Gürel-Çayoğlu çiftiyle yeni bir dizi olmaz mı?

DİZİ 02.10.2020, 16:28 03.10.2020, 11:36
Gürel-Çayoğlu çiftiyle yeni bir dizi olmaz mı?

Geçen hafta cuma günü Bay Yanlış’ın senaryosunun bitiş noktasına doğru yürüdüğünü yazmıştım. Tahminim maalesef doğru çıktı. Bugün finalini izleyeceğiz. Açıkçası üzüldüm, bana keyif vermişti dizi.

Bay Yanlış neden bitti bilmiyorum. Oyuncular başarılıydı, evler, kıyafetler güzeldi. Hikaye de tatlıydı bence. Kırmızı Oda’ya yenildiler kısmına ben kendi adıma katılamıyorum. Zira Bay Yanlış seyircisi Kırmızı Oda gibi insanı kahreden dizilerden uzak durur düşüncesindeyim. En azından benim cephede durum bu. Bazı şeyler olmaz… Öyle güzel olmaz ki… Gülümser “Omadı ama güzeldi” dersin… Bay Yanlış benim için öyleydi… Evlere kapandığımız yaz döneminde bana çok ama çok iyi geldi. Özellikle tango sahnelerinin metinleri çok başarılıydı bence… Hadi size onları hatırlatarak diziye bir final de burada koyalım…

Tango Latince “Dokunmak” anlamına gelen "tangere" kelimesinden türemiştir. 1800’lü yıllarda işçi sınıfından Avrupalı birçok göçmen Güney Amerika’ya göç eder. Ama umduklarını bulamazlar. Hayal kırıklıklarını kültürleri ve müzikle birleştirerek bu dansı keşfederler. Uyumun en güzel resmini çizen bu dans, yersiz yurtsuz bir kadını, umutsuz bir aşkı, dışlanmayı, acı çekmeyi, hasreti, tutkuyla karışık kızgınlığı yansıtır.

Tango stilleri adeta evliliğin aşamaları gibidir. Amerikan tangosu ilişkinin ilk aşamalarını, herkesin birbirine en iyi yönlerini gösterdiği o anları anlatır. Arjantin tangosu tutku, öfke, mizah gibi duyguların tavan yaptığı dönemdir. Uluslararası tango ise evliliğin sonu gibidir. Çocuklar için birlikte kalalım çabasıdır. Buram buram maçoluk kokan bu dans sürekli olarak erkeğin ısrar etmesi kadının ise sürekli direnmesi üzerine kuruludur. Bu direnme tırnak içinde bir direnmedir. Aslında erkekle kadının birbiriyle olan savaşıdır. Yani avcı ile avlananın tutkuyla yaptıkları bir tiyatro gibidir.

Gürel-Çayoğlu ikilisiyle yeni bir dizi olmaz mı?

Yeni Hayat’ta Serkan Çayoğlu dışında bana diziyi izletecek tek bir karakter bulamadım. Onun da o diziyle harcandığını düşünüyorum. Hal böyle olunca diziyi bir türlü baştan sonra izleyemedim. “Peki madem diziyi izlemiyorsun, buraya neden bunu sıkıştırdın şimdi?” diye soranlarınız olacaktır. Sebebi var elbet. Yeni Hayat biterse hem Özge Gürel hem Serkan Çayoğlu dizisiz kalacaklar. Kiraz Mevsimi’nde çok iyi bir çizgi tutturan ikilinin başrol paylaştıkları bir dizi olur mu? Bugünlerde kendi hayatımda da “Olur” dediğim birçok şey oluyor. Bu da olmayacak şey değil zaten!

Babil nereye yürüyor?

Cuma akşamlarının benim için şimdiki galibi Babil. Öncelikle Halit Ergenç ve Aslı Enver’in varlığı bile diziyi takip etmem için yeterliydi. Dikkat ederseniz -di'li geçmiş zaman kullanıyorum. Çünkü öncelikle Aslı Enver’i bir türlü konumlandıramadılar hikayede düşüncesindeyim. Sanırım Ayşe ve İrfan’ın aşk yaşamaları gerekiyor ama bir türlü olmuyor. Olmaz da… Olmaz çünkü dizideki İrfan çocuğu ölümcül bir hastalığın pençesindeyken, bir yanda karısı diğer yanda eski aşkı dövüşürken ofisteki kızla kırıştıracak tıynette biri değil. Ve o diziyi seyreden kitle de bu aşka müsaade verecek bir kitleden oluşmuyor.

Zaten Halit Ergenç artık cariyelerden cariye beğenen Sultan Süleyman değil. Hem özel hem meslek hayatı itibariyle farklı bir yere oturdu Türk izleyicisinin kalbinde. Bu ikili illa aşk yaşayacaksa, bu farklı bir derinlikte bir kurguyla olmalı. Şimdiden sonra başarılı olur mu, bilemedim. Ozan Güven’in rolü olan Egemen karakterine hayat veren Onur Saylak duruma zaten 3-0 geriden başladı. Sonuçta seyircinin alışması kolay değil. Umarım doğru bir yerden viraj alınır da Babil’i keyifle izlemeye devam etme şansımız olur. Aksi takdirde benim gibi ekran karşısına trajedi izlemek için oturmayı sevmeyenlerin cuma akşamları boşa çıkacak.

Yorumlar (0)