21.02.2024, 10:18

Senarist, senarist duy sesimizi!

Televizyon dizilerimiz eğlencesini yitireli çok oldu. Azıcık yüzümüzü güldüren olunca zaten hemen müzik değişiyor. Yan rollerin şamatası diye bir olgu var mesela. Kızılcık Şerbeti’nin Nilay’ı, Zülkar’ı... Ömer’in Sadık eniştesi, Yargı’nın Eren komiseri gibi... Yalı Çapkını’nın ...... bulamadım. Neden? Hiç gülen eğlenen biri yok Yalı Çapkını'nda! Belki, o da zorlarsak şamatayı Kazım’da arayabiliriz. Kızıl Goncalar da ise tövbe tövbe! Ben ne diyorum? Orada daha çok fizik, Eisenberg’in belirsizlik prensibi, Camus falan konuşuluyor. Zira din yalınlığıyla bize geçebilseydi bir mürşide ihtiyaç duymazdık. Orada ki mizah; kadın kuaförlerinde genç çıraklara müşteri varken 'bey' diye hitap etme düzeyinde... Cüneyt Efendi var, hocalar var, her rütbeden Fani var AMA yüzü gülen kimsecikler yok. Geçen bölüm kadınlar aralarında kıkırdadılar bir kere sanki... O da kadın erkek ilişkilerinden bahsederlerken…

BAHAR BİR MEYDAN OKUMAYA DÖNÜŞECEK

Reyting canavarı diziler eğlence konusunda o kadar eksik ki, bu açığı bir tek ben hissediyor olamam. Ancak bu arayış beni Bahar dizisine yöneltti. Hayatını ailesine adamış bir Bahar tanıdık ilk bölümde. Öyle kusursuz bir döngü inşa etmiş ki evinde, gider gitmez yıkılacak duvarlar her aile ferdinin üzerine. Karaciğer yetmezliği teşhisiyle organ nakli olan bu genç kadının dönüşümü, meydan okumaya ve bir başarı hikayesine evrilecek gibi...  Kurduğu düzende kaybolmuş, yaptığı her fedakarlık zamanla göreve dönüşmüş anne, evlat, eş görevleri içinde hala ışık saçmaya çalışan bir kadın. O sekanslar içinde acı gülümsemelerini yakayalanlar yine onun gibi kadınlar. O yaranamama, o monotonluk... Bunlar yeterince üzücü değilmiş gibi, bu kadar kendini paralamaya narsist eşten gelen karşılık; sadakatsizlik. 

BİZ UYANMAYA HAZIRIZ

Kuşkusuz en iyi kadın oyuncularımızdan Demet Evgar ve özlediğimiz karizmatik Mehmet Yılmaz Ak, tabii ki üçgeni tamamlayacağımız yakışıklı Buğra Gülsoy. Ekranlara hoşgelmişsiniz.  Umarım diziniz uzun ömürlü olur.

Senarist, senarist lütfen duy sesimizi... Bak sağda solda çok felaket var, tamam sen de çatıştır karakterleri ama güldür bizi biraz. "Hikayede bu potansiyel var" dedim, hemen oradan yürüdüm. Biraz nefes alalım, gülümseyelim. Bağırmadan ileteşebildiğimizi hatırlayalım. Emin olun,  biz uyanmaya hazırız.

Yorumlar (0)