MUBI mayıs ayı içeriklerinde neler var?

KÜLTÜR SANAT 27.04.2022, 13:15 27.04.2022, 13:28
MUBI mayıs ayı içeriklerinde neler var?

MUBI, sinemaseverlerin uzun süredir merakla beklediği pek çok iddialı yapımı mayıs seçkisinde bir araya getiriyor. Joachim Trier’in kültürel bir fenomene dönüşen iki Oscar adayı filmi DÜNYANIN EN KÖTÜ İNSANI, Franz Rogowski’nin performansıyla uzun yıllar adından söz ettireceğe benzeyen bir aşk ve direniş öyküsü BÜYÜK ÖZGÜRLÜK, Erkan Tahhuşoğlu’nun 28. Adana Altın Koza Film Festivali’nden üç ödülle dönen filmi KORİDOR, Nazlı Bulum, Kübra Balcan ve Şebnem Hassanisoughi’nin rol aldığı, SİYAD tarafından 2020’de En İyi Kısa Film seçilen BÜYÜK İSTANBUL DEPRESYONU, Rûken Tekeş’in Hasankeyf’i sular altında kalmadan önce ziyaret ettiği belgeseli AETHER, Léa Seydoux’nun başrolde olduğu Philip Roth uyarlaması ALDATMA ve on yıl önce genç yaşta kaybettiğimiz Seyfi Teoman’ın tüm filmleri, mayıs ayında MUBI’de sinemaseverlerle buluşacak.

DÜNYANIN EN KÖTÜ İNSANI

Joachim Trier, 2021

Joachim Trier’in çok sevilen “Oslo Üçlemesi”nin finali niteliğindeki DÜNYANIN EN KÖTÜ İNSANI, başroldeki Renate Reinsve’yi şimdiden uluslararası bir yıldıza dönüştürdü. Sonsuz seçeneklerle dolu gözüken, her şeyin belirsizlikle tanımlandığı 21. yüzyılın ruhunu kıskıvrak yakalayan bir film bu. Norveçli yönetmen, bir kez daha senaristi Eskil Vogt ile güçlerini birleştiriyor ve hayatta ne istediğimizi bulmanın hiç bitmeyen uğraşına dair edebi bir lezzete sahip, duygusal bir öykü yaratıyor. En İyi Uluslararası Film ve En İyi Orijinal Senaryo dallarında Oscar adayı olan bu güçlü modern zamanlar anlatısı, ana karakteri Julie ve onun yolunun kesiştiği insanlarla, çağımızı anlama çabasının uzun bir süre daha parçası olacak.

BÜYÜK ÖZGÜRLÜK

Sebastian Meise, 2021

Franz Rogowski’nin hem çocuksu hem de derin bir yarayı taşıyormuş gibi duran yüzü, bu filmde belki de en unutulmaz ifadesini buluyor. Sebastian Meise’nin II. Dünya Savaşı’nın ertesinde Almanya’daki bir hapishanede geçen öyküsü, dönemi anlamak adına elzem bir yasaya, Ceza Kanunu’nun 175. paragrafına dikkat çekiyor. Franz Rogowski’nin hayat verdiği Hans, eşcinsellere uygulanan sistematik baskının kurbanıdır. Cezaevinde tanıştığı Viktor’la aralarında kurulan duygusal yakınlık, uğradığı zorbalıklara karşı merhem olur. Bir aşkın en kırılgan anlarını gösterirken, arka planda toplumsal değişimleri de ustalıkla perdeye taşıyan BÜYÜK ÖZGÜRLÜK, Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde Jüri Ödülü’nü kazandı.

KORİDOR

Erkan Tahhuşoğlu, 2021
28. Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Sanat Yönetmeni ve En İyi Görüntü Yönetmeni ödüllerini kucaklayan KORİDOR, kendilerine mahsus bir dünya kurmuş, yaşı geçkin iki kız kardeşin asla kopmayacak bağını anlatıyor. İki kadın, geçmişle, anneyle, babayla sonu gelmeyecek bir hesaplaşmaya girişirken birbirinin bazen canını acıtıyor bazen de yarasına derman oluyor. Erkan Tahhuşoğlu ikinci uzun metrajında akılda kalıcı iki karakter yaratırken, Altın Koza’da ödülü paylaşan Emel Göksu ve Ayşe Demirel’in oyunculukları, kardeşlerin çekişmelerini ve yaşam muhasebesini derinden hissettiriyor.

AETHER

Rûken Tekeş, 2019

Rûken Tekeş’in Hasankeyf’e 21 günlük ziyaretinin öyküsü, bu kadim bölgeyi hidroelektrik santral nedeniyle sular altında kalmadan önce belgeliyor. Tabiatın doğum-ölüm-yeniden doğuş döngüsü hakkında düşündüren şiirsel bir yolculuk.

BÜYÜK İSTANBUL DEPRESYONU

Zeynep Dilan Süren, 2020

Zeynep Dilan Süren’in iki genç kadının yetişkinliğe adım atma sancılarını anlattığı, SİYAD tarafından En İyi Kısa Film seçilen öyküsünde Nazlı Bulum, Kübra Balcan ve Şebnem Hassanisoughi rol alıyor.

PARAMPARÇA

Fatih Akın, 2017

Diane Kruger’a Cannes’da En İyi Oyuncu ödülünü kazandıran, Almanya’da geniş yankı bulan bu Fatih Akın filmi, intikam öyküsü kalıplarını kullanarak Almanya’daki göçmenlerin maruz kaldığı ırkçılığı tüm boyutlarıyla gözler önüne seriyor.

CAROL

Todd Haynes, 2015

Patricia Highsmith’in “Tuzun Bedeli” adlı romanından uyarlanan bu unutulmaz dönem filmi, melankolik anları ve Cate Blanchett ile Rooney Mara’nın yarattığı sahici karakterlerle, aşk filmleri arasında özel bir yere sahip.

HUDUTLARIN KANUNU

Lütfi Ömer Akad, 1966

Başrollerinde Yılmaz Güney ve Pervin Par’ın yer aldığı Lütfi Ömer Akad klasiği HUDUTLARIN KANUNU, Martin Scorsese’nin önderliğinde kurulan The Film Foundation tarafından özenle restore edilmiş kopyasıyla seyirciyle buluşuyor.

KARA KIZ

Ousmane Sembène, 1966

Afrika sinemasının dönüm noktalarından birini teşkil eden KARA KIZ’da, Senegalli usta Ousmane Sembène, Fransa’da varlıklı bir ailenin yanında çalışan genç bir kadın aracılığıyla kolonyalizme dair unutulmaz bir portre çıkarıyor.

ALDATMA

Arnaud Desplechin, 2021

Amerikan sinemasının en tartışmalı yazarlarından Philip Roth’un en önemli romanının beyazperde uyarlamasında, Léa Seydoux’ya Denis Podalydès ve Emmanuelle Devos eşlik ediyor.

YOL AYRIMI

Catherine Corsini, 2021

Cannes’da Kuir Palmiye’ye layık görülen bu tutku dolu romantik komedi, ayrılığın eşiğindeki iki kadının fırtınalı aşkını, hastanede yaşanan bir grev ve çalkantılı bir politik arka plan eşliğinde anlatıyor.

SOTSUĞA GÜNLÜKLERİ

Maureen Fazendeiro, Miguel Gomes, 2021

Portekiz sinemasının usta ismi Miguel Gomes’in Maureen Fazendeiro’yla birlikte imza attığı bu sahte belgesel, içinden geçtiğimiz pandemi günlerini anlatmak için kolektif ruha sahip, neşe saçan bir yaz hikayesi kurguluyor.

Joachim Trier: Oslo Üçlemesi

Joachim Trier’in günümüze has duygu durumlarını dile dökülmeyecek bir şekilde perdeye taşımakta özel bir hüneri var. Norveçli yönetmenin vazgeçilmez senaristi Eskil Vogt ile imza attığı üç film, yaşadığımız çağın açmazları, bir türlü dinmek bilmeyen boşluk hissi ve sonsuz anlam arayışı üzerine düşünmek adına birer yolculuk niteliği taşıyor. Edebiyatçı olma hayalleriyle tutuşan iki rekabetçi dostun gençlik hayallerini anlatırken, kenti çepeçevre saran depresyonu hissettiren TEKRAR, hayatına son vermeye kararlı bir bağımlının son saatlerine bizi ortak eden OSLO, 31 AĞUSTOS ve zamanımızın ilişkilerine, kararsızlıklarımıza, tereddütlü hallerimize dair yakaladıklarıyla bir fenomen olma yolunda ilerleyen DÜNYANIN EN KÖTÜ İNSANI, 2000’leri anlamak adına mutlaka her sinemaseverin deneyimlemesi gereken bir üçlemeyi tamamlıyor.

Anısına: Seyfi Teoman Filmleri

Seyfi Teoman’ı 8 Mayıs 2012 günü, henüz 35 yaşındayken, üçüncü uzun metrajı için hazırlandığı sırada kaybetmiştik. Aradan 10 yıl geçti. Adına İstanbul Film Festivali’nde bir ödül takdim edilen, nice genç sinemacıya ilham vermiş bu kıymetli yönetmeni vefatının 10. yıl dönümünde tüm filmleriyle hatırlıyoruz. Bahar Kerimoğlu, Emin Alper ve Yiğit Özşener’in rol aldığı kısa film APARTMAN, restore edilmiş kopyasıyla gösterilecek olan, Altın Lale ödüllü TATİL KİTABI ve Barış Bıçakçı’nın çok sevilen romanından beyazperdeye uyarlanan, sinemamıza Ankara’da geçen özgün bir “Jules ve Jim” hikayesi armağan eden BİZİM BÜYÜK ÇARESİZLİĞİMİZ, mayıs ayında MUBI’de seyirciyle buluşacak.

Yorumlar (0)