaynak niteliğinde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Medeniyetlerin beşiği, taşın ve inancın şehri Mardin... Estetisyen ve güzellik uzmanı Selda Özkök, köklerinin uzandığı bu kadim topraklarda kuşaktan kuşağa fısıldanan güzellik sırlarını bilimin ışığıyla buluşturarak modern yaşam için yeniden yorumluyor. Sofranızı zenginleştirecek şifa dolu lezzetler, cildinize ışıltı katacak pratik bakım kürleri ve ruhunuzu besleyecek kadim ritüellerle, özünüzdeki gücü yeniden keşfetmeye hazır mısınız?</p>

<p><strong>Yazar Hakkında:</strong></p>

<p>1971’de İstanbul’da doğan Selda Tahincioğlu Özkök, ilk estetisyenlik eğitimini 1993 yılında, Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı LCC Özel Estetisyenlik Akademisi’nde aldı. Türkiye’de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde katıldığı doğru beslenme, cilt bakımı, ürün ve cihaz eğitimleriyle uzmanlığını pekiştiren Ö zkök, 2014’te Bebek’te Lisya Beauty Güzellik Merkezi’ni kurdu. Aynı zamanda büyük kızının ismi olan Lisya, “Işık” anlamına geliyor. Özkök’ün Avrupa standartlarında, enstitü niteliğinde bir merkez açma hedefini hayata geçiren Lisya Beauty, danışanlarına sağlık ve güzellik yolculuğunda ışık tutmayı amaçlıyor. Özkök, alandaki yenilikleri katıldığı uluslararası kongre ve programlarla yakından takip etmeyi ve paylaşmayı sürdürüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP </category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/koklerden-gelen-guzellik-raflardaki-yerini-aldi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 07:18:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2025/12/koklerden_gelen_guzellik_raflardaki_yerini_aldi_h47930_a8a23.jpg" type="image/jpeg" length="19615"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
