Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde yavaş yavaş sona yaklaşıyoruz. 19 Eylül Cumartesi gününde tam 21 film seyirciyle buluşurken Akbank Sanat ile Kısalar bölümüyle ilgili bir konuşma da düzenlendi.
Festivalin altıncı günü Keçi 501 filminin gösterimi ve ardından gerçekleştirilen soru-cevapla başladı. Yönetmenliğini Evrim Çervatoğlu'nun yaptığı Keçi 501, Doğu Karadeniz yaylalarında yaşayan çoban Cengiz Taşçı'yı takip ediyor. Fabrika Ayvalık’taki gösterimin ardından seyircilerle bir sohbet gerçekleştiren yönetmen Evrim Çervatoğlu, kendisinin de Fındıklılı olduğunu, karakterlere ulaşmasının da doğal yollardan geliştiğini söyledi. Filmdeki gözlemci yöntemi tercih etme sebeplerini ise şöyle açıkladı: “Ben iç ses ve röportajlarla geçen belgesellerde çok sıkılıyorum. İnsanlar kameranın yerinde olsun ve ne hissettiğine kendi karar versin istiyorum.” Çervatoğlu bazı soruların peşinden gittiklerini söylerken ülkede herkesin yaşamak için mücadele vermek zorunda kalmasını vurguladı.

"BEBEĞİMİ EMZİRİRKEN SÜT ÇİFTLİĞİNDE BİR VİDEOYA DENK GELDİM"
Ekip katılımlı gerçekleştirilen bir diğer gösterim ise yönetmenliği ve senaristliğini Elif Eda’nın üstlendiği Süt Çiftliği oldu. Süt Çiftliği, farklı sebeplerle öksüz-yetim kalmış İrem’le Halid’in taşrada kurulmuş yarı-endüstriyel bir süt üretim tesisinde geçen hikâyelerini anlatıyor. Gösterimin ardından sahneye gelen yönetmen ve senarist Elif Eda, oyuncular Derya Alabora, Mira Saikali ve Gökhan Civan, kurgucu Bünyamin Bayansal ve yapımcı Enes Erbay seyircinin sorularını yanıtlarken söyleşide filmin çocukları ve hayvanları önceleyen yapısı öne çıktı. Elif Eda senaryoyu yazmasında kendi annelik tecrübesinin çok belirleyici olduğundan söz etti: “Bebeğimi emzirdiğim esnada bir süt çiftliğindeki bir videoya denk geldim. Annesinden ayrılan bir buzağı kilometrelerce bir kamyonetin peşinden koşuyordu. Korkunç bir sahneydi. O sıralarda savaş, göçmenlik gibi konular da gündemdeydi. Ben de ‘Kırk gün önce dünyaya getirdiğim bu yavruya bu durumu nasıl açıklayacağım?’ gibi bir hisse girdim. Bu bir tohum atmış oldu.” Filmin oyuncularından Derya Alabora da yönetmen Elif Eda ve yazdığı senaryoyla ilgili övgü dolu sözler sarf ederken filmdeki tecrübenin hayvanlarla ilişkisi bakımından çok kıymetli olduğunu ifade etti.
"AMATÖR RUHLA ÇEKTİK"
Festivalde 2022 yılında Ela ile Hilmi ve Ali filmiyle “Yeni Bir Yönetmen” ödülünü kazanan yönetmen Ziya Demirel imzalı En Güzel Cenaze Şarkıları, Vural Sineması’nda seyirciyle buluştu. Bir cenaze evinden çoğulcu bir orta sınıf portresine uzanan filmin gösteriminin ardından film ekibi seyircilerle bir araya geldi ve keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. Yönetmen Ziya Demirel, filmin üretim sürecinde yaratıcı bir yapım yolu seçildiğinden ve “sanki bir üniversite tiyatro topluluğu gibi amatör ruhla” çalıştıklarından bahsetti ve sonrasında da sözü kalabalık oyuncu kadrosuna bıraktı. Oyuncu kadrosundan Hidayet Tılı, Gözde Mutluer, Nalan Kuruçim ve Erhan Çene set tecrübelerinden bahsetti. Öte yandan Ziya Demirel bu filmi bir üçlemenin ilk filmi olarak tasarladığını ama üçlemenin tamamlanıp tamamlanamayacağını bilmediğinden söz etti.

"ÖLÜMÜ ANLATAN FİLMLER HAYATIN KUTSANMASINA DÖNER"
Akşam saatlerinde ise Bir Arada Yalnız filmi Vural Sineması’nda gösterildi. El Yazısı ve Saf filmlerinin yönetmeni Ali Vatansever’in dünya prömiyerini Tallinn Black Nights Film Festivali'nde yapan ve burada En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan filmi Bir Arada Yalnız aileye ve yaklaşan ölüme dair bir hikâye anlatıyor. Ali Vatansever, “Ölümü anlatan filmler yapıldığında her zaman bu hayatın kutsanmasına döner. Biz ölümle nasıl yüzleşiyoruz onu anlamaya çalıştığım bir film oldu bu. İnatçı bir film yaptığımın farkındayım” ifadelerini kullandı. Filmin oyuncularından Fatih Al ise Ali Vatansever’in oyuncu yönetimine yaklaşımıyla ilgili dikkat çekici bir bilgi paylaştı: “Ali bize sete çıkarken şunu söyledi: Kendi gerçekliğimle doğrulanmak değil, sınanmak için buradayım. Siz de sadece yeni bir gerçeklikle karşılaştığınızı düşünerek burada olun.”
8 KISA FİLM GÖSTERİLDİ
Akbank Sanat sponsorluğunda gerçekleştirilen “Akbank Sanat ile Kısalar” bölümündeki gösterimler bugün de devam etti. Festivalin yerli kısalar seçkisinden 8 film Fabrika Ayvalık’ta gösterildi ve gösterimlerin ardından yönetmenler Ayvalık seyircisinin sorularını yanıtladı. Alis, Aşk ve Diğerleri, Birbirimize, Gece Mesaisi, Ölüm Bizi Ayırana Dek, Yerçekimi, Yerden Yüksek, Uyuyamadım, Eve Gidiyorum gösterimlerinin ardından film ekipleri Ayvalık seyircisiyle bir araya geldi. Yoğun bir katılımla geçen gösterimde kısa film yönetmenleri filmlerini üretirken nasıl noktalardan yola çıktıklarından, Türkiye’de kısa film üretiminin handikaplarından ve yapım yolculuklarından bahsetti. Festivalin yerli kısa metraj seçkisinde yer alan diğer filmler de bugün Fabrika Ayvalık’ta seyirciyle buluşacak.
Fabrika’daki gösterimlerin öncesinde ise ASKEV Sera’da Akbank Kısa Film Festivali sanat yönetmeni Senem Erdine moderatörlüğünde bir panel düzenlendi. “Yeni ve Cesur Kısalar” başlıklı konuşmaya programda yer alan kısa filmlerin ekipleri katılım gösterirken etkinlik kısa film üzerine bir foruma dönüştü. Azize Tan, festivalin Akbank Sanat’la yeni işbirliği ve bölümle ilgili konuşup sözü moderatör Senem Erdine’ye bıraktı.
Erdine’nin sinemacılara sorularıyla şekillenen panelde ilk söz alan yönetmen Ceylan Özgün Özçelik oldu. Özçelik, Gamze Arslan’ın öyküsünden uyarladığı Ada filminin ortaya çıkış aşamalarından söz ederken bilhassa deneysel film üretiminin koşullarını anlattı. Klasik bir hikâye anlatımından ziyade böyle bir yolu tercih etmesini ise “Ben sinemanın her zaman bir atmosfer ve deneyim olduğuna inanıyorum” sözleriyle ifade etti. Ardından söz alan Uyuyamadım, Eve Gidiyorum’un yönetmeni Elit İşcan, bu ilk yönetmenlik deneyiminin okulda aldığı bir ders için yazdığı monologla ortaya çıktığını anlattı. Sinemasında aynı zamanda hocası olan yönetmen Angela Schanelec’in önemli bir yer tuttuğunu ve kendisi için önemli bir ilham kaynağı olduğunu söyledi. Kirpik’in yönetmeni Doğa Kılcıoğlu ise bu filmin fikrinin babasının kaybı sonrasında yaşadığı yas süreciyle ortaya çıktığını ve bu dönemde tuttuğu günlüklerin filmin oluşmasında kritik rol oynadığını ifade etti. Animasyon eğitimini bu filmi yapabilmek için aldığını da ekledi.
KISA FİLMCİLER DENEYİMLERİNİ ANLATTI
Panel, programda filmleri yer alan kısa filmcilerin kendi deneyimlerinden bahsettikleri sohbetle devam etti. Her bir yönetmen çıkış noktalarından söz ederken konuşma kısa film üretimi hakkında genel bir değerlendirme niteliği kazandı. Kraliçe filminin yönetmeni Deniz Uymaz aile üzerine bir film yapmak istediğinden bahsederken Ölüm Bizi Ayırana Dek’in yönetmeni Deniz Koloş ise aslen yazarlıktan geldiğini ve kurmaca edebiyatla senaryo yazma arasındaki farklardan söz etti. Yerçekimi’nin yönetmeni Dalya Keleş dışlanmışlık üzerinden şekillenen filminin ortaya çıkış koşullarını, Yerden Yüksek’in yönetmeni Simay Başık sinemada kadın hikâyelerine dair ihtiyacı, Alis’in yönetmeni Beril Tan ise kişisel yaşantısından ilham alan bu kentsel dönüşüm öyküsünü nasıl ortaya çıkardığını anlattı. Aşk ve Diğerleri’nin yönetmeni Berna Sitera Değirmen filminin de üzerinde durduğu ‘kırılgan erkeklik’ meselesini öne çıkarırken Gece Mesaisi’nin yönetmeni Salih Ortaçay ise emek odaklı filminin politik altyapısını seyircilerle paylaştı.
Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin ücretsiz etkinliği ise Yeni Mahalle Düğün Alanı’nda gerçekleşti. Çocuklar için animasyon filmi Cesur Kedi Moxy minik izleyicilerle buluştu. Gösterim öncesinde Ayvalık Çocuk Çalışmaları Topluluğu çocuklar için farklı atölyeler düzenledi.
Bugün ayrıca Isabel, Tavuk, Demir Çocuk, Akira, Sessiz Dost, Kraliçe Zor Durumda, Her Defa, Miyazma Kampı’nda Ergenlik Arzuları ve Ölüm, Seni İstiyorum filmleri de gösterildi.





