<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dizi Doktoru</title>
    <link>https://www.dizidoktoru.com</link>
    <description>Türkiye'nin televizyon, dizi, sinema, kültür ve sanat portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dizidoktoru.com/rss/ozel-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 15 May 2026 13:49:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/rss/ozel-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir İstanbul rapsodisi, geçmişten geleceğe: İstanbul Ansiklopedisi]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/bir-istanbul-rapsodisi-gecmisten-gelecege-istanbul-ansiklopedisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/bir-istanbul-rapsodisi-gecmisten-gelecege-istanbul-ansiklopedisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bazen hayat sizi sınavlara sokuyor, yetkinliklerinizi sorguladığınız ve karamsarlığın hüküm sürdüğü dönemlerden geçebiliyorsunuz. Ben de böyle hissettiğim ve kendimi nadasa bıraktığım bir süreci geçirdim. Bir süre bazı yetkinlikleri dinlendirmek, biraz arınma yaşamak ve bir hazine gibi zamanı geldiğinde tekrar meydana çıkarabilmek önemli aslında o yetkinlikleri... Sizlere yeni konularla döndüm. Sanatın ve hikaye anlatıcılığının nefes aldırıcı gücüne inanmayı seçiyorum. Netflix’te yayına giren, Canan Ergüder ve Helin Kandemir’i başrolde bir araya getiren “İstanbul Ansiklopedisi” dizisinden bahsediyorum. Bir oturuşta ve solukta aktı gitti sanki. Ufak bir, bir çok ilk defa keşfettiğim bir İstanbul yolculuğu yaptım. Arada bir Amasya da var, unutmamak gerek…</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/istanbul-ansiklopedisi-afis-e1744990505416.jpg" style="width:540px; height:296.989px" /></p>

<p><strong>İstanbul’a merhem sürmek…</strong></p>

<p>Yıldız oyuncuları ve seçkin bir ekibi kadrosunda buluşturan İstanbul Ansiklopedisi; farklı kuşaklardan ve farklı kültürlerden gelen, hayata karşı istekleri, sırları ve yalanları bambaşka olan, birbirlerinin tam zıttı karaktere sahip iki kadına odaklanıyor. Nesrin, İstanbul’a yeni taşınan ve aynı zamanda Amasya’dan arkadaşının kızı olan Zehra’yı evinde misafir ediyor. Ancak Zehra’nın annesinin bu buluşmadan haberi yok. Zehra’nın annesine Nesrin’de kalacağını söylememesi, Nesrin’i tedirgin ediyor. Nesrin, Zehra’ya bu konuda baskı yapıyor ve annesine bu mevzuyu söylemedi gerektiğini belirtiyor. Bu konu ikili arasında büyük bir krizin başlangıcına ve sırların çıkışına vesile oluyor. Bu arada Zehra’nın üniversitede kurduğu dostluklar, kurduğu muhabbetler ve yaşadıkları da dizide oldukça yer alıyor. Nesrin’in aile, iş ve ilişki hayatı da dizide detaylıca bahsi geçen bir durumda. Dizde ağırlıklı Nesrin ile Zehra ilişkisine odaklansak da; İstanbul’un bilinen ve bilinmeyen noktalarını da keşfe çıkıyoruz. Adeta dizi İstanbul’a merhem süren bir hisle, yeniden canlandıran ve güç getiren bir canlılık veriyor şehre karşı…</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/istanbul-ansiklopedisi-afis.jpg" style="width:541.989px; height:405.98px" /></p>

<p></p>

<p><strong>‘Emek sinemasının yaşıyor olduğu hissi çok iyi geldi’</strong></p>

<p>Samimi ve yalın anlatım diliyle, İstanbul’un bir yanıyla bilinen ama birçok kayıp noktasını da keşfettiren lezzetli bir dizi izlediğimi söyleyebilirim. Hem bir keşif tadında yolculuk, hem de merak hissi yükleyen bir arayış tadı vardı. Aslında tam klasik Netflix formlarını da içerse de, gerçekten bir bağımsız bir festival filmi izlediğim hissini de taşıdım İstanbul Ansiklopedisi‘nde. Asıl adını Reşad Ekrem Koçu’nun eserinden alan dizi, genel olarak kendi hikayesini şekillendiriyor. Dizide İstanbul‘da daha önce keşfedilmemiş ya da keşfedilmiş; Alçakdam Yokuşu, Bezm-i Alem Valide Sultan Camii, Çarşanba Sokağı, Deniz Hastanesi, Emek Sineması, Fener-Fenerler-Deniz Fenerleri, Galata Rıhtımı Salaşları- Tiyatro ve Meyhaneleri’ni keşfediyoruz. Bu arada kısa bir Amasya kaçamağı da yapıyoruz, olmazsa olmaz çünkü asıl hikayenin çıkış noktası da orası bir bakıma.</p>

<p></p>

<p>Özellikle Emek Sineması bölümünü izlerken için acıdı, Emek’in yaşıyor olduğu hissi çok iyi geldi. Çünkü bir çok kişinin çocukluğunun yaşadığı ve ruh olarak da yaşamaya devam ettiği bir yer orası. İstiklal’de yaşamaya devam eden sinemalarda yapılan çekimler ve Selman Nacar’ın beğendiğim iki filmi ‘İki Şafak Arasında’ ve ‘Tereddüt Çizgisi’ nin afişileri arasında git gel sahneler de çok tatlıydı. Alçaldan Yokuşu’nda çocuklar gibi şenlendim, tıpkı Zehra ve Harun gibi ben de o merdivenlerde koşturdum sanki… Galata Meyhaneleri’nde raks ettim, tıpkı Emel’in kafasını yaşadığım gibi… Büyük heyecanla; hem düşünerek hem de acaba ‘ben ne yapardım?’ hissiyle izledim genel olarak diziyi. Yönetmen Selman Nacar, tıpkı filmlerini izler gibi bir his yerleştirmiş diziye, tam bir bağımsız sinema lezzeti vardı dizinin bütününde. Evet ilk bölüm çok sağlam ve sade anlatımlar girişi çok güzel yapıyor, olması gerektiği akışta.. Sonra Zehra ve Nesrin arasında ortaya çıkan sürtüşme sonrasında bir yalpalama durumu ben de sezdim. Ama dizi ana meselelerinden vazgeçmemesiyle bu durumu da çok güzel bir şekilde kotarıyor. Nesrin ve Zehra güçlü ve bir o kadar kanayan yaralara sahip iki kadın. Bu iki kadının yol ayrımları kadar, güçlerini birleştirip yaralarını beraber sarma enerjisine hayran kaldım.</p>

<p>Dizide hoşuma giden iki detay var. Dizide Nesrin’in Fransızca eğitmeni ve flörtüne hayat veren Gregory Montel, Netflix’in fenomen dizisi ‘Call My Agent’ da başrollerden birisiydi. Neredeyse bu dizide bütün sahneleri beraber olan Canan Ergüder de ‘Call My Agent’ dizisinden ülkemize uyarlanan ‘Menajerimi Ara’ dizisinin başrollerindendi. Bu ufak ve hoş ‘başka evren’ karşılaşması çok hoş olmuş… Bir de Nesrin’in bir hastasıyla kavga ettiği anın videoya çekilmesi ve bunun sosyal medyada yayılması… Linç kültürü ve sosyal medyanın gücü… Günümüzün yargısız infazına ve konuyu anlamadan hemen hüküm vermesine, çok güzel bir alt metine sahip bir sahne…</p>

<p><img class="detayFoto " src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/istanbul-ansiklopedisi-2-sezon-olacak-mi-ne-zaman-9-bolum-tarihi-17459278339173_1.jpg" style="width:545.994px; height:338.977px" /></p>

<p><strong>Karakterin içinde eğlenmek…</strong></p>

<p>Gelelim şahane oyunculara… Behzat Ç’den bu yana oyunculuğuna her dizisi, filmi ve tiyatrosunda hayranlıkla tutulduğum Canan Ergüder, yine şahane ve mükemmel ötesi oyunculuğuyla dizide. Nesrin’in sessiz çığlığını, yaşadığı buhranı da o isyanı da hissediyorsunuz oyunculuğunda... Karakterin içinde adeta eğlenen ve bunu izleyene hissettiren Henin Kandemir, büyük bir yetenek! ‘Kız Kardeşler’ filmindeki performansını unutamadığım Kandemir, Zehra’ya da hayat verirken adeta ayaklarını yere basan ve hikayeye güç veren bir oyunculuk sergiliyor.</p>

<p>Sorunlu kardeş psikolojini eğlenceli bir dille aktaran Nezaket Erden’in performansına da bayıldım. Yine aşırı eğlendiği ‘Uysallar’ dizisindeki renkli sahnelerini aklıma getiren Erden’in ‘Sevgili Arsız Ölüm - Dirmit’ oyununu da izlediyseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız, tıpkı oyunundaki gibi bir enerjiyle Emel karakterine ruh vermiş. Bağlanma sorununu aşamamış sevgiliyi çok doğru noktalarda anlatan ve gizli narsistlik dediğimiz o sorunu doğru noktalarda parmak bastığını gördüğümüz Tolga Tekin de mükemmel bir performans sergiliyor. Genç bir yetenek olarak yer aldığı dizilerdeki oyunculuğunu sevdiğim Kaan Miraç Sezen de, önünün açık olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Ayrıca yeteneğini bir kez daha gösterme şansı bulan Ecem Sena Bayır’a da ayrı bir alkış…</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Ansiklopedisi, keşif yaparken tam bir Türkiye panoraması yapma şansı bulabileceğiniz gerçek bir senaryo sunuyor. Lezzeti bol oyunculuklar, yeni fark edeceğiniz duraklar ve kendinizle bağdaştırabileceğiniz olaylar fark edeceksiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/bir-istanbul-rapsodisi-gecmisten-gelecege-istanbul-ansiklopedisi</guid>
      <pubDate>Wed, 07 May 2025 15:48:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2025/05/bir_istanbul_rapsodisi_gecmisten_gelecege_istanbul_ansiklopedisi_h46436_3dfeb.jpg" type="image/jpeg" length="89490"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Orhan Kılıç Annem Ankara'da!]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/orhan-kilic-annem-ankarada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/orhan-kilic-annem-ankarada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başrollerini Bergüzar Korel ve Mehmet Günsür'ün paylaştığı, Faruk Teber'in yönetmen koltuğuna oturduğu, Başak Angigün'ün kendi hikayesinden ekrana aktarılan, Kanal D'nin beğenilen dizisi Annem Ankara'ya taze kan geldi. Diziye başarılı oyuncu Orhan Kılıç Rıza karakteriyle dahil oluyor. Nazan'ın eski ve evli sevgilisi olan Rıza'nın gelişiyle dengeler yerinden oynayacak ve hikayenin seyri değişecek. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/orhan-kilic-annem-ankarada</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jan 2025 17:20:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2025/01/orhan-kilic-annem-ankara-yi-birbirine-katacak_52cb0.jpg" type="image/jpeg" length="21870"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suavi Eren Teşkilat’ta!]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/suavi-eren-teskilatta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/suavi-eren-teskilatta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yönetmenliğini Burak Arlıel’in yaptığı, Tolga Sarıtaş, Aybüke Pusat, Yunus Emre Yıldırımer ve Tuvana Türkay’ın başrollerini üstlendiği Teşkilat dizisine usta bir isim katıldı. Şerif Gören, Erden Kıral, Atıl İnaç gibi önemli yönetmenlerle çalışan, çocuk yaşta oyunculuğa başlayan ve Atatürk’e de hayat veren, hayatını sahnede geçiren, Kara Melek’ten Barbaroslar: Akdeniz’in Kılıcı’na onlarca dizide rol alan başarılı oyuncu Suavi Eren Teşkilat dizisine katıldı. Anthony Hopkins’e benzerliğiyle dikkat çeken Eren sürpriz bir karakterle izleyici karşısına bu akşam çıkacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/suavi-eren-teskilatta</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Dec 2024 16:04:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2024/12/suavi_eren_teskilatta_h45363_f5892.jpeg" type="image/jpeg" length="97802"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ölümü gösterip sıtmaya razı ettiler!]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/olumu-gosterip-sitmaya-razi-ettiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/olumu-gosterip-sitmaya-razi-ettiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tamam! Güldük eğlendik, dalgamızı geçtik. Uzun uzun Kazım Ağa gibi “Bilesiiinnnn” dedik, uygulamadan Fatih’e tokat attık, Sadi Efendi her “Hak razı olsun” dediğinde tarikatların gizemli iç yüzüne hayret ettik. Şimdi biraz ara verip ne oluyor diye bakalım mı?</p>

<p>Ehven-i şer; birkaç kötüden en az kötü olanı, kötünün iyisi anlamında dilimize Arapça’dan yerleşmiş bir belirtme hali, sözcük kalıbıdır. Daha şiddetli olan zarar, daha hafif olan zararla mukayese edilir ve sözde tercih hakkı kullanılır diyebiliriz. Sözde diyorum çünkü başka çaremiz yoktur. Ya dayak yemişizdir ya da üvey annesiyle yatan ama bizi dövmeyen bir kocaya razı gelmişizdir. Bir toksikten kaçıp, takıntılı bir ruh hastasında huzur bulmuşuzdur. Kızların okutulması tartışılabiliyorken, birden peçe takmalılar denilmiştir. Neden? Çünkü, biz hiç normal olmadığımız gibi, hep aynı örüntülerle bezenmiş yine normal olmayan adamların dünyalarına çekilmekteyizdir.<br />
<br />
Son zamanlarda Giray’ın yalancılığı karşısında Fatih’İ sever olduk. Sinan’ın hasta tarafı meydana çıktıkça, Ferit hemen geri dönülmesi gereken ideal eş oldu. Sadi Hüdai Efendi ise postun ihtiyacı olan asıl lider gibi gözüküyor, zoraki mürşit Vahit dış mihrakların kuklası olduğunda…</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/12C8F79F-B43E-4BA8-B67B-102614C32F63.jpeg" /><br />
<br />
Gelen o kadar kötü ki, gideni aratıyor adeta. Bunlar nasıl tercihler Allah aşkına? Ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek bu bildiğin. Şimdi milletin artık sinir uçlarına kadar geldi. Gün geçmiyor ki suçun bile şekil değiştirdiği, kanımızı donduran bir haber almayalım. Kriminal olayların oluş biçimi uçlara kayıyor.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/849BC474-DD84-4175-BEA5-400788833946.jpeg" /><br />
 </p>

<p>Diziler toplumumuzu ne hale getirdi çıkarımını köpürtmeyeceğim, tam tersi toplumsal ayna bu yapımlar, neysek onu izliyoruz ama diyorum ki biraz frene bassak mı?<br />
Sağlıklı ilişkileri işleyen yine içinde çatışmaları olan ama kötücül olmayan, vurmadan, satmadan, bağırmadan, sinir krizleri ve yalan sarmalları içinde yuvarlanmayan çiftler yazılabilir ve çekilebilir mi?</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/87B5959B-F549-4A6D-8C3E-4054691676B9.jpeg" /><br />
Bunu bir düşünsek.</p>

<p><br />
Kadın cinayetleri, kayıp gençler, tacize uğrayan çocuklar, katledilen hayvanlar ülkenin gerçeğiyken farklı dizilerle biraz havamız değişemez mi?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşler kontrolden çıkıyorken, ideal olanı yazıp, yönetsek.<br />
Bir de böyle denesek?<br />
 </p>

<p>Acılar gündemde dolaşırken izlediğimiz oyunculara, yönetmenlere, senaristlere mikrofon uzatıp olayları sorup magazinleştireceğimize, bize neden (bari ekranda) daha idealini izlettirmelerini düşünüp düşünmediklerini sorsak ya?</p>

<p>Ben soruyorum… Neden?</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/ssaaa_3.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/olumu-gosterip-sitmaya-razi-ettiler</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Oct 2024 12:02:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2024/10/olumu_gosterip_sitmaya_razi_ettiler_h44665_4b333.jpg" type="image/jpeg" length="99440"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mert Ramazan Demir’in sırrı ne?]]></title>
      <link>https://www.dizidoktoru.com/mert-ramazan-demirin-sirri-ne</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dizidoktoru.com/mert-ramazan-demirin-sirri-ne" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda nereye gitsem, kimi görsem herkes bana aynı soruyu soruyor. Sosyal medyadan gelen mesajlara değinmiyorum bile… Ancak çoğu aynı soruda birleşiyor.<em><strong> “Mert Ramazan Demir nasıl jön oldu? Onun sırrı ne?” </strong></em>Son yıllarda karşımıza çıkan jön kalıplarının dışında, olduğu gibi, kalın kaşlı, az kaslı biri nasıl jön olabilir diye herkes kendine dert edinmiş ve doğru bildikleri yanlışlar suratlarına tokat gibi çarpmış. B<em><strong>en jön olamıyorum, çünkü “Kaslı değilim, Barbie’nin Ken’i değilim, kara yağız biriyim, kusurlarım var” bahanelerini tüm sektör için boşa çıkardı Mert Ramazan Demir.</strong></em> Peki, ne yaptı da jön oldu? Yaklaşın anlatıyorum.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/WhatsApp-Image-2024-08-28-at-07.47.33.jpeg" style="width: 635.99px; height: 331.997px;" /></p>

<p><strong>KAMERADA BÜYÜRLER, BÜYÜLERLER</strong></p>

<p>Mert Ramazan Demir jön olmak için bir şey yapmadı arkadaşlar… <em><strong>Bazı insanların ekran ışığı vardır. Ve bu ışık tipe, stile, boya, kiloya bakmaz.</strong></em> Yüzüne nur inmiş insanlar vardır ya, işte bunlar da üzerine sahnenin, kameranın nuru inmiş insanlardır. <em><strong>Normalde baksanız dikkat çekmez dediğiniz bu insanlar kameraya baktıkları anda büyürler, büyülerler. </strong></em>Bunu bir mantığa oturmanın imkanı yoktur. Çünkü y<em><strong>etenek gibi doğuştan gelen bir şeydir.</strong></em> Fakat sadece buna sahip olmak da yetmez. Türkiye’de <em><strong>jön olmak için yerleşmiş, köklü bir prototip vardır.</strong></em> Yeşilçam’dan beri aynı formül uygulanıyor. Eğer sektörün karar verenlerinin gözünde siz o prototipe uyuyorsanız kendinizi ekran önünde bulursunuz.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/WhatsApp-Image-2024-08-28-at-08.05.17.jpeg" style="width: 623.993px; height: 325px;" /></p>

<p><strong>KADİR İNANIR VE TARIK AKAN PROTOTİPİ</strong></p>

<p>Şimdi yazdığımı okuyunca “Yok artık” diyeceksiniz ama sadece birkaç saniye düşünmenizi istiyorum. <em><strong>Yeşilçam’da jönler ya Kadir İnanır’a ya da Tarık Akan’a benzemelilerdi. Biri kara yağız, erkeksi, sert mizaçlı, kusurlu iken, diğeri açık tenli, renkli gözlü, kusursuza yakın…</strong></em> Geçmişi gözünüzün önüne getirin. Jönlerin ikisiyle nasıl kıyaslandığına bakın! Şimdi de Türk dizi ve sinema sektörüne bakalım… Bugün ekranda hangi jönü izliyorsak aynı prototip üzerinden ilerlendiğini anlayabiliriz.<em><strong> Kadir İnanır gibi jönler ve Tarık Akan gibi jönler seçilir ekrana… Çünkü hala hepimizin beyninde jön kavramını onlar karşılar. </strong></em>Mesela Kenan İmirzalığlu Kadir İnanır jön prototipini çağrıştırırken, Kıvanç Tatlıtuğ Tarık Akan protopinin tam karşılığıdır.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/WhatsApp-Image-2024-08-28-at-08.14.13.jpeg" style="width: 623.993px; height: 325px;" /></p>

<p><strong>JÖNLER DE ÇİRKİNLEŞEBİLİR</strong></p>

<p>Gelelim Mert Ramazan Demir’e… <em><strong>Onu Çıplak dizisinde gördüğüm an, “Acayip bir ekran ışığı var, çok yakında jön olur” demiştim. </strong></em>Çok geçmeden UFO filmiyle Netflix’te karşımıza çıktı. Pandemide Öğretmen dizisinde gördüğümde <em><strong>“Yanlış proje, jön olabilirdi” demiştim. Zaten 4 bölümde dizi bitti ve Yalı Çapkını’yla jön olarak ekrana döndü. </strong></em>O da Mert Ramazan Demir’i zirveye taşıdı. Herkes Mert’in başarısı karşısında şaşkın! Çünkü Mert sıradan biri… Şile’de bir köyde büyümüş, bebeksi bir yakışıklılığı yok, kaşları tek başına bir karakter gibi, kusurları var, <em><strong>utangaçlıkla kendine fazla güven arasında bir yerde geziniyor, gülünce çirkinleşiyor ve hiç umursamıyor. Kısacası jönler de çirkinleşebilir diyor.</strong></em> Bu da onu gerçek kılıyor. Ayrıca tartışmasız ekranda Kadir İnanır protopini karşılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="detayFoto " src="https://dizidoktorucom.teimg.com/dizidoktoru-com/images/upload/WhatsApp-Image-2024-08-28-at-07.43.45_1.jpeg" style="width: 623.993px; height: 325px;" /></p>

<p><strong>BENZERLİĞE BAKAR MISINIZ?</strong></p>

<p>Şu fotoğrafa bakar mısınız? <em><strong>1974 yılında çekilen Uyanık Kardeşler’de Kadir İnanır 25 yaşındaydı. Yani Mert Ramazan Demir’le yaşıttı. İkisinin hem fiziksel, hem de enerjilerinin benzerliğini fark etmemiş olamazsınız.</strong></em> Düşünün Kadir İnanır daha Selvi Boylum Al Yazmalım’ı çekmemiş bile… Umarım Mert Ramazan Demir kariyer yolculuğunu doğru seçimlerle Kadir İnanır gibi kurar. Yetenekli, sempatik ve o ışığa sahip olduğu sürece ve doğru hamleler yaptıkça biz uzun yıllar Mert Ramazan Demir konuşacağız…</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.dizidoktoru.com/mert-ramazan-demirin-sirri-ne</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Aug 2024 08:15:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dizidoktorucom.teimg.com/crop/1280x720/dizidoktoru-com/images/haberler/2024/08/mert_ramazan_demirin_sirri_ne_h44211_d0749.jpg" type="image/jpeg" length="95687"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
