Sokağın doğal akışını da sahneye taşıyan “Tebdil”, üçüncü sezonunda da seyircisiyle buluştu. Oyuncu Özge Borak, açık havada oyun sergilemenin ilginç anılarını anlattı.

Ahmet Sami Özbudak’ın yazıp yönettiği, Özge Borak ve Fehmi Karaarslan’ın başrollerini paylaştığı Tebdil oyunu, üçüncü sezonunu Balat’ta açtı. Sokakla iç içe geçen sahneleri ve gündelik hayatın doğal akışını performansına dahil eden oyun, izleyicilere alışılmışın dışında bir tiyatro deneyimi sunuyor.

“DEZAVANTAJLAR AVANTAJA DÖNÜŞÜYOR”

14. Boğaziçi Film Festivali’nin afişi belli oldu!
14. Boğaziçi Film Festivali’nin afişi belli oldu!
İçeriği Görüntüle

Sokakta oyun sergilemenin kendine özgü zorlukları olduğunu belirten Özge Borak, özellikle duygusal sahnelerde çevreden gelen sesleri dengelemenin zaman zaman güçleşebildiğini söyledi. Ancak oyunun mahalle ve mekân odaklı yapısı sayesinde bu durumun bir dezavantaj olmaktan çıktığını vurgulayan Borak, “Zorluk diye düşündüğüm pek bir şey yok. Biz bir mekânın içindeyiz ve oyunun akışını kesmiyoruz. Her şey hayatın doğal akışında devam ediyor. Bu yüzden dezavantajlar avantaja dönüşüyor” dedi.

“SOKAKTAN GEÇENLER BİLE OYUNUN BİR PARÇASI OLUYOR”

Mahalle sakinlerinden olumsuz bir tepki almadıklarını dile getiren Borak, sokaktan geçen insanların bile zaman zaman oyunun bir parçası hâline geldiğini belirtti. Borak, sahnede yaşadıkları ilginç olaylardan birini şu sözlerle anlattı:

“Bir gün nereli olduğunu bilmediğim bir bey, camın oradan bizi izliyordu. O sırada oyunda oldukça sert bir diyalog geçiyordu. Ben de ‘Seni buna veririm, paramparça eder’ gibi sözler söylüyordum. Adam bizi duyuyor ama gitmiyor. Biz de kendi aramızda gülmeye başladık. Meğer adam yabancı uyruklu olduğu için söylediklerimizi anlamıyormuş. O an hem çok güldük hem de ne yapacağımızı bilemedik. Hem heyecanlandığımız hem de kahkahalarımızı tutamadığımız bir andı.”

OYUN SIRASINDA POLİS SÜRPRİZİ!

Sokakta sergilenen oyunun gerçek hayatla iç içe geçmesi, zaman zaman beklenmedik karşılaşmalara da yol açıyor. Hararetli tartışma sahnelerinden birinde yaşadıkları polis kontrolünü de anlatan Borak, o anları şöyle aktardı:

“Bir gün oyun sırasında polis geldi ve arkadaşımıza (GBT) sorgusu yapmaya başladı. Arkadaşımız da sorulara cevap veriyor. Biz de ‘Sen ne yapıyorsun, burada oyun oynuyoruz desene’ dedik. O da ‘Ne bileyim, polis gelince öyle söyledim’ diye cevap verdi. Oyunun doğal akışı içinde olduğumuz için böyle şeyler yaşayabiliyoruz.”

HER OYUN ÖNCESİ AYNI RİTÜEL

Sahneye çıkmadan önce özel bir ritüeli olmadığını söyleyen Özge Borak, yine de ekip olarak her temsil öncesinde kendilerine ait küçük bir gelenekleri bulunduğunu belirtti. Borak, “Her oyun öncesinde oyuncu arkadaşlarımızla bir daire oluşturup birbirimize sarılıyoruz. Hep birlikte bir an sessizce duruyor, ardından birbirimize ‘İyi oyunlar’ diyerek sahneye çıkıyoruz” sözleriyle ekip içindeki dayanışmayı anlattı.