21 Aralık'ta uçan arabaların olacağı çağa giriyoruz

RÖPORTAJ 30.07.2020, 01:23 03.08.2020, 09:12
21 Aralık'ta uçan arabaların olacağı çağa giriyoruz

Astroloji son yılların vazgeçilmezleri arasına adını çoktan yazdırdı bile. Her geçen gün yeni isimlerle tanışıyoruz. Ama bir isim var ki, onun her yorumunu merakla bekliyoruz. Çünkü "Tavrın değişirse, kaderin değişir” mottosunu şiar edinmiş, özgün tarzıyla meslektaşlarından ayrılan, gökyüzünün sembollerinin verdiği işaretleri en doğru noktalarından yakalayıp, isabetli öngörüleriyle dikkat çeken, farklı bakış açıları ve olasılıklar sunan bir isim Astrolog Dinçer Güner. Dizi Doktoru olarak bayramı bahane edip kapısını çaldık ve merak edilen her şeyi sorduk. Buyrun bu keyifli bayram sohbetine...

"2020 bir devrin kapanışı, 2021'de yeniden bir doğuş olacak" diyorsunuz. Metoforik olarak bakacak olursak, bizler 2020'de bir şekilde öleceğiz ve 2021'de yeniden mi doğacağız?

Bu sene yaklaşık 200 yıllık toprak çağı bitiyor. 21 Aralık'ta hava elementinin çağı başlıyor. Kova döneminde başlayacak olan bu hava elementi çağı da ortalama 200 yıl sürecek. 2020 çok önemli bir sene, çünkü bir çağı bitirip yeni bir çağı başlatıyor. Bizim yaşadığımız 200 yıllık dönem toprak çağıydı. Yani endüstrinin çağıydı, paranın çağıydı. Ev almanın, mülk almanın, kapitalist sistemin süreciydi. Tamamen ekonomiyle ilgili işaretlerin daha çok konuşulduğu, bir şeyleri elde etmenin çağıydı. Şimdi artık bu süreç bitiyor. Aslında bu çağın bitişiyle birlikte ekonomik düzenin ve kapitalist sistemin de çöküşü söz konusu. Hava elementi tamamen bilimle ve akılla ilişkilidir. Günümüzde bilimsel gelişmelere baktığımız vakit bilgisayarları, yapay zekaları, dijital platformları, dijitalleşmeyi görüyoruz. Şimdi de bilimin ve insanın temelde olduğu, yapay zeka, insan ve makine arasında artık çok yakın bir ilişkinin olacağı dijital bir çağa giriyoruz. Her şeyimiz dijitalleşecek. Hani ilk bilgisayarların çıkmaya başladığı bir dönem vardı. Nasıl da dikkat çekmişti. Tarihte bir dönüm noktasıydı.

İnsanlar bilgisayarın işlevine akıl sır erdiremiyordu. Büyüleyici bir şeydi o dönem için.

Evet, şimdi artık bunun da üstüne çıkacak yepyeni bir çağa giriyoruz. Bir sürü şey oluyor etrafımızda. Bunları görmek için biraz meraklı olmak gerekiyor. Mesela dün gördüm, yazılan yeni bir algoritmayla yaklaşık 40-50 tane drone havada belli bir sistemle birbirlerine çarpmadan hareket edebiliyor. Bu da aslında uçan arabalara bir gönderme. İşte biz öyle bir çağa giriyoruz. Eskiden filmlerde görürdük bunları... İnsanlar ışınlanıyor, yüz tanıma sistemleri, retina okuyan sistemler, uçan arabalar, retinadan hastalıkların teşhisi...

Bütün bunlar, uçan arabalar 21 Aralık'tan sonra gerçek mi olacak?

Evet. Ayrıca uzayda yaşam söz konusu. Önümüzdeki 200 yıl içinde dünya dışında farklı gezegenlerde de koloniler, yaşamlar kurulacak. Dünya dışı yeni yaşamlarda belki biz bir yaşam kurmaya çalışacağız insanoğlu olarak, belki de oradaki farklı yaşam türleriyle karşılaşacağız.

Herkese çip takılmak istenecek

O zaman teknoloji ciddi anlamda bir gelişme sağlayacak. İnsanoğlu uzaylılarla iletişim kurabilir noktaya gelecek diyebilir miyiz?

Yani uzaylılarla iletişim kurulur mu bilemeyiz ama varsa kurulur. İnsanoğlunun dünya dışında farklı bir gezegende yaşam kurmak için adımlar atacağını söylemek daha doğru olur. Artı çipleneceğiz, çip takılmak istenecek herkese, bilim önemli olacak, insan önemli olacak.

Kripto paralara mı geçiş olacak?

Dünya üzerinde para birimleri değişecek. Belki bir dijital para olacak ve tek dijital para birimi tüm dünyada ortak kullanılacak. Bunların kullanılmaya başlanacağı, yepyeni bir dönem bekliyor bizi. İnsanlık için çok önemli bir yıldayız. Bununla birlikte bu yeni sistem için eski sistemi de kapatmak gerekiyor. Çok radikal bir geçiş oluyor bu. Radikal geçişten dolayı aslında çok rahatsızız. Koronavirüs de düzen ve sistem değişimi için ortaya atılmış olan yapay bir virüstür belki de.

Öyle olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Şöyle söyleyeyim ben Türkiye İstanbul'da astroloji işi yapan alelade bir adamım. Bu bilgiyi ben biliyorsam, bu bilginin alasını dünyanın çok daha farklı yerlerinde, çok daha farklı konumlardaki insanlar, gruplar biliyordur zaten. Buna hazırlık yapılıyor olabilir.

2021- 2022'de altın daha çok yükselecek

İnsanların büyük çoğunluğu bu kadar önemli bir dönemin içinde olduğunun farkında değil ve yaşımız sebebiyle yaşanacak büyük değişimlere tanıklık edemeyeceğiz muhtemelen...

Yoo göreceğiz bir kısmını. 20 sene daha yaşarsak görürüz. Çünkü önümüzdeki bu 20 sene yaşanacak 200 senelik süreci projekte edecek zaten, merak etmeyin. Ucundan kıyısından biz de göreceğiz birçok şeyi.

"Para birimleri değişecek, kripto paralar olacak" dediniz ama daha yakın gelecek için soruyorum. Altın ciddi yükselişte, keza euro, dolar da öyle, Türk lirasının değeri ortada. Geleceğe yatırım yapmak isteyenler neye yatırım yapmalılar?

Ben ekonomist değilim, o yüzden bir yatırım tavsiyesi veremem. O konunun uzmanı olan birinin tavsiye vermesi daha doğru olur. Ama 2021, 2022'de altın daha çok yükselecek. Astrolojik gösterge olarak söylüyorum bunu, asla bir yatırım tavsiyesi değildir.

Geleceğin mesleği nedir peki?

İnsanlar mesleki anlamda da yatırım yapabilir. Yazılım işleri, yazılımcılar, internetle ilgili iş yapan insanlar, web tasarımcıları, yapay zeka yazılım uzmanları gibi... Bunlar geleceğin trendleri olacak.

Türkiye'nin parlayacağı bir dönem başlıyor

Peki, politik anlamda ne gibi değişiklikler bekliyor dünyayı?

Dört element ateş, hava, toprak ve su... Bunlar dört yönü sembolize ediyor gökyüzünde. Toprak elementi batıyı sembolize ediyordu ve ortalama son 200 yıl Batı'nın ve Avrupa'nın güçlü olduğu bir dönemdi. Şimdi ise Doğu başlıyor. Hava elementi Doğu demek çünkü. Işık doğudan yükselmeye başlayacak artık. Çin gibi, Rusya gibi, Hindistan gibi, Türkiye gibi ülkelerin artık parlamaya başlayacağı bir dönem. Dünyadaki tek el sistemi değişiyor. Amerika eksenli bir dünya düzeni varken, Çin'in, Rusya'nın, Hindistan'ın ve Türkiye'nin de işin içinde olduğu bambaşka bir dünya düzenine doğru gidiyoruz. Türkiye yeni dünya düzeninde kendine bir yer edinecek.

Türkiye'de bir türlü gündemden düşmeyen yaşanması muhtemel görünen depremlerle ilgili ne söylersiniz?

Astrolojik olarak depremlerle ilgili elbette bazı işaretler var. Ama astroloji aslında bir sembolizm, sembol dili. Şöyle örnekleyeyim, bu soru için açıklayıcı bir yanıt olur bu. Diyelim ki, gökyüzünde Venüs ve Jüpiter arasında güzel bir açı var. Venüs çok fazla aşkla meşkle ilgilidir, Jüpiter de fırsatlarla ilgilidir. Venüs aşk meşk olduğu kadar, parayla ve tatlı gıdalarla da ilgilidir. Venüs ve Jüpiter'le ilgili bir şey olduğunda gökyüzünde, en dikkat çekecek olan kısmı aşk olduğu için çoğunluk bunu aşk geliyor diye satar. Ama sen o gün evinde oturup portakallı kek de yapabilirsin. Yani buradaki sembolizm her zaman aşkı temsil edecek diye bir kaide yok. Ama bu bir semboldür. Arkadaşın gerçekten bir aşkla karşılaşır, ama senin o gün canın çok tatlı ister, bütün gün tatlı yersin evde... Sende de sembol böyle çalışır. 

Depreme gelecek olursak, 2021 Şubat ve Mart ayı için bazı işaretler var. Ama bu demek değil ki illa deprem olacak. O gün gökyüzünün depreme dair gösterdiği bir işaret o aylarda bambaşka şekilde de çalışabilir. Mesela nasıl çalışır? Biz toprak elementinde sert gezegenler olduğunda, sert bir yeni ay, dolunay olduğunda, sert bir tutulma olduğu zaman depremler olabileceğini düşünüyoruz. Ama bu toprak elementi bize her zaman depremi getirmez. Bunun içine para da, ekonomi de, finans da, gayrımenkul de girer. Mesela 2021 Şubat-Mart gibi ekonomik anlamda bir skandal da çıkabilir. Deprem, bizim ülkemiz insanı için çok hassas olduğu ve çok korktuğumuz bir konu. Biz depremin tarihini bilsek bile nasıl alacaksın tedbirini? Binaya dışarıdan kalas mı tutturacaksın? Tüm ayı sokakta mı geçireceksin?

Bu deprem söylemleri de korkuyu besliyor...

Evet, benim tepkim bu yüzden! Astroloji gibi disiplinlerin insanları korkutmak için olmaması gerekiyor. Depremle ilgili öngörüler, özellikle bizim gibi deprem kuşağında yaşayan bir ülke ve insanları için her zaman çok korkutucu. Deprem gibi kelimeleri ağzımıza alırken dikkat edilmesi gerekiyor. Depremle ilgili bir öngürü yaptınız, eğer bununla ilgili bir çözüm sunmuyorsanız o zaman bu öngörüyü yapmamanız gerekir.

İlkel dürtülere dokunan şeyler her zaman iyi satar

Sizin genel olarak deprem ve benzeri felaketleri duyurup duyurmamak konusunda bir hassasiyetiniz var belli ki...

Evet, çünkü astrologların genelde felaketlere karşı bir fetişi var. Felaket haberlerini söylemek çok ciddi bir fetiş kaynağıymış gibi duruyor. Ama bunu kullanan astrologlar ne yakınlarını kaybetmişler, ne böyle bir felakette karşılaşmışlar, ne de başlarına bir şey gelmiş. Bu kelimeleri çocuk oyuncağıymış gibi kullanıyorlar. Bana göre bu çok yanlış. Benim mesleğimi yapış şeklime, benim ahlakıma göre yanlış geliyor açıkçası. Korku ve seks çok güzel satan iki şeydir. Erotizm ve korku, ikisi de çok ilkel dürtülerdir. Ve insanların ilkel dürtülerine dokunan şeyler her zaman daha güzel satar. O yüzden bunu kullanıyorlar. Ve onların bunu kullanma şekillerinden açıkçası kişisel anlamda rahatsızım. Evet, şubat ve mart gibi dikkatli olunmasında fayda var ama bu gösterge sadece deprem demek değil aslında. O dönem gerçekten ekonomik anlamda bir durum da çıkabilir ortaya. Gümrükten zam yapılabilir. Yüzde 15 olan ürün gamını çat diye yüzde 40'a çıkartırlar, al sana toprak elementi çalıştı.

Az önce dediniz ya "Aslında Venüs sadece aşkı değil aynı zamanda tatlı gıdaları da temsil eder bunu hep aşka yorarlar." Benzer bir sorum vardı listemde. Şu zaman büyük aşk geliyor, bu zaman aşk, kapıda...

Yalan onlar yalan. :)

Eğitimini alan herkes astroloji yapabilir

Ben daha önce hiç doğum haritama baktırmadım. Biraz da korktuğum için açıkçası. Kötü şeyler çıkarsa bunu kaldırabilir miyim çekincesi diyelim. Şunu merak ediyorum, diyelim ki haritama bakıyoruz ve haritam kötü. Gelecekte beni pek de güzel bir hayat beklemiyor gibi görünüyor. Bunu değiştirebilme şansım var mı?

Astrolojide haritanın üzerine çıkmak diye bir mesele vardır. Haritanı bilirsen, haritanın kör noktalarını da bilirsen, kendini geliştirmek, kendini revize etmek veya kendine karşı bilinçlenme olasılığın ortaya çıkar. Atıyorum gölge bir yanın vardır haritanda. Bunu sana anlatırım ben çok da doğrudur . Bunu bilirsin, hayatın nerelerde kayıplar getireceğini bilirsin. Sen o gölge yönünü bilirsen, bir şey görünür olduğu zaman daha kontrol edilebilir olur.

Önlem alabilirim...

Evet! Önlem almak, bilinçlenmek ve önlem aslında... Astroloji buna yaramalı zaten. Bundan daha fazla bir şey değil astroloji.

Peki, bunu herhangi bir insan yapabilir mi?

Eğitimini alan herkes yapabilir. Herkes kendi kalitesinde, kendi yeteneği doğrultusunda yapar. Biliyorsunuz her yıl tıp fakültesinden yüzlerce öğrenci mezun oluyor. Hepsi mi star oluyor bunların, hepsi mi çok başarılı oluyor? Hatta bazıları okuyor ama bırakıyor, yapmıyor işi. Ya da bazıları sadece aile hekimi olarak kalmayı tercih ediyor, uzmanlık seçmiyor. Astroloji de böyle bir şey. Herkes astrolojiyi öğrenebilir, öğrenmekle ilgili bir dert yok. Ama astrolog olmak ve o mesleği yapmak ona gönül vermekle ilgili biraz.

Aralıktan sonra sansür konusu güçlenecek

Önümüzdeki 30 Kasım'daki Ay Tutulması ve 14 Aralık'taki Güneş Tutulması'nın üzerimizdeki etkisi ne olacak?

İkizler ve Yay burçlarında gerçekleşecekler. İkizler ve Yay'ın astrolojide temsil ettiği temel konu; bilgi ve iletişim ağıdır. İfade etmek, konuşmak, eğitimler, bilgi ve seyahatler... Bunlarla ilgilidir. Mayıs ayından sonra başladı bu tutulmalar, haziranda ilk tutulma oldu. 18 ay sürüyor bu arada İkizler-Yay tutulmaları, yani 2021 Aralık'a kadar sürecek. Bu tutulmalarla birlikte mayıstan beri dünyada neler oluyor bakalım. Ülkeler birbirlerine seyahat özgürlüğünün verilip verilmemesini tartışıyor. Seyahatle ilgili konular gündemde... Yay inanç ve din demek..  Ayasofya konusu... İletişimden bahsediyoruz, sosyal medyayı konuşuyoruz. Kısıtlanacak mı kısıtlanmayacak mı? Bu belli ki 2021 Aralık'a kadar bu eksende türevlerini de tetikleyecek. Bu tarz konuları daha fazla konuşacağız. Eğitim sistemleri değişecek, sınavlar eklenecek, sınavlar çıkarılacak, sosyal medya konusu daha fazla gündeme gelecek. İletişimle ilgili yeni uygulamalar çıkacak.

Sansür konusu da çok gündemde. O ne olacak peki?

Satürn Kova'ya geçince 22 Aralık'tan sonra sansür konusu güçlenecek. Şimdi şöyle bir üstten geçti rüzgarını bir estirdi ama aralıktan sonra asıl sansürle ilgili konular daha ciddi bir şekilde masaya yatırılacaktır.

Uygulanacak mı?

Jüpiter de Kova'ya gireceği için hemen uygulanacağını düşünmüyorum. Bu çok yumuşak bir geçiş olacak.

Bu kadar toplu bir vefatı 29 sene sonra görebiliriz

Her şey dijitale dönüyor, böyle bir çağ geliyor dediniz...

Evet, böyle bir çağda neyi ne kadar sansürleyebilirsiniz ki? Bir de böyle bir durum var, nereye kadar sansürlenebilir, nereye kadar yasak konabilir ki? Ama şöyle de bir şey var, şu an ülkeler fiziki savaş yapabiliyorlar. Topraklarına giriyorlar birbirlerinin ama 2021 itibariyle ülkeler sadece fiziksel alanda var olmayacaklar, dijital güvenliklerini de korumak zorunda kalacaklar. Artık dijital savaşlar çıkacak.

2020'de koronavirüs sebebiyle olan ölümlerin dışında da çok fazla ölüm gerçekleşti. Dünyada ve Türkiye'de çok sayıda ünlü ismi kaybettik. 2020 yıldızların kaydığı bir yıl mı?

Bu kadar ölümün yaşanmasının sebebi Satürn ve Plüton'un bir araya gelmesi. Satürn ve Plüton her bir araya geldiğinde, hep toplu ölümler olmuş. Mesela İkiz Kuleler saldırısı, Haçlı Seferleri, Viyana Kuşatması, Normandia Çıkartması, 1. Dünya Savaşı... Tarihte binlerce örnek verebilirim. Hepsi bu döngü yüzünden. Ama Satürn ve Plüton bir daha 29 sene sonra yan yana gelecekler. Bu kadar toplu bir vefatı 29 sene sonra yeniden bekleyebiliriz. Bu sene daha fazlasını beklemiyorum.

Şiddet tüm dünyada had safhada. Irkçılık, kadına şiddet, pedofili, hayvanlara şiddet, insanlar inanılmaz bir haldeler...

Dünyanın çivisi çıktı. Sadece şiddet değil ki, bu saydığınız şeyler çok önemli şeyler. Bunu önemsizleştirmek veya gücünü düşürmek için söylemiyorum. Dünya ölüyor, dünya şu an can çekişiyor. Sibirya sıcaklıkları normalde olması gerekenden 30 derece fazla, ren geyikleri aç kalıyor. Küresel ısınmadan dolayı kutup ayıları avlanamıyor ve ölüyor. Dünyada çok ciddi bir küresel ısınma söz konusu ve dünya artık bunu kaldırmıyor. Acilen düzen değişimine ihtiyacı var. Dünyanın bütün fosil yakıtları bir kenara bırakmaya ihtiyacı var. O yüzden dijitalleşiyoruz işte. Dünyanın kurtulması ve nefes alabilmesi için. Çünkü endüstri ve fosil yakıtlar dünyayı öldürdü.

Pandemi döneminde bir süre insanlar dışarı çıkmadılar ve doğada değişimler gözlendi. Paylaşımlar yapıldı "Doğa iyileşiyor" gibi... Çok güzel görüntüler vardı. O kadar kısa sürede bile bir şeyler değişti.

Evet, bu çok önemliydi, çok haklısın. Doğa göz kırptı bize ama "Yapmazsan bir şey olmuyor" dedi. O zaman bizim bu tabiat ve doğayla iyi geçinmemiz gerekiyor. Eğer ki biz tabiat anayla iyi geçinip, yeni düzen ve sisteme geçmezsek 2021 ve sonrasında bizi bekleyen bir kıtlık var çünkü...

Şiddet ciddi ölçüde azalacak

Peki yeni düzende az önce bahsettiğim insanların birbirlerine uyguladıkları şiddet bir nebze olsun hafifleyecek mi?

İnsan haklarının, hümanizmin, insanın çok değerli olduğu bir çağdır hava elementleri... O yüzden emin olun ki, bu konularda da şu an gördüğünüz, maruz kaldığımız yüksek dozda şiddet olayları da ciddi ölçüde azalmaya başlayacaktır.

Tekrar dijitalleşmeye dönecek olursak, önümüzdeki dönemde geleneksel televizyon tümden out mu olacak?

Evet. Netflix ve ona benzer platformların daha iyileri, daha gelişmişleri artmaya başlayacak. Kanallar ve yapımcılar dijital platformlarda var olma çabası içinde olacaklar.

Yeni sezon eylülde başlıyor. Eylülde TV'de hangi temalar dikkat çeker? Dram mı, komedi mi, kadın işleri mi, askiyon mu?

Komedi çıkmaz, bu ülke dram seviyor. Çünkü Akrep ülkesiyiz, bizim ülkenin haritasında akrep çok güçlü. Biz dramdan, ölümden, gizemden hoşlanıyoruz. Kriz olan şeyleri seviyoruz. Komedi çok az. Komedi dediğimizde benim aklıma Gülse Birsel'in işleri ya da çok eskiden yayınlanan Dadı dizisi geliyor aklıma.

Son olarak sormak isterim. dizidoktoru.com'un doğum tarihi 12 Nisan 2020. Ne diyorsunuz geleceği parlak mı?

Güzel bir tarihte kurulmuş. Güneş, Koç lider. Lider olmak, tek olmak anlamına geliyor. Ay Yay'dayken kurulmuş, genişlemek, umut, neşe, iyimserlik demek. Güneş'i Koç, Ay'ı Yay bir site ve ikisi de ateş elementi. Hızlı büyümek, hızlı gelişmek, hızlı hareket etmek anlamına gelir. Güzel bir zamanda olmuş...

Yorumlar (3)
Huriye 3 ay önce
Harika anlatım kaleminize sağlık
Seda 3 ay önce
Dinçer yine mükemmel anlatmışsın zekana bilgine sağlık
Ayşegül 3 ay önce
Çok aydınlatıcı bir ropörtaj olmuş dinçer beye de sizede çok teşekkürler
21°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Senin favori çiftin hangisi?
Senin favori çiftin hangisi?