Sıla Gençoğlu’ndan Episode Dergi’ye 8 Mart için özel yazı

GÜNDEM 09.03.2026, 07:30
Sıla Gençoğlu’ndan Episode Dergi’ye 8 Mart için özel yazı

Türkiye’nin önemli şarkıcı, söz yazarı ve bestecilerinden Sıla Gençoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için Episode Dergi’nin Mart sayısında özel bir yazı kaleme aldı. Episode Dergi Yazı İşleri Müdürü Yasemin Şefik’in davetiyle hazırlanan “Kalkan” başlıklı metin, nesiller boyunca kadınların hayatlarında geliştirdikleri görünmez savunma mekanizmalarına odaklanıyor.

Sıla Gençoğlu: Bir aile hikâyesinden tüm kadınlara

Sıla Gençoğlu yazısında, büyük babaannesinden başlayarak anneannesine, annesine ve kendisine uzanan bir aile hikâyesini anlatıyor. Farklı dönemlerde yaşamış bu kadınların hayatlarından yola çıkan anlatı, zamanla yalnızca bir aile portresine değil, tüm kadınlara seslenen bir metne dönüşüyor. Sanatçı, kadınların çoğu zaman dışarıdan sert, mesafeli ya da soğuk görünen tavırlarının ardında aslında korunma, güçlenme ve hayatta kalma reflekslerinin bulunduğunu hatırlatıyor.

Sıla Gençoğlu yazısında nesiller arası bir “kalkan” anlatıyor

Metinde büyük babaannenin otoritesi, anneannenin asaleti ve annesinin disiplinli hayatı üzerinden ilerleyen anlatı, bugünün kadınlarının yaşadığı görünürlük, baskı ve yargılanma deneyimleriyle birleşiyor. Sıla Gençoğlu, özellikle kamusal alanda var olmanın zorluklarına ve günümüz dünyasında sosyal medyanın yarattığı yeni baskı alanlarına da dikkat çekiyor.

Sıla Gençoğlu’nun yazısında aile arşivinden fotoğraflar

Episode Dergi’nin Mart sayısında yer alan bu özel yazıda, anlatının merkezindeki kadınlara ait aile fotoğrafları da okuyucuyla paylaşılıyor. Sıla Gençoğlu’nun annesi ve anneannesinin fotoğraflarının da yer aldığı sayfalar, yazının kişisel ve kuşaklar arası anlatısını görsel olarak da tamamlıyor.

Sıla Gençoğlu’nun “Kalkan” yazısı 8 Mart’a güçlü bir mesaj veriyor.

Bir hanımağa hikâyesiyle başlayıp bugünün kadınlarına uzanan “Kalkan”, nesiller boyunca aktarılan güç, mesafe ve dayanıklılık hikâyelerini hatırlatan güçlü bir anlatı olarak Episode Dergi’nin Mart sayısında okuyucuyla buluşuyor. Sıla Gençoğlu’nun kaleminden çıkan bu özel metin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle kadınların görünmeyen mücadelelerine ve dayanışmasına dikkat çekiyor.

Sıla Gençoğlu’nun yazısı:

Büyük babaanne at üstünde ağa kızı. Beline kadar uzun örgü saçlar, kaymak gibi bir ten. Herkes anlatır güzelliğini, bütün köy ve civar köyler bilirmiş alımını çalımını. Ağayla evlenmiş ağa eşi. At üstünde. Elinde kırbaç. Kimseye müdanası yok. Otorite gibi otorite. Cümleye noktayı koyduğu yerde kaide gibi mıhlanırmış söylediği. Sıkıysa tersini yap. Gümbür gümbür bir hanımağa. Kırbaç, bazen de kalkan. Anneannem varlıklı bir ailenin kızı. Akhisar’da büyümüş. Üzüm bağlarının ve zeytin ağaçlarının içinde süzülürken onu tren istasyonunda bekleyen aşktan ha bersiz. Dedem, anneannemin kardeşinin askerlik arkadaşı. Terhis olduktan sonra tesadüfen kardeşini karşılamaya geldiği tren istasyonunda görüyor anneannemi. Yıldırım aşkı. Yemyeşil gözleri, bigudili kumral saçlarıyla Alsancak’ta yürürken bir dönen bir daha dönüp bakarmış. Asaleti, mesafesi ve hep sessiz otoritesiyle anıldı ve anılır aile içinde de, etrafça da. Soğukluk, bazen de kalkan. Annem fakültede öğrenci. Dersi başından aşkın. Sürmelediği açık kahve gözleri, kısacık kumral saçları, süper mini etekleri ve maksi mantolarıyla defilede salınır gibi yürüyormuş eczacılık fakültesi koridorlarında. Dedem okula gidip uzaktan öğrencilere bakınca anneanneme “defileye mi, okula mı gidiyorlar” diye söylen meyi bırakmış. Yüksek ihtimal özen seviyesi podyumdan halliceydi. Annemle ba bam üniversitede tanışmışlar. Onlarca -anlaşıp evlenmişler-. Bildiği kentten başka bir kente taşınmış annem. Aşktan. Üstünde önlük. Devlet hastanesinde eczacı. Halinden memnun. Ben yokum daha. Uzun vakit de olmayacağım. Daima havalılığı, ciddiyeti, disipliniyle tanınır. Ters bakışlar, bazen de kalkan. Yirmi beş senedir profesyonel olarak şarkı söylüyorum. Bizim işimiz kamuya açık yapılıyor malum. Yaftası, kafaya geçirilen çuhası çok. Yuhalanması, tükaka’sı çok. Güçlü olmak şart, güçlü kalmak her zaman kolay değil. Var olan bütün zorluklara yeni problem bir de sosyal medya eklendi. Herkes biri olma fırsatını kimliğini ifşa etmeden özgürce saçıyor. o YAZI_//_SILA GENÇOĞLU o Dünyada ve dahi memleketimizde giderilmesi gereken çokça sorun var. Ucunda tehdit olan, işkence olan, zulüm olan, ölüm olan. Kadınından çocuğuna, hayva nından erkeğine. Tüm kadınlar hakkında zannımca söyleyebilirim: Mesafeler, uzak durmalar, sert tavırlar bazen de korku, bazen de korunmak, ba zen de kendini savunmak. Kalkan. Hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değil. Tanımadığımız hiç kimse, sandığımız insan olmayabilir. Hatta tanıdığımızı sandığımız insan da tanıdık biri olmayabilir

Yorumlar (0)